Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci başkanlığındaki AK Parti Genel Merkez Ekonomi İşleri Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) manipülasyonla mücadele ve savcılığa suç duyurusunda bulunma yetkilerini kamuoyuna madde madde hatırlattı.
Doğrudan bir kurum hedef alınmasa da 131 fonun tasfiyeye alındığı ve portföy yönetim şirketlerine yönelik adımların atıldığı böylesi kritik bir atmosferde yapılan açıklama, finans kulislerinde "manidar bir mesaj" olarak yorumlandı.
Kurulun cezai ve adli yetkileri öne çıkarıldı
Başkanlık tarafından yapılan bilgilendirmede, SPK'nın sermaye piyasalarında güven, şeffaflık ve istikrarı temin etmekle yükümlü bir kurum olduğuna vurgu yapıldı. Paylaşımda, kurulun kamuyu aydınlatma mekanizmalarını işletme ve sektör profesyonellerini lisanslama fonksiyonlarına işaret edilirken asıl ağırlık denetim ve yaptırım gücüne verildi.
Açıklamada; mevzuata aykırı eylemlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilere uygulanabilecek idari para cezaları, geçici faaliyet durdurma ve lisans iptali gibi yaptırımlar tek tek aktarıldı. En dikkat çeken başlık ise adli mercilerle ilgili kısım oldu: SPK'nın yapay fiyat hareketleri (manipülasyon) oluşturan ya da içeriden öğrenenlerin ticaretiyle (insider trading) haksız menfaat sağlayan sorumlular hakkında doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunma yetkisine özel parantez açıldı.
Tasfiye dalgasının hemen ardından geldi
Ekonomi yönetiminin radarına giren bu adımlar, piyasayı sarsan kritik kararların ardından hız kazandı. Hatırlanacağı üzere SPK, 17 Eylül itibarıyla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketlerine ait TEFAS'ta işlem gören fonları işleme kapatmış, ardından genişletilen kapsamla tam 131 yatırım fonu için tasfiye kararı almıştı.
Söz konusu tasfiye sürecinde Tera Portföy fonları için İş Bankası, geriye kalan altı portföy şirketi için ise Ziraat Bankası yetkilendirilmişti. Kurul, 21 Eylül'de aldığı yeni bir kararla başlangıçta 3 ay olarak duyurulan tasfiye takvimini 6 aya uzatarak piyasadaki tansiyonu düşürmeyi amaçlamıştı. İktidar kanadından gelen son paylaşım ise sürecin idari ve adli boyutunun yakından takip edildiği sinyalini güçlendirdi.














