"Buna rağmen (insanlar) bazı kulları Allah’ın bir parçası saydılar. Çünkü insan apaçık bir nankördür."
Verilen nimetlere, gönderilen elçilere, indirilen kitaplara baktığımız vakit imtihan için yaratılan insanoğlunun başını secdeden kaldırmaması, emre itaatte son derece titiz davranması, haramlara karşı şiddetli bir muhalefet sergilemesi gerekirdi. Ancak durum böyle olmadı. Kimi kulları Allah’ın bir parçası saymakla nankör davrandı. Erişkin bir birey olmak suretiyle kendisini tanıyan kimi insan ya şeytana uydu ya şeytanlaşmış insanlara kulak astı. Kendisini Rab olarak ileri sürenler de cabası.
İnanmayan kâfirlerin durumu bellidir. Onlara söyleyecek bir sözümüz yoktur. İnanmalarını isteriz, gösterdiğimiz çabaya rağmen inanmıyorlarsa yapacak bir şey olmadığını söyler Allah’a kulluk yolunda işimize, gücümüze bakarız. Ancak inandığını söyleyen müşriklere ve Müslüman olduğunu dile getiren münafıklara söyleyecek çok sözümüz olduğunu, yürüdükleri yolun karanlık bir yol olduğunu her fırsatta vurgulamak isteriz.
Affedilmeyecek olan müşrikler ve cehennemin en alt tabakasında yer alacak olan münafıkların dünyanın dengesini bozduklarını söylemekte sıkıntı olmasa gerek: “Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.” (Nisa/145)
Bu iki gurup insan hakkı ve hakikati ters yüz ederler. Allah hakkında, peygamber hakkında, din iman ve Kur’an hakkında olmadık şeyler ileri sürerler. En kötü vasıfları dillendirirler. İnanmadıkları halde inanmış gibi yapıyor olmaları onları en şerir varlıklar haline dönüştürmektedir. Müşrikler ise biraz daha ileri giderek Allah’a olmadık sıfatlar yakıştırmak suretiyle iftira atarlar: “Rahman’a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!” (Meryem/90-91) Müşriklerin şirk konusu ettiği çocuk isnat etmeleri tüm insanları, tüm varlıkları yeryüzünü ve gökyüzünü de etkilediğini görmekteyiz. Evet, Allah’a çocuk isnat etmelerinden (iftira etmelerinden) dolayı gökler neredeyse parçalanacak, yeryüzü yarılacak, dağlar da yıkılıp gidecekti. Bu ayetler olduğu gibi burada dururken zaman zaman karşılaştığımız şimşek bombardımanı, gök gürültüsünden kaynaklanan kulakları sağır eden sesler, yürekleri yerinden koparan depremler sonucunda meydana gelen fay hatları bu şirk koşmanın sonucu olmadığını kim iddia edebilir? Unutmayın! Müşriklerin dile getirdikleri ve sürekli dillendirdikleri bu iddiaların sonucu çok ağır olacaktır. Bu iddiada bulunanlar, ebedi cehennemin taşları olacaklardır.
İnsanlardan kimisi iman ederek secdeye kapanır kimisi de isyana kalkışır. Kimi insan inkâr eder kimi insan da inanıyor gibi davranır.
İmanın sahih olması, geçerlilik ve değer kazanması, ahirette cennete sevk etmesi, cehennemden muhafaza buyurması için Allah’ı hem isimlerinde hem sıfatlarında hem de fiillerinde bir ve tek olarak kabul edilmesi şarttır: “De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır; O, hiçbir şeye muhtaç değildir.) O’ndan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.” (İhlas/1-4)
Ancak kimi insan Allah’a isimlerinde ortaklar var ettiler, kimi sıfatlarını başka başka varlıklara izafe ettiler, kimi fiillerinde de ortaklar tanımak suretiyle şirke düştüler: “Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar.” (Yusuf/106)
Rabbim kendisini bize Kitabında nasıl tanıtmışsa biz o şekilde tanırız. Kendisini bize nasıl bildirmişse başımız üstüne diyerek boyun bükeriz. Ortak koşmanın sonucunda azabın dışında herhangi bir affın, her hangi bir mağfiret, herhangi bir bağışlanmanın söz konusu olacağını düşünemeyiz. Kur’an’ın anlatımları bunun içindir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bunun için gönderilmiştir. İndirdiği ayetlerde şirk koşan bir insanın kurtuluşunun olmadığını Yüce Allah şöyle bildirmektedir: “Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” (Nisa/48)
Şirk koşmak, Yüce Allah’a yapılan kocaman bir iftiradır. O halde Allah hakkında olmayan bir şeyi var olarak kabul etmek, bunu dillendirmek, bu minvalde bir düşünce, bir yaşam sahibi olmak şirktir. Aynı şekilde Allah hakkında olan bir şeyi yok saymak, kabul etmemek veya yokmuş gibi davranmak da şirktir. Şirkin tarifini Kur’an’a bakarak anlayabiliriz.
