Kâğıt üzerinde "halkın temsilcisi" olarak parlatılan yerel yöneticilerin bir kısmı, kısa sürede kendi dükalıklarını ilan ederek adeta birer “Belediye Baronu” haline gelmişlerdir. Bu yapı, modern bir yönetim biçimi gibi sunulsa da özünde tarihin karanlık sayfalarından fırlamış bir feodalite kalıntısıdır. Yerel demokrasi denilen olgu, halkın yönetime katılımından ziyade; yerelin elitlerini zenginleştiren, sülale boyu servet aktarımı sağlayan ve merkezî otoriteyi baypas eden modern bir ayanlık sistemine evrilmiştir.















