Cinsiyet geçiş süreci yasal düzenlemeleri ertelenmemeli!

Sağlık Bakanlığı’nın 1985 ile 2026 Temmuz dönemini kapsayan resmi verileri, Türkiye’deki toplam HIV/AIDS vakalarının 63 bin 766’ya ulaştığını ortaya koydu.

Sağlık - 10-09-2026 16:49

Cinsiyet geçiş süreci yasal düzenlemeleri ertelenmemeli!

Açıklanan istatistiki dökümde vakaların önemli bir bölümünün cinsel yolla bulaştığı tespit edilirken; kamuoyunda, uzman çevrelerde ve hukuk camiasında hem toplum sağlığı hem de aile yapısının korunmasına yönelik yasal adımlar tartışmaya açıldı.

Verilere göre toplam 63 bin 766 vakanın dağılımında heteroseksüel cinsel ilişki kaynaklı bulaşlar 16 bin 62 ile ilk sırada yer alırken, eşcinsel/biseksüel ilişki kaynaklı vakaların sayısı 6 bin 899 olarak kaydedildi. Anne karnında veya doğum sırasında anneden bebeğe geçen vakalar 267, kan ve kan ürünleri yoluyla bulaşan vakalar ise 108 olarak kayıtlara geçti.

En riskli yaş grupları: 25-44 yaş aralığı öne çıkıyor

Bakanlık dökümünde yaş gruplarına göre yapılan inceleme, hastalığın en çok genç ve orta yaş kesiminde yoğunlaştığını gösterdi. İstatistiklerde 35-39 yaş aralığında 445, 30-34 yaş aralığında 416, 40-44 yaş aralığında 345, 45-47 yaş aralığında 327 ve 25-29 yaş aralığında 284 kayıtlı vaka bulunduğu bildirildi.

Tablonun toplum sağlığı açısından yarattığı risklere dikkat çeken uzmanlar, aile yapısının korunması ve kontrolsüz ilişkilerin engellenmesi adına daha caydırıcı mekanizmaların kurulması gerektiğini belirtiyor.

Uzmanlardan "kurumsal ve hukuki tedbir" çağrısı

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Psikolog Hüseyin Kaçın, ahlaki ve fiziksel yozlaşmanın toplum sağlığını doğrudan tehdit ettiğini savundu. Pandemi döneminde olduğu gibi uzman heyetlerin oluşturulması gerektiğini ifade eden Kaçın, zinanın ve meşru olmayan sapkın münasebetlerin cezai müeyyidelere bağlanmasının caydırıcılık sağlayacağını dile getirdi. Cinsiyet geçiş süreçlerine dair yasal düzenlemelerin ertelenmemesi gerektiğini belirten Kaçın, konunun yargı paketlerinde ele alınması ve toplumsal propaganda mecralarına sınır getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hukukçulardan Anayasa’nın 41. maddesi vurgusu

Avukat İlhami Sayan ise meselenin anayasal ve hukuki boyutuna işaret etti. Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olarak kabul edildiğini ve devlete bu kurumu koruma yükümlülüğü yüklendiğini hatırlatan Sayan, evlilik dışı ve toplum kültürüne aykırı ilişkilerin yalnızca ahlaki değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı krizi doğurduğunu kaydetti.

Sayan, sadece yasal maddelerin değiştirilmesinin yeterli olmayacağını belirterek; mahkeme uygulamalarında, yargı kararlarında ve içtihatlarda ailenin korunmasını öncelikleyen köklü bir zihniyet dönüşümünün hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Burun Estetiği Kararı Verirken Önce Yüzü Bir Bütün Olarak Değerlendirmek Gerekir

Burun Estetiği Kararı Verirken Önce Yüzü Bir Bütün Olarak Değerlendirmek Gerekir

03-09-2026 - Sağlık

Kurtuluş Savaşı’nın Sansürsüz Tarihi

Kurtuluş Savaşı’nın Sansürsüz Tarihi

14-08-2026 - Sağlık

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat