Amasya’da gece başka akar. Yeşilırmak kıyısında otururken zaman ağırlaşır, taş köprü susar, mezar kayaları bile sanki anlatmak ister ama susar. O gece de öyleydi. Eski bir çay bahçesinde, annemden kalma hırkam omzumda, usul usul çiseleyen yaz serinliğinde bir sigara yaktım.Kafamda bir şeyler dönüyordu. Hem dünya için hem kendim için kırgındım. Derken babamın eski bir arkadaşı çıkageldi, yanında bir genç adamla. Tanıştırdı:Bu, Kudüs’ten. Oğlum gibi. Babasının emaneti.Adını vermem doğru olmaz. Ama sesi, ifadesi, bakışları… hâlâ içimde bir yerlerde.Oturdu, sessizdi önce. Sonra çayın buğusuna baktı uzun uzun.
Gazze’de çocuklar ölmüyor artık,dedi. Çünkü ölmek için önce yaşamak gerek
Birden bir tokat gibi çarptı bu cümle. Sigarayı yaktım yeniden, elime değil sanki yüreğime duman sarıldı. Neler gördün?” dedim. Sorduğuma bin pişman olarak.
Dizlerini kıvırdı, eğildi hafifçe:Bir çocuğun kolu yoksa ve o bunu dert etmiyorsa, anlayın ki o çocuk artık çocuk değildir.
Baktım, eli cebinde buruşuk bir fotoğraf aradı. Çıkardı.Bir adam, harabeye dönmüş bir evin önünde taş gibi durmuş.Bu adam,” dedi, bir gecede üç evladını kaybetti. Hiçbir uyarı yoktu. İsrail, o gece hiçbir açıklama yapmadan bir mahallenin üstüne ölüm yağdırdı. Dünya meşru müdafaa dedi. Ama o gece Gazze’den tek bir taş bile atılmamıştı.Bir sigara daha yaktım. Titreyen elimden düşecekti neredeyse çakmak.
Ben burada geceye karşı dert yanarken, orada birileri sabahı göremiyordu.anatlmaya devam ediyordu. Hastane hedef. Okul hedef. Camii, pazar, oyun parkı Her şey hedef. Bir çocuğun kurşun sesiyle uyanması artık sürpriz değil. Ve en kötüsü ne biliyor musun? Ölmekten korkmuyorlar. Çünkü yaşamak, zaten ölümün bir provası olmuş orada.
Amasya sessizdi o gece. Nehrin sesi bile kısılmış gibiydi. Karşımızdaki Kral Kaya Mezarları sanki utanmış gibi karanlığa gömülmüştü.Sonra bana döndü:Ben gönüllü gittim. Devlet yollamadı. Vicdanım gönderdi. Çünkü sustukça suç ortağı oluyoruz. İsrail sadece sınırı geçmedi. O, insanlığın tüm sınırlarını aştı. Bu bir savaş değil. Bu, susanlar ve direnenler arasında bir çizgi.Bir sigara daha yaktım. Bu sefer içemedim. Boğazıma dizildi her şey.
Filistin uzak değilmiş meğer. Bazen bir adamın bakışında, bazen bir çocuğun kolundaki boşlukta bazen de insanın içindeki sessizlikte yaşarmış.Gece bitti. Ama içimde o gece hep kaldı.Ve o fotoğraftaki adam gibi ben de bazen sadece boşluğa bakıyorum.
