Bu anlamda içinde yaşadığımız toplumun genel olarak kınanma ve ayıplama konusunda kesin, bunun yanında keskin kuralları vardır. Bunlar adeta kırmızı çizgiler olarak herkesi bağlamaktadır. Bunun için de herkes, hayatı kendisi için değil başkaları için yaşamaktadır. Kişilerin ortaya koyacağı bir eylemde en büyük kaygısı, “Başkaları ne der?” şeklinde olmaktadır. Oysaki başka toplumlar olaylara daha farklı bakış açısıyla bunu pek önemsemezler. Bizler desinler için iş yapmaya bayılırız. Bu da bizim için çok büyük zafiyet olarak hep problem olmuştur. Sırf desinler diye kendimizi büyük sıkıntıya sokarak maddi manevi birçok zorluğu göğüslemek zorunda kalırız. Her zaman başkalarını takip eder, onlardan aşağı kalmamak için bütçemizi zora da soksa yarışmayı severiz.















