Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım

Aydan KURT

27-06-2026 14:54

Her gün gönlümden geçenleri kâğıda dökebilirim. Ama yazılarımın yalnızca bir yazı olarak kalmasını değil, birilerine dokunmasını, birilerinin sesi olmasını istiyorum. Bu yüzden sık sık kendime şu soruyu soruyorum:

Bugün neyi yazmalıyım?

Bu kez niyetim kadınlarla oturup ülke gündemini konuşmaktı.

Sorularım hazırdı:

“Sizce ülkenin en büyük sorunu ne?”

“CHP’de yaşanan gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?”

“Yerel yönetimden memnun musunuz?”

“Amerika ile İran arasında yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Ama sohbetlerimiz hiç beklediğim yere gitmedi.

Çünkü insanların gündemi bambaşkaydı.

Birbirine sevdalı gençler aileleri  izin vermediği için ayrılmışlar ve gençlerden biri yaşamına son veriyor ve bir daha kimseyi sevip evlenmiyor.

Bir evde bahis ve uyuşturucu batağına saplanan bir adam, ailesinin hayatını karartıyor.

Başka bir hikâyede iki genç birbirini severek kaçmış. Herkes mutlu son beklerken işsizlik, geçim sıkıntısı ve şiddet o yuvanın kapısını çalmış. Araya çocuklar giriyor. Baba ocağını terk ederek kurulan hayat, sonunda büyük bir çıkmaz.

Bir kız çocuğu annesini hiç tanımadan büyüyor. Annesi küçük yaşta vefat etmiş, onu ablası büyütmüş. Babası okumasına izin vermemiş. Ablası gizlice kardeşini okula yazdırmış, ancak gerçek ortaya çıkınca ikisi de dayak yiyerek okuldan koparılmıştı.

Sonuç

14 yaşında bir evlilik...

Eğitimli ve iyi bir ailede büyümesine rağmen uyuşturucunun pençesine düşen bir genç...

Keşke bütün bu hikâyelerin sonunu mutlu yazabilseydim.

Ama yazamıyorum.

Çünkü bunlar film değil.

Ve filmlerin sonunda gördüğümüz “Gerçek hayat hikâyesinden uyarlanmıştır” cümlesinin aksine, gerçek hayat çoğu zaman anlatılanlardan daha ağır.

Asıl sormamız gereken soru şu:

Yirmi yıl önce de yaşanan, bugün de yaşanmaya devam eden bu sorunlar neden değişmiyor?

Sonra kendi kendime düşünüyorum:

Ben bunları yazınca ne olacak?

Belki hiçbir şey.

Ama görmezden gelirsek zaten hiçbir şey değişmeyecek.

"Doğduğun ev kaderindir" mi bilmiyorum.

Bildiğim tek şey, bazı insanların omuzlarına çocuk yaşta taşımak zorunda kaldıkları kadar ağır yükler bırakıldığı.

İşte bu yüzden ülke gündemi birçok insanın gündemi olamıyor.

CHP’nin başına kimin geldiği kimin umurunda?

Amerika ile İran arasında ne yaşandığı kimin umurunda?

Tenceresini kaynatmaya çalışan insan, ülke meselelerini tartışacak gücü kendinde nasıl bulsun?

Akşam eve döndüğünde şiddet görme korkusuyla yaşayan bir kadının gündeminde NATO olabilir mi?

Uyuşturucu kullanan evladını kurtarmaya çalışan bir annenin, torunlarını doyurmaya çalışan bir anneannenin, sevdiğine kavuşamayan bir gencin gündemi siyaset olabilir mi?

Belki bugün ülke gündemini konuşamadık.

Ama umudumu kaybetmedim.

Bir gün insanların önce hayatta kalmayı değil, nasıl daha iyi yaşayacağını konuştuğu günler gelecek.

Bir gün sorunlarımızı değil, çözümlerimizi tartışacağız.

Bir gün sesimizi nasıl daha güçlü duyurabileceğimizi konuşacağız.

