İnsan sürekli bir tamamlanmışlık hissi içinde hareket eder. Bir şey yaşamıştır, anlamlandırmak ister. Bir düşünce aklına gelmiştir, sonuna kadar götürmek ister. Bir soru sormuştur, cevap arar. Bir adres arıyorsa bulmak ister. Bir ilişkinin neden bittiğini anlamaya çalışır.
Bir insanın kendisine neden öyle davrandığını çözmek ister. Bir kitabı okur, sonunu merak eder. Bir olay yaşar, “Neden oldu?” diye sorar. Çünkü insanın içinde tuhaf bir ihtiyaç vardır. Yarım kalan şeyi tamamlamak…
Ama acaba bu yalnızca psikolojik bir alışkanlık mıdır? Yoksa insan zihninin çalışma biçiminde daha derin bir şey mi vardır? Yarım kalan neden zihnimizi meşgul eder?
1927 yılında Sovyet psikolog Bluma Zeigarnik, tamamlanmamış ve tamamlanmış görevlerin hafızadaki yerini araştırdı.















