Şehrin manevi silüetinin silindiği, altyapı projelerinin içinden çıkılmaz bir hal aldığı ve yerel yönetimlerin başarısızlıklarının gizlendiği vurgulanarak, "Sayın Cumhurbaşkanımıza sadece övündüğünüz vitrini değil, kentin gerçek manzarasını da gösterin" çağrısı yapıldı.
Şehrin Manevi Silüeti ve Camiler Esaret Altında
Çağrıda en geniş yeri, Samsun'un dini ve kültürel dokusuna vurulan darbeler aldı. Aylardır brandalarla çevrili olan Büyük Cami'nin dibine inşa edilen yapının şehircilik anlayışıyla bağdaşmadığı vurgulanırken, Valilik Meydanı'ndan bakıldığında ufukta tek bir minarenin dahi görünmemesi sert bir dille eleştirildi.
Atakum sahilinde ve yeniden inşa edilecek Marina'da, kentin silüetine katkı sağlayacak dört minareli sembol camiler yerine küçük mescitlerle geçiştirme yapıldığı, Site Camii'nin ise hemen yanındaki AVM'nin gölgesinde metruk bir yapı görünümüne terk edildiği ifade edildi.
Altyapı Fiyaskoları ve Bitmeyen Yeşilkent Çilesi
Kentin altyapı ve kentsel vizyon eksiklikleri de eleştirilerin odağında yer aldı. Dört kez değiştirilmesine rağmen sabahları trafiği tamamen kilitleyen Yeşilkent Kavşağı ve Şehir Hastanesi yolunda kamyonların kapattığı tek şeritli yollar, "kötü hizmetin canlı örneği" olarak nitelendirildi.
Atakum Mustafa Demir Kütüphanesi'nin altındaki ticari alanları kamufle etmek için kurgulandığı iddia edilirken, çakma Bandırma Vapuru'nun karadan yürütülerek taşınması gibi liyakatsiz uygulamalar vizyonsuzluk olarak değerlendirildi.
Tutulmayan Sözler ve 28 Şubat'ı Aratan Uygulamalar
Canik Millet Bahçesi'nde pandemi döneminde canlı yayında verilen "Millet Camii" sözünün üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen tutulmadığı hatırlatılarak, bu durum için Cumhurbaşkanından helallik istenmesi gerektiği belirtildi.
Şehirdeki İmam Hatip okullarında yaşanan düşüşe rağmen hiçbir tedbir alınmaması ve Batı Park'taki Amazon kadın heykelleri ile tartışmalı aslan figürlerinin kentin milli mücadele ruhuyla bağdaşmadığı vurgulandı.
Özellikle Atakum'da ezan sesinin kanuni sınırların bahane edilerek kısılması ve merkezi sistem dayatması, "28 Şubat'ı aratan uygulamalar" olarak nitelendirildi.
Çağrı, Samsun'un baronik ve masonik zihniyetlerden kurtarılarak İstanbul ve Fatih vizyonuyla yönetilmesi gerektiği uyarısıyla son buldu.