Yeryüzünde Yüce Allah’ı hakkıyla iman edenler olduğu gibi inkâr edenler veya ortaklar izafe edenler de vardır. Yahudiler ve Hristiyanlar Yüce Allah’a şöyle ortak koştular: “Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!” (Tevbe/30) Müşrikler de: “Onlar, kızları Allah’a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.” (Nahl/57)
Günümüzde insanların farklı şekillerde şirk koştuklarına da şahit olmaktayız. Her bir insanın dokunulmaz addettiği birer putunun olduğunu söylemek zor olmasa gerek. Kendilerine ait putlara tapmak suretiyle şirk koştukları gibi nefsani heveslerini, arzu ve isteklerini ilahlaştırmak suretiyle de şirk koşmaktadırlar. Zaten iman, her şeyiyle Allah’a teslim olmak manasında değil midir? “Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?” (Furkan/43)
Genlerinde nankörlük olan insanoğlu, bu genlerini farklı duygu ve düşünceler ile beslemek suretiyle çokça nankörleşmektedir. Bu duygular depreştiği veya beslendiği ortamlarda nankörlük yapmadan duramaz insan. Ya Allah hakkında olmayan bir şeyi var sayacak ya da olan bir şeyi yok saymak suretiyle nankörlük edecektir. Bu nankörlük insanın genlerini besleyecek olursa hepten nankör olur insan. Ancak bu hisleri olması gereken yöne kanalize edecek olursa çok şükredici ve minnettar bir kul olur. Şükretmek ve minnet duymak nankörlüğün zıddıdır. O halde hakkıyla şükretmeyen ve kendisine verilen nimetlere tam manasıyla karşılık vermeyen insanların nankör olduğunu söyleyebiliriz.
İnsan verilen nimetleri çabucak unutabilir, dünyaya gönderiliş gayesine muhalefet edebilir, insanlara ve kimi varlığa kul köle olabilir. Bu derekeye savrulmaması için Allah’ın zikri ile yol alması kaçınılmazdır. Allah’ın gösterdiği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in uyguladığı şekilde bir hayat düzenleyen insan her daim şükür ve hamd ile bir yaşam sürdürmüş olacaktır.
Mehmet Nuri BİNGÖL
Dünyanın Zulüm Gören Müslümanları
Özlem Gürbüz
Kendi Ayakları Üzerinde Durabilmek
Öztürk Samuk
Demekki neymiş!
Mehmet BOZKURT
Fahrettin Paşa'nın Torunları Mekke'de!
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Mehmet Ali Çamoğlu
Ölçüden Aileye, Tarladan Yönetime Ayetlerin Işığı
Adnan İPEKDAL
Almanya’da Yeni Bir Pensilvanya mı Kurulacaktı?
Seyfettin BUDAK
Yıldız tozundan gelen insan, burçlardan mı ibaret?
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Duyulmak İyileştirir
Eyüphan KAYA
Zaman Ömer’leri arayıp bulma zamanıdır Reisim
Bülent ERTEKİN
Cam Kenarında Düşünceler
Adnan ÖZ
Süper lig başlıyor Samsunspor hazır mı?
Memiş OKUYUCU
D. Mehmet Doğan’ın Ankara’sı,
Ömer Naci Yılmaz
Bana Altmış Yıldır Anne diye Seslenebilmeyi…
Ravza ZEYBEK
Ey İman Edenler İman Edin
Recep YAZGAN
Samsun’un Yeniden Kırklanması Lazım!
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Songül KARAMAN
Ne Olur
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Ahmet SAĞLAM
Beğenilme Duygusu
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Vehbi KARA
Cuma Hutbesi ve Bidat
Nihat Güç
Münevver İnsan
Aydın BENLİ
İnsan En Çok, Sevdiği İnsanın Sözüyle Kırılır
Recep Ali AKSOYLU
Fiyatlandırmada Ölçüyü Kaçıran İşletmeler
Hamdi TEMEL
Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)