Bir sohbetimizde Hatice Hanım bana dönüp gülümseyerek şöyle dedi:

“Şikâyetim var sizden.”

“Neden?” diye sordum.

“Çünkü çok pozitif ve çok güler yüzlüsünüz.”

Evet, pozitifim.

Evet, umutluyum.

Çünkü umudu kaybettiğimiz gün, mücadeleyi de kaybederiz.

İnanıyorum ki bir gün bu sıkıntılar bitecek, yeni kapılar açılacak.

Belki de o kapıları; dualarımız, sabrımız, birbirimize uzattığımız eller, kalpten kalbe uzanan sevgiler ve hiç kaybetmediğimiz umut açacak.

Bir kapı kapanacak.

Başka bir kapı açılacak.

DİĞER YAZILARI Müsait Değilim 01-01-1970 03:00 Bir yolculuktan fazlası... 01-01-1970 03:00 ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End) 01-01-1970 03:00 Oyunlar… 01-01-1970 03:00 İstifa Ettim 01-01-1970 03:00 Yorulmuyor musun? 01-01-1970 03:00 Çok şey istemedik... 01-01-1970 03:00 Farkında mısınız? 01-01-1970 03:00 Bir kelime ile... 01-01-1970 03:00 Çok şey ama hiç bir şey... 01-01-1970 03:00 Neleri kaçırıyoruz... 01-01-1970 03:00 Güncel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Umut ekip... Hayaller kuruyoruz... 01-01-1970 03:00 Değer (li) mi? 01-01-1970 03:00 Çeyiz Sandığı 01-01-1970 03:00 Her şeyin bir vakti var... 01-01-1970 03:00 Nassınız bakem... 01-01-1970 03:00 Bir daha dünyaya gelseniz... 01-01-1970 03:00 Başarılısınız ve değerlisiniz... 01-01-1970 03:00 İmza Gününün Ardından 01-01-1970 03:00 Bunu da yaptım... 01-01-1970 03:00 Yara Nerede? 01-01-1970 03:00 Jetgiller 01-01-1970 03:00 Sıradaki Şarkı Size Gelsin 01-01-1970 03:00 Göğe taş atıp, altında durasım var! 01-01-1970 03:00 Can Kırıkları 01-01-1970 03:00 Maniler bizden... 01-01-1970 03:00 Sinir olduklarımız... 01-01-1970 03:00 Acı 01-01-1970 03:00 Çokkkk! 01-01-1970 03:00 Soğuk 01-01-1970 03:00 Sanane Banane 01-01-1970 03:00 Balkon 01-01-1970 03:00 Sizde durumlar nedir! 01-01-1970 03:00 HÜZÜNLÜYÜM... 01-01-1970 03:00 İkizler Firarda 1 01-01-1970 03:00 Biz mi yönetsek! 01-01-1970 03:00 Ne yaşadım diye sordunuz mu! 01-01-1970 03:00 Ben Çıkamadım İşin İçinden Siz Çıkabildiniz Mi! 01-01-1970 03:00 Ah Bu Teyzeler 01-01-1970 03:00 Hiç Birşey Eskisi Gibi Olmayacak! 01-01-1970 03:00 İftarlık Pideler… 01-01-1970 03:00 Hayırda Buluşalım! 01-01-1970 03:00 Ceza mı? Ödül mü? 01-01-1970 03:00 Okyanusda Bir Damla 01-01-1970 03:00 Nereye Kadar... 01-01-1970 03:00 Mendil 01-01-1970 03:00 Bir An...! 01-01-1970 03:00 Kaç Kere! 01-01-1970 03:00 Var Ol… 01-01-1970 03:00 Yaşarken Söyleyin 01-01-1970 03:00 Ekildik… 01-01-1970 03:00 Hayata Gelmemizin Bir Sebebi Var 01-01-1970 03:00 Farklıyız, farkındayız, buradayız! 01-01-1970 03:00 Emekleri İle Topluma Deniz Feneri Olan Kadınlarımız Ve İZKAB 01-01-1970 03:00
haber yazılımı