Yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1 milyon 200 bin öğretmenin ders başı yapmaya hazırlandığı 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi öncesinde ÖĞ-DER Genel Merkezi tarafından kapsamlı bir rapor yayımlandı. Rapor doğrultusunda değerlendirmelerde bulunan ÖĞ-DER Samsun Şube Başkanı Emrullah Kesik; hijyen yetersizliklerinden güvenlik zafiyetlerine, öğretmen atamalarından mesleki eğitime ve ekonomik destek taleplerine kadar pek çok başlığı gündeme taşıdı. Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret görülemeyeceğini belirten Kesik, sürecin ahlak, sorumluluk ve medeniyet değerlerini kuşatan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
"Zorunlu eğitim 5 yıla indirilmeli, 5+3+3 modeli gelmeli"
Mevcut sistemin en kritik tıkanıklıklarından birinin zorunlu eğitim süresi olduğunu savunan Kesik, Millî Eğitim Bakanlığına seslenerek sistemin geçmişte olduğu gibi "5+3+3" biçiminde tanzim edilmesini talep etti.
ÖĞ-DER’in hazırladığı raporda; ilk 5 yılın zorunlu tutulması, geriye kalan 6 yılın ise isteğe bağlı hâle getirilmesi önerildi. 5 yıllık temel eğitimin ardından öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre mesleki alanlara yönlendirilmesi gerektiğine işaret eden Kesik, Türkiye'nin tarım, hayvancılık, sanayi ve teknoloji kollarındaki nitelikli ara eleman açığının bu yöntemle kalıcı çözüme kavuşacağını ve gençlerin erken yaşta üretime kazandırılacağını vurguladı.
Okullarda hijyen ve güvenlik alarmı
Okulların açılmasına sayılı günler kalmasına rağmen temizlik ve bakım hizmetlerindeki belirsizliklerin sürdüğünü ifade eden Emrullah Kesik, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Temizlik ihtiyacının geçici tedbirlere terk edilemeyeceğini belirten Kesik, her okulun öğrenci kapasitesine uygun, kadrolu ve sürekli temizlik personeliyle donatılması gerektiğini bildirdi.
Güvenlik risklerinin artık münferit hadiseler olmaktan çıktığının altını çizen ÖĞ-DER, okul çevrelerindeki uyuşturucu, şiddet, madde bağımlılığı ve akran zorbalığı tehditlerine karşı etkin önlemler alınmasını istedi. Kesik, güvenlik personeli eksikliğinin derhal giderilerek öğretmenlerin asıl görevleri dışında kalan güvenlik ve nöbet yükleriyle baş başa bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
Tüm çalışanlara ve velilere asgari ücret düzeyinde eğitim ödeneği talebi
Derinleşen ekonomik koşulların hem velileri hem de eğitim emekçilerini zorladığına dikkat çekilen açıklamada şu çağrılara yer verildi:
Ücretli ve kadrolu ayrımı gözetilmeksizin tüm öğretmenler ile okullarda görev yapan memur ve hizmetlilere asgari maaş tutarında eğitim ödeneği verilmelidir.
Kırtasiye, forma ve temel okul harcamalarını karşılamakta zorlanan aileler için tüm öğrencileri kapsayacak nakdi eğitim ödeneği tahsis edilmelidir.
Eğitim fakültelerinden mezun olan ve yıllardır atama bekleyen binlerce öğretmenin mağduriyeti giderilmeli, MEB norm kadro planlamasını gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda güncellemelidir.
Başörtüsüne yasal güvence ve kılık kıyafet düzenlemesi
Öğretmenlerin kılık kıyafet yönetmeliğine de değinen Kesik, önlük uygulamasının teşvik edici bir model olarak sunulmasını takdirle karşıladıklarını belirtti. Kılık kıyafet mevzuatının mesleğin itibarına uygun şekilde yenilenmesi gerektiğini aktaran Kesik, kamudaki başörtüsü serbestliğinin yalnızca sendikal eylemlerle sınırlı kalmayıp kanuni bir düzenlemeyle doğrudan güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
2026-2027 eğitim-öğretim yılının kronik problemlerin aşıldığı, manevi ve ahlaki gelişimin öncelendiği, güvenli bir çalışma ortamında geçmesini temenni eden ÖĞ-DER Samsun Şubesi, tüm idareci, öğretmen, veli ve öğrencilere başarı dilekleriyle açıklamasını tamamladı.