Kimse "Bu makine nereden biliyor?" diye sormuyor. Hakem artık o. İşte yapay zekânın sosyal hayatımıza ne kadar sessizce yerleştiğinin en sade görüntüsü bu.
Artık doğum günü mesajlarını, taziye yazılarını, iş yerindeki gergin e-postaları, hatta sevgiliye atılacak barışma mesajını bir makineyle birlikte yazıyoruz. Flört uygulamalarında karşı tarafa atılan esprili ilk cümlenin kaçı gerçekten o kişiye ait, bilmiyoruz. Çocuğuyla tartışan bir baba, ona ne yazacağını bilemeyip yapay zekâya danışıyor; bir yanda "Kendi çocuğuma ne diyeceğimi bir programa soruyorum" mahcubiyeti, öbür yanda işe yaramasının rahatlığı. Bugünün tam fotoğrafı bu ikisinin arasında bir yerde duruyor.















