Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?

Paylaş:

 

Z kuşağı hakkında konuşurken cümle genelde aynı yerden başlıyor:

“Bizim zamanımızda odaklanma vardı.”

“Eskiler daha zekiydi.”

“Şimdiki çocukların dikkati dağılıyor.”

 

Peki gerçekten öyle mi?

 

1990 sonrası doğan kuşak —özellikle Z kuşağı— dijital dünyanın içine doğdu. Önceki nesiller analog bir çocukluk, daha yavaş bir gençlik yaşadı. Bu fark, zekâdan mı geliyor yoksa maruz kalınan uyaran yoğunluğundan mı?

 

Zekâyı ölçmek sandığımız kadar basit değil. IQ testleri belirli bilişsel alanları ölçer; ama yaratıcılık, sosyal zekâ, adaptasyon gücü gibi pek çok alan bu testlere sığmaz.

 

Norveçli araştırmacı Ole Rogeberg, bazı ülkelerde IQ puanlarında küçük düşüşler görüldüğünü ortaya koyan çalışmaları değerlendirirken bunun genetikten çok çevresel faktörlerle ilişkili olabileceğini vurguluyor. Eğitim biçimi değişiyor, okuma alışkanlıkları dönüşüyor, dikkat süresi parçalanıyor.

 

Yani mesele “zekâ azaldı” değil; zihnin çalışma biçimi değişti olabilir.

 

Psikolog Jean Twenge, yoğun ekran kullanımının genç kuşaklarda dikkat, kaygı ve yalnızlık duygularını etkileyebileceğini söylüyor. Ancak o da bunun bir “zeka gerilemesi” değil, sosyal yapının ve günlük yaşamın dönüşümü olduğunu ifade ediyor.

 

Bir başka önemli isim, psikolog Daniel Kahneman, zihnin iki sistemle çalıştığını anlatır: hızlı ve otomatik olan sistem ile yavaş ve analitik olan sistem. Dijital çağ, hızlı sistemi sürekli aktive ediyor. Bildirimler, kısa videolar, akışta kaydırılan içerikler… Beyin adeta hayatta kalma modunda: “Hızlı karar ver, hızlı tepki ver.”

 

Bu bir zekâ kaybı değil. Bu, nörolojik bir adaptasyon olabilir.

 

Bugünün gençleri aynı anda birkaç ekranla meşgul. Sürekli bildirim alıyorlar. Sosyal kıyasın hiç olmadığı kadar yoğun olduğu bir dünyada yaşıyorlar. İşlenmiş ve katkılı gıdaların daha yaygın olduğu bir çevrede büyüyorlar.

 

Beyin, evrimsel olarak tehditlere karşı hassastır. Sürekli uyaran, belirsizlik ve hız; zihni tetikte tutar. Odaklanma zorlaşır çünkü sistem sürekli alarm halindedir.

 

Belki de mesele şu:

Eski kuşaklar daha zeki değildi. Daha az bölünüyorlardı.

 

Dikkat artık doğal bir durum değil, bilinçli bir çaba gerektiriyor. Sessizlik eskiden varsayılandı; şimdi bilinçli olarak aranıyor. Dijital detoks kampları, mindfulness uygulamaları, dikkat artırma eğitimleri…

 

Bunların hiçbiri geçmişte ihtiyaç değildi. Çünkü dünya bu kadar gürültülü değildi.

 

Bugün Z kuşağının zihni sadece ders çalışmıyor. Aynı anda sosyal kimliğini inşa ediyor, görünür olmaya çalışıyor, gündemi takip ediyor, ekonomik belirsizlikle baş ediyor. Bu zihinsel yükü görmezden gelip “biz daha zekiydik” demek, meseleyi fazlasıyla basitleştirmek olur.

 

Belki fark şurada:

Önceki nesil derinleşmeye daha yatkındı.

Z kuşağı ise hızla bağ kurmaya ve hızlı öğrenmeye yatkın.

 

Bilgiye erişim hızları, dijital sezgileri ve çoklu görev becerileri oldukça yüksek. Ancak uzun süreli, kesintisiz dikkat gerektiren alanlarda zorlanmaları daha olası.

 

Bu bir gerileme mi?

Yoksa çağın şartlarına verilen bir yanıt mı?

 

Belki zekâ düşmedi.

Belki sadece yön değiştirdi.

Belki sorun kapasite değil, maruz kalınan gürültü.

 

Ve belki de asıl soru şu:

Biz gerçekten daha zekiydik mi, yoksa sadece daha sessiz bir dünyada mı yaşıyorduk?

 

Dr. Gülçin Itırlı Aslan

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

GÜLÇİN ITIRLI ASLAN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat