Projenin kabul edilmemesine gerekçe olarak, başvuru dosyasında iki kaynağa atıf yapılmaması gösterildi. Bayraktar, kararı “bilimsel gerekçeden uzak” olarak nitelendirdi.
Projeye Akademisyenlerden Güçlü Kadro
Projede danışman ve eğitici olarak Prof. Dr. M. İhsan Karaman, Prof. Dr. Şenol Turan, Prof. Dr. Fatih Gürbüz, Prof. Dr. Zeki Bayraktar, Uzm. Dr. Tuncay Sandıkçı, Dr. M. Hasanali Akay, Dr. Perihan Demir, Dr. İsmail Uzar, Dr. Merve Binen, Arş. Gör. Beyzanur Kaç ve Arş. Gör. Zeynep Salman yer aldı. Eğitim, tıp fakültesi öğrencilerine yönelik hazırlanmış ve cinsiyet disforisi konusunda etik bakış açısı kazandırmayı amaçlamıştı.
TÜBİTAK’ın Red Gerekçesi
TÜBİTAK, proje başvurusunda programın genel yapısını uygun buldu ancak içerikte iki önemli eksiklik olduğunu bildirdi. Değerlendirmede, “derslerin kapsamı tam anlaşılmadı, iki temel kaynağa atıf yapılmadı” ifadelerine yer verildi. Bu kaynaklar, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Tedavi Kılavuzu (2025) ile Ege Üniversitesi Cinsiyet Gelişim Bozuklukları Komisyonu yayını oldu.
“Bilimsel Gerekçeden Uzak, Etik Aykırılık Var”
Bayraktar ve proje ekibi, bu gerekçeyi bilimsel açıdan geçersiz buldu. Açıklamada, söz konusu iki kaynağın güncel tıbbi literatürü yansıtmadığı, hatta Sağlık Bakanlığı’nın yönergelerine aykırı bilgiler içerdiği ifade edildi. Bayraktar, “Mesele, danışman hocanın eserine atıf yapılmaması üzerinden kişisel çıkar gözetilmesiyse bu, bilimsel ve etik ihlaldir” değerlendirmesinde bulundu.
“Motivasyonumuz Kırıldı, TÜBİTAK Amacından Sapıyor”
Projede yer alan öğrencilerin motivasyon kaybı yaşadığını belirten Bayraktar, TÜBİTAK’ın kuruluş kanununa atıf yaparak kurumun asli görevinin bilimsel çalışmaları desteklemek olduğunu hatırlattı. Açıklamada, “Vergilerimizle finanse edilen TÜBİTAK, bilimsel faaliyetleri desteklemek yerine köstek olmaktadır” denildi.
Bakanlık Kararına Aykırı Yayınlar Tartışması
Projenin reddine gerekçe gösterilen eserlerde, cinsiyet disforisi yaşayan çocuklarda psikoterapinin etik bulunmadığı yönünde ifadeler yer aldığı belirtildi. Oysa Sağlık Bakanlığı, 25 Mayıs 2025 tarihinde aldığı kararla, 21 yaş altındaki olgularda cinsiyet değişimine yönelik tıbbi müdahaleleri kısıtlamış ve psikoterapiyi öncelikli tedavi yöntemi haline getirmişti. Bayraktar, bu çelişkiye dikkat çekerek TÜBİTAK’ın bilimsel değil, ideolojik bir tavır sergilediğini savundu.















