Egoistlik

Gelip geçtiğimiz şu ahir zamanda kendimiz için, ailemiz, için, insanlık için ne yaptık diye bir soru sorduğumuzda kendimize düşünürüz, uzun uzun düşünürüz…

Köşe Yazıları - 24-09-2016 11:51

Egoistlik

Herkes bir cevap verir, ancak cevapların altında yatan ise, farkında olmadan egoistlik olur.

Açık açık diyebileceğim kesinlikle budur, en azından şahsım adıma öyledir.

Şöyle bir genellemede yapmak doğru olur, bu genellememin altında yine egoistlik yatar.

İnsan önce kendisini sevmeli, kendisini seven insan, ülkesini sever, ülkesini seven insan ise, tüm insanlığı sever…

Bana göre bu genelleme kesinlikle doğru.

Şimdi tekrar bu soruyu kendimize sormaya kalkalım, benim vereceğim cevap bellidir, yine kendim ve yine egoistlik…

O zaman sorulara şöyle devam edelim, insan niçin bu kadar egoist olur?

Bu sorunun cevabı ise, oldukça basittir.

Evrenin değişmez kuralı, insanın doğaya hâkim olmasıdır.

Bu durumda Aristotales’e hak vermek lazım, insan düşünen bir hayvandır.

Evet, hayvanız, şahsım adıma en azından öyleyim.

Düşünen ve âlem-i mahlûkat içinde 90 derecelik açı dik durabilen tek hayvan, insandır.

O yüzdendir ki, insan, âlem-i mahlûkat içinde en şerefli mahlûkattır…

Evet, sanırım ilk sorunun cevabını bulmaya kısmen yaklaştık.

İnsanın egoist olmasının temelinde, doğa kanunları yatar.

Gelelim diğer sorulara.

Niçin ailemizi, ülkemizi, insanlığı sevmiyoruz?

Gelişen, zenginleşen ve globalleşen dünyada herkes istediği yere kısa sürelerde gidebiliyor, gidemediği yerlerde de anında internet üzerinden konuşabiliyor.

Bunca kalkınmışlığa rağmen halen bölgeler arası, kıtalararası kalkınmışlık farklılığı var, bu farklılığa öyle çok uzak ülke ya da kıtalara bakmak da gerekmez, kendi ülkemize baksak bile bunu rahatlıkla görebiliriz.

Peki, bu kadar zenginleşmemize rağmen neden böyleyiz?

Bununda altında yatan sebep ise, yine egoistliktir.

İnsan daha çok kazanma hırsına yenilip, ticaretin merkezine gidiyor ve oralarda iş yapıyor.

Ticarette artık kapitalist ekonomi dünya geneline yayılmıştır.

Bu ekonomi politikasının altında da bencilik yatar.

Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şerifinde buyuruyor ki;

“Komşusu aç yatan bizden değildir.”

Bunca zenginliğe rağmen artık değil komşumuzun aç yatması, cenazesini bile bizi ilgilendirmiyor.

İslam dininin temeline baktığımızda sosyalizmin ilk temelleri görülür.

Hz. Ebubekir Müslüman olmadan önce günümüz parasıyla mal varlığı 64 milyon liradır, öldüğünde ise, 4 bin liradır.

Hz. Muhammed (s.a.v.) vefat ettiğinde ise, geride hiç bir şeyi kalmamıştır, tüm mal varlıklarını bağışlamıştır.

Hz. Ali (r.a) kızının evine gittiğinde, kızı önüne üç çeşit yemek çıkarır ve Hz. Ali (r.a) bu durum hakkında şöyle demiştir;

“Ben dünya malı için buraya gelmedim ve tek çeşit yemek yeter.”

Peygamber ve halifeler israfa bu kadar net bir şekilde karşı çıkmıştır.

Zekât ve fitreler durumu müsait olmayan kişilere devlet eliyle dağıtılırdı.

Size sosyalist olun demiyorum ancak, yaşadığımız İslam dinini Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)  zamanı gibi yaşamaya çaba gösterelim…

Günümüzde ise artık statü göstergelerini cep telefonları oluşturuyor.

