Canavar Besleyenler, Kurbanına Ağlıyorlar
Ne irfandır ahlâka veren yükseklik, ne vicdandır
Fikir
- 20-02-2015 15:31
Ne irfandır ahlâka veren yükseklik, ne vicdandır.
Fazilet hissi insanlarda, Allah korkusundandır.
Gönüllerden çekildiği farz edilsin havf-ı yezdanın,
Ne ilmin tesiri kalır katiyen ne de vicdanın.
Mehmet Akif Ersoy
Mersin’de 20 yaşında üniversite öğrencisi Özgecan Aslan isimli bir hanım kızımız çok hunharca öldürüldü. Bu vahşete cinayet demek çok hafif bir niteleme olur. İnsan olan birisi böyle bir vahşete neden olamaz. Daha bu vahşetin acısının ateşi yüreklerde tazeliğini korurken Malatya’dan da iki genç kızımızdan bir haftadır haber alınmadığı medyada gündem oldu.
Ne oldu da gençlerimiz insanlık çizgisinden bu kadar uzaklara savruldu. İşin daha acı yanı, bu savruluşun her sene bir öncesini aratacak şekilde artarak felaketin boyutlarını önüne geçilemez noktaya sürüklüyor olması. Toplum bunun nedenini çok iyi sorgulamak, doğru yorumlamak ve ona göre sağlıklı bir çözüm üretmek zorundadır.
İşte bu noktada milli şairimizin yukarıya aldığım tespiti akla geliyor. Yüreğinde Allah (c.c.) korkusu olan ve hesap gününe inanan birisi tüm ülkeyi ayağa kaldıracak böyle bir vahşete neden olabilir mi? Bu vahşeti ancak din ve imandan habersiz inanç yoksunu bir zavallı yapabilir.
Bundan sonra böyle acılar yaşamak istemiyorsak neslimize Allah’ı (c.c.) ve ahret günü hesabının ne olduğunu öğretmek zorundayız. Bu bizlerin olduğu kadar çocuklarımızın da dünya ve ahret saadetini sağlayacaktır. Neslimizi geleceğe inançlı olarak hazırlamadığımız sürece bu ve benzeri vahşet haberleri kulaklarımızı tırmalamaya ve yüreğimize ateş düşürmeye devam edecektir.
Ateş düştüğü yakar derler. Bugün lafta kalan taziyeler ve felaket söylemleri yarın bizim için olmayacağını kim garanti edebilir? Yarınlarda bizim çocuk veya torunlarımızın benzeri felakette düşmeyeceğinin teminatı var mı?
Bu acı haberi öğrenince 8 Şubat 2015 Pazar günü İstanbul da solcu Sivil Toplum Örgütlerinin yaptıkları miting ve burada ısrarla öne çıkardıkları “Okullarda din dersi mecburiyeti istemiyoruz” pankartları aklıma geldi.
Şiddet veya haksızlığa maruz kalan mağdurların yaşadıkları her olayın geri plânında ya inançsızlık veya inanç zafiyeti yatıyor.
İnsanı topluma faydalı bir unsur haline getiren milli ve manevi değerler ile neslimizin arasına set çekmek, çocuklarımız ve geleceğimize yapılacak en büyük haksızlık ve ihanet olsa gerek.
Dini öğretime karşı tavır ortaya koyarak, gençleri insan şeklinde canavar olarak yetişmelerine zemin hazırlayan zihniyetin, şiddete maruz kalan kadınların acılarını paylaşmaya hakları olduğuna inanmıyorum.
Ey ana babalar! Çocuklarınıza biraz olsun acıyın ve onlara merhametle yaklaşın. Onların dini değerleri öğrenmelerine ve yaşamalarına yardımcı olun. Kıyamet gününde onların sizin yakanıza yapışmalarına ancak böyle engel olabilirsiniz.
Aksi halde son pişmanlığın kimseye faydası olmayacaktır.
DİĞER HABERLER
eşya depolama
ahsap mobilya
Turkey Hair Transplant Packages
ts3 satın al
Anlaşmalı Boşanma Davası
FUE
iptv bayilik
Eşya depolama
iptv bayilik