YAZININ RİTMİ, KONUYLA BİRLİKTEDİR

Duran Boz, Okuma Hikâyeleri'nin ardından şimdi de editörlüğünü yaptığı Yazma Hikâyeleri'nde Rasim Özdenören'den Ali Emre'ye; Ahmet Edip Başaran'dan Arif Ay'a kadar uzanan geniş bir listenin yazma hikâyelerine şahitlik ettiriyor bizi.

Kent Kültürü - 22-06-2014 14:10

Bir işin nasıl yapıldığına dair bir soru, o işin doğasına göre bir cevap bulur. Her işin belli alışkanlıkları, belli formülleri vardır. Ancak yazmak konusunda kimse bir formül beklemesin. Yazmak, bu çabanın formülü olmadığı bilgisine varmaktır aynı zamanda. İnsan ruhunun, kalbinin ve aklının hareketlenmesi ile ortaya çıkan bir eylem/fiil. Bunun dışında farklı türdeki her açıklama kişilerin özelleriyle ilgilidir. Kişiler kendi yazı tecrübelerini aktarırlar, bu onların kendi hikâyelerinin bir parçası veya devamıdır. Başka bir hikâyeye tatbik edilebilirliği azdır. Mesele böyle olmakla birlikte yazmakla ilgili belli konular genelleştirilebilir. Örneğin yazmanın yanı sıra okumak gerekiyor. Yine yazma işinin sürekliliğinin sağlanması için belli bir yazma sıcaklığının korunması, yazmaya ilişkin ilginin diri tutulması anlamında önem taşımaktadır.
 
YAZMANIN ORTAK TECRÜBESİ
 
Yazmaya dair tecrübe aktarımlarının, o yazarların kendi tecrübeleri ile vardıkları sonuçlar olduğu düşüncesi ile ele alınması elzemdir. Yoksa bir başkası olmaya çalışmakla, ne başkası olunabilecektir, ne de kendiliğimiz korunabilecektir. O halde başkasının yazdıkları, başkasının yazdıkları olarak görüldükleri sürece kıymetlidir; başkasının bize ait bir takım durumları yaşamasının olasılığı bizim, onun yazdıkları ve söylediklerine daha da dikkat kesilmemizi getirmektedir.
 
Yazma Hikâyeleri bize, yazının ve yazmanın formülünü sunan bir kitap değil, tam tersine birçok yazarın tecrübesini ortaya seriyor. Nuri Pakdil'in 'Yazmak: Uzun Yürüyüşe Başlamaktır' başlıklı yazısıyla başlıyor. Yaş sıralamasına göre yazıları okumak bize kuşaklar arası mukayese imkânı da veriyor. Rasim Özdenören, D.Mehmet Doğan, Ali Haydar Haksal, Mustafa Kara, Hüseyin Su, Arif Ay, Hasan Aycın, Necip Evlice, Ali Ulvi Temel, Duran Boz, Ali Ural, Cafer Turaç, Cemal Şakar, Mustafa Şahin, Ali Emre, Köksal Alver, Ahmet Murat, Suavi Kemal Yazgıç, Zeki Bulduk, Şenol Korkut, Güray Süngü, Ercan Yıldırım, Ahmet Edip Başaran, Nihan Kaya, Aykut Ertuğrul gibi çok sayıda yazar ve şair kendi tecrübelerini paylaşmış.
 
YAZININ RİTMİ, KONUYLA BİRLİKTEDİR
 
İnsanın hafızasının –geçmiş- koridorlarını taraması zor bir çaba; bir yazarın yazıya başlaması, yazıyla ilgili hafızanın koridorlarına yönelmesi ilginç bir tecrübe. Bu kitap çerçevesinde bu yönde fazlasıyla ilginç geçmişe dönüşlere şahitlik ediyoruz. Yazının ritmi yazılacak konular üzerinden ilerler. Yazma çabasının bizatihi kendisine yönelen metinler bize bir tür tecrübe aktarımı sunduğu gibi, kuramsal alan için de çok sayıda örneklem sunmaktadır. Bu açıdan önümüzdeki süreçte belli yazarlar üzerine yapılacak çalışmalarda, Duran Boz'un hazırladığı Okuma Hikâyeleri ve Yazma Hikâyeleri kitapları kaynak teşkil edecektir.
 
Tecrübe aktarımlarında yazarların hayatlarına da dikkat kesiliyoruz. Her yazma hikâyesi bir hayat hikâyesine tekabül ediyor. Bu hikâyeler içinde çok değerli metinler olmakla birlikte bir metin var ki, insanı çarpıyor. Mustafa Şahin'e ait olan 'Her şeye Geciktim' başlıklı metin, daha başlığı ile çok şey söylüyor, saplanıyor kalıyor kalbimize.

MURAT EROL  - YENİŞAFAK
Günün Diğer Haberleri