İkiyüzlü Dürüstler
Bir dürüstlük yarışıdır almış başını gidiyor
Güncel
- 23-01-2015 11:46
Bir dürüstlük yarışıdır almış başını gidiyor. Kime sorarsan birileri yalancı, hırsız, tembel, üçkâğıtçı vs… Kendimizi ise yasalara uyan ve hata yapmayan konumda görmekteyiz. Hata yapıyorsak da muhakkak bir açıklaması vardır. Yoksa kasten hata yapmamız mümkün değildir! Hatta bu suçları işleyenlerin elindeki makam, mevki ve olanak bizde olsa biz kesinlikle yapmayız! Yapmadığımız gibi yapanlara da müsaade etmeyiz!
Gerçek böyle mi acaba? Elimizde olanak olsa biz dürüst mü davranırız, yoksa benzer tavrı mı gösteririz? Bunu test etme olanağı olmadığı için konuşması ve ahkâm kesmesi en kolayı. Ancak test etme olanağı olmasa bile geçmişte benzer olaylar karşısında göstermiş olduğumuz tavır, bu konuda önemli bir göstergedir. Buyurun, kendimizi test edelim! Bakalım dürüst müyüz, değil miyiz? Unutmayalım ki, %50 dürüst olan kişinin %51’e göre dürüstlük düzeyi düşüktür. Bu durumda “Dürüst kabul edilebilmenin oransal sınırı nedir?” gibi bir soru karşımıza çıkıyor. İşte asıl sorun da bu… %100 dürüstlük olmayacağına göre herkes kendisini bir başkasıyla kıyaslayarak ve sınanmadığı olaylardan yola çıkarak dürüstlüğünü öne sürecektir. Bu durumda dürüstlük olgusu bir kör dövüşünden öteye geçmeyecektir. Şimdi hazır mısınız teste… Haydi, kendimizi değerlendirelim!…
Yaşamınızda yanlış yerde doğru karar, ya da doğru yerde yanlış karar aldığınız oldu mu?
Bir başkasının hatırı için ailede ve çevrenizde gerçeği gizlediğiniz hiç oldu mu?
Sıkıntılı bir durumdan kurtulmak için yalan söylediğiniz veya doğruyu söylemeyip sustuğunuz oldu mu?
Çocuğunuzun sınıf geçmesi için girişimde bulunduğunuz oldu mu?
Herhangi bir toplulukta iken, bir sıkıntıya maruz kalmamak için sessiz kaldığınız veya gizlendiğiniz oldu mu?
Canınızı tehlikeden kurtarmak için yalan söylediğiniz hiç oldu mu?
Bir başkasının hayatının veya kariyerinin tehlikeye düşeceğini bildiğiniz halde haksızlık karşısında sustuğunuz oldu mu?
Haklı olduğunuz durumda, güçlü veya güçsüz olmasına bakmaksızın karşınızdakine aynı dozda karşı çıktınız mı?
Herhangi bir makam ve siyasi güç sahibinin karşısında saygı maskesi altında ezildiğiniz, yaptığı yanlışlara o anda karşı çıkmadığınız oldu mu?
Zarar göreceğinizi bilerek güç ve makam sahiplerinin yüzüne hakkı haykırdığınız oldu mu?
Allah’ın emri ile kulun isteği arasında kaldığınızda hangisine öncelik verdiniz?
Ebeveynleri yanında iken bir çocuğa yanlışını söylediğiniz nezakette, ebeveynleri olmadığı takdirde de aynı nezakette konuştunuz mu?
Size emanet edilen mal ve malzemeleri, şahsınıza kullandığınız oldu mu?
Mesai saati içerisinde yasal olmayan şekilde özel işlerinize vakit ayırdığınız, mesaiden haksız şekilde kaçtığınız oldu mu?
İhtiyaç olmadığı halde sosyal güvenlik kapsamında ilaç alıp kullanmadığınız oldu mu?
Hasta olmadığınız halde bir takım yasal sorunları aşmak için rapor aldığınız oldu mu?
Görevinizi yaparken hizmet verdiğiniz kişilerden herhangi bir hediye aldınız mı?
Başkasında yadırgadığınız bir tavrı, olayı kendiniz yaşadığınızda gösterdiğiniz oldu mu?
Yasal olarak uygun olan, fakat dinsel olarak yasak olan bir şeyi yaptığınız oldu mu?
Dinsel olarak emir olan bir şeyi yasal olarak yasak diye yapmadığınız oldu mu?
Haklı olduğunuz bir konuda, sorun çıkmasın diye ses çıkarmadığınız oldu mu?
Haksız olduğunuzda sorun çıkardığınız ve sonuçta hakkınız olmayanı aldığınız oldu mu?
Trafikte kırmızı ışıkta geçenleri yadırgadığınız, kırmızı ışık yanarken geçtiğiniz oldu mu?
