Yarım asır sonra, bir zamanlar aynı sıraları paylaştığım o eski okul arkadaşımla göz göze geldim. Keşke gelmez olsaydım; adalet diye haykıran bir öfkenin, insanı nasıl bir enkaza çevirdiğini bu kadar çıplak görmek canımı yaktı.
Ben o yılları etimle, kemiğimle hatırlarım. Gündüzleri inşaatlarda soğuktan iliklerim donarak bekçilik yaptığım, ellerim patlayana kadar eğilmiş çivileri tek tek çekiçle doğrulttuğum, geceleri ise uykusuz gözlerle akşam okulunun yolunu tuttuğum o amansız gençliğimi… Önüme konan "az çorbanın" yanına, karnımı doyursun diye katık ettiğim "fazla ekmeğin" buruk tadı hâlâ damağımdadır. Sağ sol olaylarının sokakları yangın yerine çevirdiği, o kansız Rus komünizminin peşine takılanların memleket evlatlarını barbarca vurduğu, sokaklarda ölümün kol gezdiği kirli bir dönemdi.
















enes
zor bir dönemin milletimize yaptığı ayrımcılık yokluk ve sefaletin etkilerini anlatan çkk güzel bir kalem 2 ay önceahmet
yaşanmışlık ve tecrübe çok güzel bir yazı elinize sağlık 2 ay önceBedir Maç
Devamını bekliyoruz mükemmel olmuş 2 ay önceKoray
Elinize yüreğinize sağlık çok güzel olmuş 2 ay önce