Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız bölümün afet riski altında olduğu devletin en üst kademelerince ifade edilmesine rağmen, bu yapıların tam olarak hangileri olduğunun bilinmemesi, büyük bir deprem öncesindeki en büyük zafiyet olarak kayıtlara geçti.
Dönüşüm Hızı Yetersiz: 13 Yılda Sadece 1 Milyon Yapı Yenilendi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde bulunan 36 milyon bağımsız bölümün 6 milyonu risk altında ve en az 2 milyonunun acil olarak dönüştürülmesi gerekiyor. Ancak Kentsel Dönüşüm Başkanlığı raporlarına göre, 2012 yılından 2025 yılı sonuna kadar geçen 13 yıllık sürede ülke genelinde yalnızca 1 milyon civarı bağımsız bölüm yıkılarak yenilenebildi. İMO, kentsel dönüşüm hızının mevcut tehlikenin çok gerisinde kaldığını vurgulayarak, hedeflenen güvenliğe ulaşmak için sürecin en az altı kat hızlandırılması gerektiğini bildirdi.
Samsun İçin Kritik Uyarı: Fay Hattı, Sıvılaşma Ve Heyelan
Hazırlanan raporda Samsun özelindeki deprem tehlikelerine geniş yer ayrıldı. İlin güneyinden geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAFH) Vezirköprü, Havza, Ladik ve Asarcık ilçelerini doğrudan tehdit ettiği hatırlatılırken, 1943 Ladik Depremi'nin yıkıcı gücüne atıfta bulunuldu. Çarşamba ve Bafra ovaları ile Atakum ve Canik sahil bandındaki alüvyal zeminlerde yüksek yeraltı su seviyesinin sıvılaşma riski oluşturduğuna dikkat çekildi. Ayrıca, İlkadım ve Canik’in dik yamaçlarındaki heyelan tehlikesi ile 1999 öncesi inşa edilen mühendislik hizmeti almamış yapı stokunun birleşmesinin, kentteki faturayı ağırlaştıracağı uyarısı yapıldı.
Sadece Bina Yaşı Değil, Kaçak Müdahaleler De Ölüme Davetiye Çıkarıyor
Risk analizlerinin sadece binanın yapım yılı üzerinden yapılmasının eksik bir yaklaşım olduğu belirtilen açıklamada, yapıların kullanım geçmişinin de hayati önem taşıdığı ifade edildi. Zemin katlardaki duvarların yıkılması, kolon ve kirişlerin kesilmesi, kaçak kat çıkılması gibi taşıyıcı sistemi zedeleyen müdahalelerin binaları güvensiz hale getirdiği; bu nedenle düzenli ve periyodik yapı denetimlerinin şart olduğu vurgulandı. Öte yandan, 6 Şubat depremlerinde yıkılan yeni binalar hatırlatılarak, zemin etüdünden şantiye şefliğine kadar uzanan mühendislik zincirinde taviz verilmemesi gerektiğinin altı çizildi.
Dirençli Kentler İçin Acil Eylem Çağrısı
Sürecin rant odaklı parsel bazlı dönüşümlerden çıkarılıp, risk odaklı ve şehir planlama ölçeğine taşınması gerektiğini belirten TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi 21. Dönem Yönetim Kurulu, acil atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı:
Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri derhal oluşturulmalı.
Yapıların risk durumlarını izlemek üzere "Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi" kurulmalı.
Dar gelirli yurttaşların barınma hakkını koruyan, erişilebilir kamusal finansman kaynakları sağlanmalı.
Zemin-yapı uyumu esas alınmalı; sıvılaşma riski taşıyan alüvyal zeminlerde yapılaşma şartları sıkılaştırılmalı.
Yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini izleyecek periyodik yapı kontrolü, yasal bir zorunluluk haline getirilmeli.
İlkadım ve Atakum gibi nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerde afet lojistiği altyapısı hazır, nitelikli toplanma ve geçici barınma alanları inşa edilmeli.















