Verilen nimetlere, gönderilen elçilere, indirilen kitaplara baktığımız vakit imtihan için yaratılan insanoğlunun başını secdeden kaldırmaması, emre itaatte son derece titiz davranması, haramlara karşı şiddetli bir muhalefet sergilemesi gerekirdi. Ancak durum böyle olmadı. Kimi kulları Allah’ın bir parçası saymakla nankör davrandı. Erişkin bir birey olmak suretiyle kendisini tanıyan kimi insan ya şeytana uydu ya şeytanlaşmış insanlara kulak astı. Kendisini Rab olarak ileri sürenler de cabası.
İnanmayan kâfirlerin durumu bellidir. Onlara söyleyecek bir sözümüz yoktur. İnanmalarını isteriz, gösterdiğimiz çabaya rağmen inanmıyorlarsa yapacak bir şey olmadığını söyler Allah’a kulluk yolunda işimize, gücümüze bakarız. Ancak inandığını söyleyen müşriklere ve Müslüman olduğunu dile getiren münafıklara söyleyecek çok sözümüz olduğunu, yürüdükleri yolun karanlık bir yol olduğunu her fırsatta vurgulamak isteriz.