Biz üç kız kardeşiz, annem hepimizi mahvetti

Fikir - 06-03-2018 12:41

Biz üç kız kardeşiz, annem hepimizi mahvetti

“Allah(cc) bizi affetsin ama annemizden nefret ediyoruz. Çocukluğumuzu burnumuzdan getirdiği gibi, evlendikten sonra da rahat bırakmadı. Evlilik aşamalarımız zaten birer felâketti. Rahmetli babam, anneme söz geçiremedi. Onu da çocuk gibi azarlıyordu. Yanlarında başkaları varmış, babam haklıymış hiç fark etmezdi. Babam, bizi ne kadar annemin zulmünden korumaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Biz üç kardeş çocukluğumuzu yaşamadık. Babam vefat edince daha da zorlaştı. Evlenince mutlu oluruz, annemden biraz uzaklaşırız sandık, yanılmışız. Annemin eli ve dili her yere yetiyor ve bizi yuvamızda da perişan etmek için adeta çaba sarf ediyor. ‘Her gün, her saat beni arayın, benimle ilgilenin, ben sizin annenizim, benim ahımı alırsanız onmazsınız. Sizi ben dünyaya getirdim. Siz beni hiç ciddiye almıyorsunuz. İnşallah siz de yuvalarınızda ağız tadıyla yaşamazsınız. Siz hayırsız evlâtlarsınız, Allah (cc) benim hakkımı sizden dirhem dirhem alsın.’ diye gece gündüz beddualar yağdırıyor. Bizi öyle korkutup sindirdi ki, ağzımızı açamıyoruz. Her istediği anında olmalı. Azıcık geciksek, ağza alınmayacak sözlerle, bizde moral bırakmıyor. Her gün birimiz mutlaka evine gelir, emre amade hizmetkârlar gibi ne derse onu yaparız. Ne yaparsak yapalım asla memnun olmaz. Bir kere ‘yavrum’ demediği gibi ‘ellerinize sağlık’ da dememiştir. Her seferinde annemin yanından ağlayarak çıkıyoruz. Hepimiz canımızdan bıktık. Üçümüzün de neredeyse yuvalarımız çatırdıyor. Eve gelince telefonla ne yaptığımızı soruyor. Telefona mutlaka çıkmak zorundasın. Değilse, kıyameti koparıyor. Azıcık istediği olmasın, çevrede kim varsa bizi öyle bir kötüleyerek anlatıyor ki, insanlar bizim vicdansız, hayırsız, ilgisiz, sorumsuz bir evlât olduğumuzu zannedecek. Oysa, bizler sadık köleleri gibiyiz, o söylüyor, biz yapıyoruz, o söylüyor biz ağlıyoruz. Rabbim bizi gerçekten affetsin, ‘Ölse de kurtulsak’ diyoruz. Hepimiz tükendik, biz ne yapacağız?”

Çok geç sorulmuş bir soru. Burada, annelik zırhına bürünmüş, bilgi ve bilinçsizliğin zehirden gıdasıyla beslenip, her sözü ve davranışlarıyla etrafındakileri de zehirleyen patolojik bir vaka var. Bir insan, aklının gıdasını Rabbinin (cc) ve güzel Resulü’nün (sav) kaynaklarından değil de, duygu ve ihtiyaçlarının istedikleriyle karşılarsa, ortaya trajedik sonuçlar çıkabilir. Bu örnekte, anneliğin ne olduğundan, Allah (cc) Resulü’nün hayatındaki anneliğe yüklenen anlamdan, ‘Çocuğun yapısı nedir ve nasıl davranırsam bana emanet edilen bu yavru Rabbini (cc) en iyi şekliyle tanır ve sever’ diye bir dert olmadığını görüyoruz. Buradaki değil annelik, insanlık dışı olan bu vakayı konuşursak, sayfalarca yazmak gerekebilir. O sebeple, başka bir noktaya geçelim.  

Anneniz normal değil, bu çok açık. Bu zamana kadar, annenize kimse söz geçirememiş bari bundan sonra, hem kendinize hem de annenize iyi gelecek bir şeyler yapın.

1. Öncelikle, bir psikologla anlaşıp eve sanki arkadaşınızmış gibi götürüp tespitler yapmasını sağlayın. O annenizle konuşarak, bu tutumun temeldeki hangi ihtiyaçtan geldiğini anlamaya çalışır ve size tavsiyelerde bulunur.

2. Çevrenizde kolay ulaşabileceğiniz Diyanet’in Aile Rehberlik ve İrşat Büroları’na müracaat edip, ne yapmanız gerektiğinin dini kaynaklı tavsiyelerini alın.

3. Daha sonra, üç kardeş ve eşleriniz bir araya gelerek, mutlaka kendinizi koruyacak çözümler üretin.

4. Bu çözümler, annenizin zaruri ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, ne derse desin umurunuza almadan ve saygınızı da koruyarak gerekeni yapmak şeklinde olmalıdır. Ayrıca, kime ne anlatırsa anlatsın, ‘El ne der?’ değil, ‘Allah (cc) ne der?’ diye bakıp, içiniz rahat bir şekilde yuvanıza yönelin.

5. Her saat değil, günde bir kere arayıp hal hatır sorun. İstişareler sonucunda aldığınız kararlara uyun. Burada merhameti ve saygınlığı tüketen çarka kapılıp heba olmayın.

6. Mutlaka üç kardeş, bu zamana kadar ki bunalmalardan kurtulabilmek için, bir psikolojik destek alıp yenilenin. Bu arada, Allah (cc) bizden ne istiyor ve biz ne yaparsak Rabbimiz (cc) bizden razı olur bunu öğrenerek hareket edebilirsiniz.