Trafikte yasalarla belirlenmiş olan hız sınırını hiç aştınız mı?
Polise yakalanırsak ceza ödemeyelim düşüncesiyle emniyet kemeri taktığınız oldu mu?
Park görevlisi bulunmadığı durumlarda park parasını ödemeden uzaklaştığınız oldu mu?
Hakkınız olmayan bir yerden, haksız ve karşılıksız çıkar edindiğiniz oldu mu?
Haksız bir alacak ve verecek durumunda ses çıkarmadığınız oldu mu?
Herhangi bir şiddet veya hırsızlık tanığı iken müdahil olmadığınız oldu mu?
İnandığınız fikirler uğruna birileri ölürken, siz o akşam rahat uyudunuz mu?
Makamları hak etmeyenleri eleştirirken, makam aldı diye kendi yakınınızı kutladınız mı?
Başkasının yanlışını eleştirirken, aynı yanlışı yakınınız yaptığında eleştirdiniz mi?
Alışveriş yaparken fişini almadığınız, pazarlıkla vergiyi indirdiğiniz oldu mu?
Kimsenin görmediği yerde dinsel veya yasal herhangi bir suç işlediniz mi?
Arabanızdan herhangi bir çöpü çevreye attığınız oldu mu?
Kasko veya trafik sigortasından haksız şekilde yararlandığınız oldu mu?
Sömürü karşıtlığı yaparken, çalışanlarınıza yoksulluk sınırı üzerinde maaş verdiniz mi?
Dışarıda korkusuzca savunduğunuz gibi, işyerinizde sömürülenlerin haklarını patronunuza karşı savunduğunuz oldu mu?
Kendi yandaşınız banka soyarken/hortumlarken veya adam kaçırırken; “ezilen halklar için” veya “Allah rızası için” diye savunurken karşıt görüşlülerin aynı fiilini farklı değerlendirdiğiniz oldu mu?
Dinsel paradigmaları kabul etmediğiniz halde ediyormuş gibi içeriden eleştiriler getirdiğiniz oldu mu? Dinsel paradigmaları kabul ettiğiniz halde yapmadıklarınızı yapıyormuş gibi hiç söylediğiniz oldu mu?
Bulunduğunuz makamda sizi geçeceğini düşündüğünüz kişilerin hakkında olumsuz kulis çalışması yaptınız mı?
Göreve getirdiğiniz kişilerde ülkeye hizmet kriteri yerine şahsınıza sadakat ve muhtaçlık ilkesini gözettiğiniz oldu mu?
Siyasal güç dengeleri değiştiğinde, makamınızı ve çıkarınızı korumak için yeni güç dengesi lehinde yatay ve yumuşak geçiş yaptığınız oldu mu?
Ortak alınmış bir karar konusunda, çevreden tepki gördüğünüzde diğer karar ortaklarını öne sürerek kendinizi kurtarmaya çalıştığınız oldu mu?
Yasal hiçbir yaptırımı olmayan toplumsal yasakları çiğnediğiniz oldu mu?
Aşırı yemek yerken, başkalarının yemesi gereken artı değeri tükettiğinizi düşünerek üzüldüğünüz oldu mu?
Batı’ya karşı çıkarken onun kültüründe doğup büyümüş olmak için hiç özendiniz mi?
Aksiyon ve macera filmi seyrederken gençliği bozuyor diye filmi yarıda bırakarak yerli gösterimlere yöneldiğiniz oldu mu?
Doğu kültüründen tiksinirken, onun sonucu olan güçlü sosyal dayanışmadan vaz geçmeyi göze aldınız mı?
Hırsızlık, yolsuzluk ve usulsüzlük gibi çeşitli suçlara karışanlara karşı çıkarken, çevrenizde bu suçları işleyenlerle her türlü ilişkinizi keserek net tavır aldınız mı?
Çevrenizde haksız kazanç sağlayarak zengin olanlara karşı tavır alarak onlardan uzaklaştığınız oldu mu?
Kendi işyeriniz olsa aynı maaşla ve aynı koşullarda kendinizi çalıştırır mısınız?
Kendinizi kandırmak için kendinize hiç yalan söylediğiniz oldu mu?
Bu sorular ve benzerlerine verilecek yanıtlar kişinin kendisinin ne kadar dürüst olduğunu ortaya koyacaktır. Bu nedenle sınanmamış olayların karşısında dürüst olduğunu iddia etmek, hayatta alınabilecek en büyük risktir. Zira insanoğlu kınadığı başına gelmeden can vermemektedir. Hayatta genel geçer kural budur. Atalarımız da bu durumu “Büyük lokma ye, büyük laf söyleme!” sözüyle özetlemiştir. Ancak eminim ki siz, o kadar dürüstsünüzdür ki kendinize de hiç yalan söylememişsinizdir!