Erkeklerin Sessiz Yalnızlığı

GÜLÇİN ITIRLI ASLAN

19-10-2026 18:31

Sonra o meydanlar birer birer kapandı. İş uzadı, şehir büyüdü, herkes kendi ekranına çekildi. Geriye, yakın bir arkadaşı olmayan koca bir erkek kuşağı kaldı. Araştırmalar, hiç yakın arkadaşı olmadığını söyleyen erkeklerin oranının bir kuşak içinde birkaç katına çıktığını gösteriyor. Genç erkekler, Batı dünyasının en yalnız kesimi hâline geldi. Onlara doğrudan "yalnız mısın?" diye sorulduğunda çoğu "hayır" diyor. Çünkü bu itiraf, erkekliğe küçük yaştan yasaklanmış bir zayıflık sayılıyor.

"Erkek ağlamaz" diye büyüttük. "Erkek dediğin taşır" dedik. "Sana bir şey olmaz, sen güçlüsün" diye omuzlarına yükledik. Erkek yalnızlığının en sinsi tarafı da bu: inkâr ediliyor, adı konmuyor, hep en sona bırakılıyor. Kadınlar dertlerini paylaşarak hafifler; bir kadının en yakın arkadaşıyla saatlerce dertleşmesi olağandır. Erkeğe ise dert paylaşmak neredeyse ayıptır. İki erkek yan yana oturur; maçtan, siyasetten, arabadan konuşur, ama içinden geçenden asla.

Oysa taşınan her yük, bir yerde omuzu çökertir. İntihar rakamlarına, alkole, ansızın patlayan öfkeye, sebepsiz sinire baktığımızda aslında o çöken omuzları görürüz. Erkek yalnızlığı sessizdir; ta ki bir gün gürültüyle patlayana kadar. Duyulmayan acı kaybolmaz; sadece şekil değiştirir.

Bu yalnızlığın bir de tehlikeli boşluğu var. İnsan bağ kuramadığında, o boşluğu birileri doldurmaya hazır bekliyor. Ekranın karşısında, öfkeyi büyüten, "senin derdin şu" diye kolay düşmanlar gösteren sesler... Gerçek bir omuz bulamayan genç bir erkek, çoğu zaman kendine sanal bir öfke buluyor. Oysa ona lazım olan bir düşman değil; bir dosttu.

Bir de babalar var. Yıllarca "iyi baba" olmayı çok çalışıp az konuşmak sandılar. Oğullarına harçlık verdiler ama sarılmayı beceremediler. Şimdi o oğullar büyüdü ve aynı sessizliği devralıyor. Duygusunu nasıl söyleyeceğini kimse öğretmemiş bir erkek, susmayı güç sanıyor. Oysa çocuğun duymak istediği tek cümle çoğu zaman şuydu: "Seninle gurur duyuyorum, oğlum."

Bu yalnızlığın faturasını çoğu zaman evler öder. Hiçbir erkek dostuna açılamayan adam, bütün duygusal yükünü tek bir kişiye, eşine bindirir. Kadın hem sevgili, hem tek dost, hem terapist olur. Taşıyamayınca da ilişki çatırdar. Oysa bir erkeğin bir başka erkekle "ya kardeşim, ben de yoruldum" diyebilmesi, evindeki sevgiyi de hafifletir, korur. Dost, aşkın rakibi değil; kalkanıdır. Bir de şu var: dostluk yaşla ölmez, ihmalle ölür. Kaç ömürlük arkadaşlık, "ararım bir ara" derken sessizce söndü. Oysa çoğu, tek bir mesajla yeniden canlanmayı bekliyor.

"Aslan gibi delikanlı" derdik. Ama aslan da bir sürüyle yaşar. Yalnız aslan güçlü değildir; avlanmaya en açık olandır. Tabiatta yalnızlık, gücün değil; tehlikenin işaretidir.

Belki de erkekliği yeniden tanımlamanın vakti geldi. Gerçek güç, hiç eğilmemek değil; eğildiğinde elini uzatabileceğin birinin olması. En cesur cümle, kabadayılık değil; "ben de zorlanıyorum" diyebilmektir.

Bu satırları okuyan bir erkeğe: bugün eski bir arkadaşını ara. "Naber" demek yeter. Gerisi kendiliğinden gelir. Çünkü dostluk zayıflık değil, ayakta kalmanın en eski yoludur. Ve kimse kendi kendine iyileşmez; hepimizin, arada bir omuz verecek bir omza ihtiyacı var.

DİĞER YAZILARI Işıkla Açılan Beyin, Buzla Dinlenen Evren 01-01-1970 03:00 Işıkla Açılan Beyin, Buzla Dinlenen Evren 01-01-1970 03:00 Makineye Söylediklerimiz, Birbirimize Söyleyemediklerimiz 01-01-1970 03:00 Bir Ekrana İçini Dökerken Neden Hâlâ Yalnızsın? 01-01-1970 03:00 İnsanı Yaşadığı Değil, Yaşadıklarına Verdiği Anlam Değiştirir 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Kör Güç 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey Yok Olmaz 01-01-1970 03:00 Duyulmak İyileştirir 01-01-1970 03:00 Leylâ'yı Ararken 01-01-1970 03:00 Zaman mı Akıyor, Yoksa Biz mi Geçip Gidiyoruz! 01-01-1970 03:00 Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar 01-01-1970 03:00 Yankısız Bir Çağda Yaşamak 01-01-1970 03:00 Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu? 01-01-1970 03:00 Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz? 01-01-1970 03:00 Bir Nesil Neden Daha Az Düşünüyor? 01-01-1970 03:00 Aynı Evde Büyüyen Yalnızlık: Narsistik Ebeveynlik Ve Görünmeyen Çocuklar 01-01-1970 03:00 Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi! 01-01-1970 03:00