BİRTEK-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, DİSK Genel-İş için "Sarı sendikacılığın kitabını yazdılar" ifadelerini kullanırken, Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ise organize sanayi bölgeleriyle birlikte Türkiye'nin "proleter kentlere" dönüştüğünü vurguladı.
Atakum Belediyesi’nde 6 aydır maaşlarını alamadıkları için açlık grevi dâhil 15 gün süren eylemler sonucunda haklarını kazanan işçilerin ev sahipliğinde gerçekleşen panele yoğun ilgi gösterildi. Son dönemde işçi hareketlerinde öne çıkan Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu’nun yanı sıra Tunceli eski Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu da konuşmacı olarak katılarak sendikal bürokrasiye ve uzlaşmacı politikalara dikkat çekti.
DİSK Genel-İş’e sert suçlama: ‘Kitabını yazdılar’
Atakum Belediyesi’ndeki direniş sürecini hatırlatarak konuşmasına başlayan BİRTEK-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, DİSK Genel-İş yönetimini hedef aldı. Sendikaların işbirlikçi tutum sergilediğini savunan Türkmen, "Nasıl sendikacılık yaptıklarını biliyoruz. Sarı sendikacılığın kitabını yazdılar" değerlendirmesinde bulundu.
Sendika sermayeden ve devletten bağımsız olmalı
Sınıf sendikacılığının vazgeçilmez kuralının tam bağımsızlık olduğunu vurgulayan Türkmen, sendikacılığın bir meslek olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade etti. Kamu ve yerel yönetimlerdeki sendikal döngüyü eleştiren Türkmen, şu ifadeleri kullandı:
"Sendikacılığın bürokratik bir meslek olmaktan çıkması, iktidarın ve sermayenin etkisinden uzak durması gerekiyor. Belediye başkanının bir işaretiyle bir gecede sendika değiştiriyorsanız, işçi olarak bağımsız hareket etmeniz imkânsızdır. Türkiye'de sarı ve bürokrat sendikacılığın başladığı yer kamu iş yerleri ve belediyelerdir. Hangi iktidar geldiyse ona yakın sendikaya geçiş buralarda başladı. Bu döngüyü kırmak zorundayız."
Lüks arabalara binen sendikacı işçinin kaderini paylaşamaz
Sendika yöneticilerinin tabandan kopuk yaşadığını dile getiren Türkmen, işçilerin aidatlarıyla konfor alanı oluşturanların mücadele veremeyeceğini belirtti:
"Üyeleri açlık sınırının altında ücret alırken, onlardan beş-on kat fazla maaş alan ve lüks arabalara binen yöneticiler işçiyle aynı kader birliğini kuramaz. Bu sendikacılar artık bizim oturduğumuz mahallelerde bile oturmuyor. İşçinin beş-on katı maaş alan birinin önceliği hak aramak değil, kendi konforunu ve rantını korumaktır. Böyle bir sendikacı patronla da iktidarla da iş birliği yapar. İşçinin yönetime doğrudan katılmadığı her yerde bürokrasi başlar."
Bir katılımcının sendikal eğitim yetersizliğine dair sorusunu da yanıtlayan Türkmen, "Bu sendikalar iyi ki eğitim vermiyor. Verseler ne öğretecekler? En iyi bildikleri şey uzlaşma ve patron yanlılığı" dedi.
Başaran Aksu: Neoliberalizm toplumu mülksüzleştirdi
Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ise konuşmasında son 40 yılda uygulanan neoliberal dönüşümün toplumsal yapıyı kökten değiştirdiğini söyledi. Aksu, toplumun hızla yoksullaştırıldığını ve mülksüzleştirildiğini ifade etti.
Merzifon’dan Tekkeköy’e organize sanayiler proleter kentler kurdu
Türkiye genelinde sanayinin ulaştığı boyuta işaret eden Aksu, özellikle Karadeniz havzasındaki OSB yapılaşmasına dikkat çekti:
"Karadeniz'in her yerinde; Merzifon'dan Tekkeköy'e, Çarşamba'dan Fatsa'ya kadar OSB'lerde çalışan işçilere baktığımızda Türkiye'nin artık bir proleter kentler ülkesine dönüştüğünü görüyoruz. Bu dönüşüm beni heyecanlandırıyor; çünkü işçilerin yeni bir dünya yaratabileceğine inanıyorum. Fabrikalarda, marketlerde çalışan gençler artık üniversite mezunu, yabancı dil biliyor ve dünyayı takip ediyor. Sınıf hem sekülerleşiyor hem küreselleşiyor. Biz kısır siyasi tartışmalarla vakit kaybederken işçi sınıfı kendi gücünü inşa etmek zorunda."
Sol partilere ve yerel muhalefete eleştiri
Sol muhalefetin ve yerel dinamiklerin emek mücadelelerinde yetersiz kaldığını öne süren Aksu, Merzifon Organize Sanayi Bölgesi’ndeki GM Teknik Cam grevini örnek verdi. Aksu, işçilerin yalnız bırakıldığını belirterek, "Bin liralık artış isteyen işçiler tehdit edilirken Samsun muhalefetinden çıt çıkmadı. Oysa orada 6 bin işçinin kaderi oylanıyordu. Mücadele ve düşünüş biçimimizi kökten değiştirmek zorundayız" diye konuştu.
Maçoğlu belediyelerdeki bürokrasiye dikkat çekti
Panele katılan eski Tunceli ve Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu da yerel yönetimlerdeki sendika bürokrasisinin işleyişine değindi. Kendi başkanlık dönemlerinde sendikalarla yaşadığı deneyimlerden örnekler aktaran Maçoğlu, sendika yönetimlerinin bürokratik engellerden arındırılarak işçinin söz hakkının genişletilmesi gerektiğini kaydetti.