Bir kişinin elinde Blackberry, Iphone veyahut Ipad görüyorsak hemen düşünmeye başlarız ve kendi kendimize bu kişi kesinlikle yüksek mevkilerde bir iş sahibi ya da durumu oldukça iyi deriz.

Bir yandan da kapitalist ekonomi politikası kapsamında tüketici toplumu olmaya başlıyoruz.

Ancak baktığımızda, tüketici toplumu değil, israf toplumu olma yolunda gayet emin adımlarla tüm dünyayla koordineli bir şekilde ilerliyoruz.

Bir cep telefonu yahut yeni bir bilgisayar çıktığında adeta arkadaşlarımızla yarışır bir şekilde yenisini almaya hemen koşturuyoruz.

Elimizde bulunan mevcut telefonlar ya da bilgisayarlar ise, neymiş efendim onun bir alt modeliymiş, globalleşen dünyada çağa ayak uydurmak gerekiyor gibisinden cevaplar ise, hazırda bekletiliyor. 

Bundan yaklaşık altı sene evvel ben o zaman lise üçüncü sınıf talebesiydim.

Hükümetin ekonomik krize önlem almak için, kapitalist reklamlar yaptırmıştır.

Her vilayetin valisi bu reklamda oynamış ve kendi şehirlerinde boy boy reklam afişleriyle baş göstermişlerdir.

Valiler, reklamda alış-veriş arabalarını tutarlar ve alın – verin ekonomiye can verin demişlerdi.

Ben de bundan hareketle aklıma bir fikir geldi.

Okuldaki tüm arkadaşlarımın dönem ödevlerini, ücret karşılığında yaptım.

Bir gün coğrafya hocam Musa Özcan’ın dersinde arkadaşlar, hocam Sefa ücret karşılığında bizim ödevlerimizi yapıyor dediler.

Hocam bana dönerek doğru mu bu dedikleri diye sordu.

Evet, hocam doğru ve sizin dersinize çok rağbet var dedim.

Hocam, peki aldığın bu paralarla ne yapıyorsun dedi.

Ben de, kantine veriyorum hocam dedim ve ekledim, onlar anne ve babalarından para alıyorlar, ardından bana veriyorlar ben de, kantine veriyorum, alın – verin ekonomiye can verin politikasını uyguluyorum dedim.

Hocam gülerek tamam dedi ve güzel bir politika izliyorsun dedi.

Bana şimdi diyebileceğiniz şeyler tahminimce şunlardır, komünist, şeriatçı…

Ben ne komünistim, ne de şeriatçıyım sadece doğruları söylemeye çalışıyorum.

Bu doğruları kendimize söyleyemediğimizden ötürü, bu hale geldik…

Dünyada savaş, açlık, ölüm sefalet hüküm sürerken ne kadar rahat olabiliriz!

Kuran-ı Kerimde geçen ayetlerde bu konu da bahsedilmiştir. Nisa suresi 29. Ayet,” Ey iman edenler! Mallarınızı batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaret olursa başka. Kendinizi helak etmeyin.  Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.”

Bu dediklerim ve verdiğim örneklerden ötürü sadece İslam âlemine sesleniyorum zannedilmesin, tüm dinlerde ve kültürlerde bu dediklerim mevcuttur.

İnsanları Müslüman, gayri Müslüman diye ayrımcılık yapmak asla haddim değildir.

Elimizi vicdanımıza koyalım ve bırakalım bu bencilliği…

Önce kendimiz için sonra, ailemiz için, ülkemiz için, insanlık için bırakalım egoistliği.

En azından bir adım atalım…

Velhasıl kelam, paylaşmak güzeldir ve insanlar paylaştıkça mutluluğa ve huzura erişecektir…

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur

Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur

12-05-2026 - Köşe Yazıları

Dijital Çağda Habercilik

Dijital Çağda Habercilik

11-05-2026 - Köşe Yazıları

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik