Yılın 4-5 ayını sular altında geçiren bu eşsiz doğa harikası, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan "Kesin Korunacak Hassas Alan" statüsü sayesinde mutlak koruma altında tutuluyor; ormanda kırılan tek bir dala dahi dokunulmayarak her şey tamamen tabii döngüsüne bırakılıyor.
Eğitim ve bilimsel araştırmalar dışında insan girişine ve her türlü müdahaleye tamamen kapalı olan Hacıosman Ormanı, Avrupa ölçeğinde de hızla yok olma tehdidi altındaki habitatlar arasında gösteriliyor. Orman, orman ekosisteminin yanı sıra kumul ve sucul ekosistemleri aynı çatı altında birleştiren sıra dışı yapısıyla uluslararası düzeyde biyolojik bir miras kabul ediliyor.
Dünyada hızla yok olan alüvyal orman ekosistemi
Yılın neredeyse yarısında zemin seviyesinin üzerine çıkan suyun hayat verdiği bu subasar ormanında, düşen dallar ve devrilen yaşlı ağaçlar çürüme süreçlerini doğal ortamında tamamlıyor. Böylece mikroorganizmalar, böcekler ve mantarlar için el değmemiş bir yaşam alanı korunmuş oluyor.
Ormanın zengin bitki örtüsünü başta Türkiye’ye özgü endemik türlerden dişbudak yapraklı kanatlı ceviz (Pterocarya fraxinifolia) olmak üzere dişbudak (Fraxinus excelsior), meşe (Quercus hartwissiana), kaya karaağacı (Ulmus glabra), doğu gürgeni (Carpinus orientalis) ve akçaağaç gibi önemli ağaç türleri oluşturuyor.
110 bitki ve 72 mantar türüne güvenli sığınak
Zengin florasının yanı sıra yaklaşık 110 bitki ve 72 farklı mantar türünün kayıt altına alındığı koruma sahası, yaban hayatı için de bölgedeki en güvenli sığınaklardan biri durumunda.
Orman; köstebek, karaca gibi memelilerin yanında göçmen ve yerli ötücü kuşlar ile balıkçıllara ev sahipliği yapıyor.
Bölge faunasında sayıca en baskın grubu ise su yılanları, kara yılanları, kaplumbağalar ve kurbağalar gibi sürüngen ile amfibi türleri oluşturuyor.
Cumhurbaşkanlığı Kararı ile en üst düzey koruma
İlk olarak 1980’li yıllarda tabiatı koruma alanı ilan edilen Hacıosman Ormanı, Resmi Gazete'de yayımlanan 2433 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile doğal sit alanı kapsamında “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak tescillendi.
Deniz seviyesinde, ortalama 4 metre yükseltide ve engebesiz bir tabanda yer alan bu tabiat parçası, Samsun'un Tekkeköy ve Çarşamba aksında gelecek nesillere bozulmadan aktarılacak en değerli doğal varlıklar arasında yerini koruyor.















