“Pakistan” bir medeniyetin değil; Punjab, Afghania, Kashmir, Indus-Sindh ve Balochistan bölgelerinin baş harflerinden türetilmiş yapay bir formüldür.
Yani bir İngiliz aklı ürünü: PAK-istan.
Bu proje, 1947’de İngiltere’nin desteğiyle Hindistan’dan koparılan Müslüman bölgelerin birleştirilmesiyle kuruldu.
Kurucusu Muhammed Ali Cinnah, Hindistan’daki Müslümanları ayrı bir çatı altında toplamak stiyordu.
Ama bugün o harflerden biri Belucistan artık bu yapının parçası olmak istemiyor.
Beluçlar, Kürtlerle akraba topluluklardan, aynı dil ailesine mensup.
Beluç lider Mir Yar Beluç, Pakistan’dan bağımsızlık ilan ettiklerini ve BM’ye başvurduklarını açıkladı.
Bu sadece Pakistan’ı değil, İran’daki 12 milyondan fazla Beluç’u da doğrudan ilgilendiriyor.
Zamanlama sizce de manidar değil mi?
ABD-İsrail destekli Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) haritasında “Free Balochistan” çoktan çizilmişti.
Şimdi o harita tıkır tıkır işliyor…
Diplomatik cephede de sessizlik yok:
Hindistan’daki Beluç diasporası, BM ve Hindistan hükümetine çağrıda bulundu:
“Özgür Beluçistan’ı tanıyın!”
Baloch Welfare Association şu ifadelerle destek istedi:
“70 yıldır süren asimilasyon, sömürü ve kayıpların son bulması için Beluçların kendi kaderini tayin hakkı tanınmalı.
Bağımsız Beluçistan, bölgeye barış ve adalet getirecek.”
Sonuç net:
Sınırlar değil, haritalar konuşuyor.
Peki bu gelişmeyi okuduğunuzda zamanlaması ve yöntemi itibariyle aklınıza ne geliyor?