Son söz; başımıza bir şeyler geldiğinde, ilk yapılacak şey kişiye ve duruma değil Allah’a bakmaktır. Kişileri memnun edeceğiz derken Rabbimizi (cc) üzmeyelim. 

Saliha Erdim / Diriliş Postası

Neler Söylendi?

misafir

Keşke gitsin okusun beni unutsun hayatı kurtulsunda on yılı aştı verilen emeğin kar şılığı düçencesi Nasip olursa seneye ünüversiteli olacak Ben çok şeyden feragat ettim hayallerim vardı bir hayatı kurtarmak daha önemli dedim bir bardak su dahi istemiyorum ezilmesin diye küçüktü poşetime yardım etti yemekte yediklerimi hak ettimmi taşıdımya dedi İnsanlar salakça soruyor yanında masrafı size aitmi diye Allah onum nasibini bin fazla verir oysa Allah a emanet olunuz Yayınlamayınız lütfen 6 yıl önce

misafir

Bir olayı daha yazayım İnsanlar nakör bencil Kardeşimin hanımı hasta hep yatan hami le olduğunu anlamamış 150 kilo Bebeği oldu evlatlık verecekti hemde almanyaya yanıma aldım 12 yıldır beminle spora verdim madalyaları var okulllarda çok başarılı teok birincile rinden özel okullarda tam burslu okudu Ailesinede çok bağlı yetiştirdim önce anne baba dedim kaç kez amaliyat yaptırdım bakımsızlıktan 7 yaşında 14 kiloydu Annesinin söyledi ği ünüversiteye gidince halasını sevmeyecek unutacak Keşke gitsi 6 yıl önce

misafir

Bazen işte bakmadı evlatları attı güçsüzler yurduna ben çocuklarım üzülmesin diye ameliyata giderken bile sakladığım oldu günde defalarca dua ederim gerçi herkesin ço cuğuna cümlesine Kimse iyisini atmaz asla Ben el ne der diye yaptım hep Hayırlı evlat yetiştirirsen bakar merhamet insancıl sevgini verirsen Vermeden almak Allah'a mahsus Çok özür diliyorum yazdım rahatsız ettim deşarz oldum iyide oldu Lütfen yayınlamayınız Allah yolunuzu bahtınızı açık etsin iyilerle karşılaştırsın aminnnn 6 yıl önce

misafir

Kayınvalidemde yatalaktı onada baktım yalvrdım bir gece bu gece kandil canın ne ister se yapayın hiçbişey dedi çok yalvardım sevap alayım dedim söyle su dedi verdim dua etti bir bardak suya anamının bir duasını güzel söz neki kızım lafını hatırlamıyorum Kayın validem 30 yıllık evliliğmde vardı hep dua ederdi bizlere Yakınlarda annemi rüyamda gör düm dayak atıyordu bana ağlıyarak uyandım kızım sordu neden ağladığımı utancımdan size yazdıklarımı çocuklarıma söyleyemedim kimselerede utandım hep 6 yıl önce

misafir

Ağzına yemek veriyorum kaşıkla beddua ve çirkin sözler yalvardım hakkını helal et etme di bazen işim ters gidince ettiği ahlar aklıma geliyor ama Allah şahidim hayırsız değildim dımki doğunca göbeğini kesmeyin ölsün dediğini doğum ebesi söyledi bana düşmandı psikoloğ doktor onuda yaptım evime aldım yatalakken alt komşu psikilogdu bana ilaç ver di delirmeyeyim diye Öldü mezarına gidemiyorum günaha girerim diye Hesap soruyorum neden sadece neden cevap yok hala bulamıyorum cevabını bulamıyorum 6 yıl önce

misafir

Sizi babanız korumuş Bir gün dayaktan bayılmışım başımdan kova ile su döktü ayılttı uyu dum halsizlikten 11- yaşındayım korktu ölecek diyemi ne babama şikayet etti oda uykuda iken döverek kaldırdı bir tonda ondan Sebebini bilmedim çok sakin çocuktum dayaktan semele semeleydim zaten Eski ve yaşlı komşular anlatır akşama kadar tarlada çalışanla ra su taşıyan merhametli çocukmuşum Hep sen sende erkek olsaydın derdi kardeşleri mede dövdürürdü O... olacak ezin kafasını vede manasını bilmezdim kelimen 6 yıl önce

misafir

İçim parçalandı adeta Siz çok şanslısınız üç kız kardeş ben tekdim yalnızdım çok erkek kardeşim vardı ama Küçükken beddua neki manasını bilmediğim kelimeler o....u gibi ye diğim dayakların sınırı yoktu saçımı yolunca top top elime geliyordu Bir gün komşu alman yadan gelmişti orada çocuklara dayak atılınca devlet alıyor demişti yıllarca hep almanya d yaşama hayali kurmuştum Emin olun bu gün olsa anında kaçar sığınırdım devlete En basiti kitap ve kese kağıttan gazeteler okurken dayak sınırsızdı 6 yıl önce
DİĞER HABERLER
Terbiye Sistemini Psikiyatr ve Psikologlar Bozdu

Terbiye Sistemini Psikiyatr ve Psikologlar Bozdu

02-05-2024 - Fikir

Samsun İl Müftü Yardımcısından haysiyetli Arapça müdafaası

Samsun İl Müftü Yardımcısından haysiyetli Arapça müdafaası

02-05-2024 - Fikir