https://www.akasyam.com/files/uploads/user/-0ab51cdf82.png
Nihat Güç

İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur

18-04-2026 18:02

İmtihan hep vardı.

İnsanoğlu hep imtihandaydı. İmtihan, insanoğluyla başladı, insanoğluyla devam edecek ve nihayet insanoğluyla beraber nihayete erecektir. Teknolojiden önce de imtihan vardı, teknoloji geliştikten sonra da imtihan var olacaktır. At arabasıyla tüm işlerin görüldüğü zamanlarda da imtihan vardı, son model araçlar ile yolculuk yapıldığı zamanlarda da imtihan devam etmektedir. Çadırlarda yaşayan insanlar da imtihana tabi oldular, tripleks dairelerde yaşayanlar da imtihan edilmekten yakalarını kurtaramadılar. Nerede olursa olsun, hangi şartlar altında bulunursa bulunsun insanoğlunun var olduğu her yerde, yaptıklarıyla ve yapması gerekirken yapmadıklarıyla her daim bir imtihan var olacaktır.

Varlıkta da imtihan vardır yoklukta da imtihan vardır. Gençlikte de imtihan vardır, ihtiyarlıkta da imtihan var olacaktır. Erkekler de imtihana tabi tutuldular, kadınlar da imtihana tabi tutulacaklardır. Aklı başında olan insanların yakalarını imtihandan kurtaramadıklarına her gün şahit olmaktayız. Cennet hep aynı cennet, cehennem hep aynı cehennemdir. Dün bambaşka bir cennet için imtihana tabi tutulan insana rast gelmediğimiz gibi bugün farklı bir cehennemden uzaklaşmak için didinen insana da rast gelmiyoruz. Hep aynı imtihan… Ortam, zaman, nesne ve insanların isimleri değişiyor olsa da şartlar değişmiyor. Dikkat edin, dikkatli davranın! Kazanmak da kaybetmek de bilerek yaptığımız tercihlerimize bağlı olarak deveran etmektedir.

Bu imtihanı Kur’an ve Sünnet çerçevesinde tanımlayabiliriz. Kur’an ve Sünnetten ileri gelen her emir ve her yasak imtihanın en önemli nüvesidir, şartıdır. Şayet insanoğlu tabi tutulduğu bu imtihanı aklıyla icat ettiği teknolojik aletler ile tanımlayabilecek, sınırlarını koyabilecek olsaydı, Yüce Allah ne peygamber gönderirdi ne de kitap indirirdi. Hayatı boyunca akıntıya karşı kürek çeken insanların, şayet akıntının nereden geldiğini, bu akıntıya kimlerin, niçin ve nasıl kapıldığını Kur’an ve Sünnet penceresinden bakarak tespit edebilseydi derin bir nefes alacak, yoluna bakacak ve emin adımlarla kurtuluşa doğru yürüyebilecekti. Ama ne yazık ki bu böyle olmadı. İnsanoğlu yapacaklarını ilahi kelamdan devşirmedi. İlahi kelama sırt döndü. Hatta elinden geldiği kadarıyla da karalamaya çalıştı. Dolayısıyla hayat masasını düzgün kuramadı. Masayı düzgün kuramayınca da üzerine dizdiği her ne varsa yamuk yumuk ve düzensiz bir şekilde yer aldı. Salonda ve masa başında olması gerekenler dışarıda, kapı dışarı edilmesi gerekenler de ne yazık ki masanın başköşesinde yer aldı. Masanın çevresinde yer alan insanların ve üzerine konulan nesnelerin düzgün ve olması gereken vechiyle olmasını istiyorsak bunun için yapılacak ilk iş masayı yeniden tanımlamak ve düzgün bir şekilde olması gereken yere imtihan kuralları çerçevesinden yeniden konumlandırmak gerekmektedir.

Unutmayın! İslam’ın düşmanları aynı zamanda insanlığın da düşmanıdırlar. İslam’ın yani insanlığın düşmanlarını masanın başköşesine oturttuğumuz zamandan beri işlerimiz düzgün yürümedi. Nesiller sağlıklı yetişmedi. İthalat ve ihracat hakkaniyete uygun yürütülmedi. Daha da kötüsü işlerimizin ters gitmesinin nedenini bilemedik. Hemen her şeyden uzaklaşan biz, dinden de imandan da ferasetten de uzaklaşmaya çalıştık. Düşmanı dost, dostu da düşman belledik. Nevrimiz döndü, hiçbir şeyi olması gereken noktadan bakamadık.

İnsanoğlu Kur’an’dan uzaklaştığı, Sünnet’e sırt döndüğü, ahireti unuttuğu, hesap ve kitabı kale almadığı yani imtihanın varlığını kulak ardı ettiği oranda sınırları aştı, vahşileşti ve dehşet saçtı. Çevrenize bakın, vahşetin ve dehşetin zirvesinde yer alan insanların Kur’an ve Sünnet ile yol yürümeyen insanlar olduğuna tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Cehaletin zirvesinde yer alan şahısların, dünya arenasında hemen her gün onlarca katliama, yüzlerce vahşete imza attıklarına da şahitlik edeceksiniz. Nevrimiz dönünce hiçbir şeyi doğru göremez olduk. Bu konunun bugüne ait bir konu olduğunu da sakın ha unutmayınız! Vahşileşen ve ortalığa dehşet saçan insanların şeytana talebe olduklarını gördüğünüzde şaşırmayınız! Muhtemelen şu anda Şeytan kendi kendine; “Şimdi işlenen tüm bu cinayetleri, gerçekleştirilen tüm vahşilikleri insanoğluna ben mi öğrettim?" diye söylenmektedir.

İnsanoğlu yoldan çıktıktan yani Kur’an ve Sünnet’ten uzaklaştıktan sonra her şeyi yapabilir, her şeyi kendisine mubah görebilir. O halde insanları Kur’an ve Sünnet ile tanıştırmaktan başka bir şansımız, yürüyebileceğimiz alternatif bir yolumuz yok. Bundan başka bir kurtuluş reçetesine de henüz sahip değiliz.

Çocukların ne yediklerine dikkat ettiğimizden daha çok; neler okuduklarına, neler izlediklerine, nerelerde dolaştıklarına, kimler ile hangi kriterler dahilinde arkadaşlık yaptıklarına, kimin veya kimlerin kulu ve kölesi olduklarına dikkat etmemiz biz büyüklerin boynunun borcudur. Çocukların sanal aleme dalmasına engel olmamız lazım. Sanallaşan insan gerçek yaşamı sanal olarak algılayacaktır. Böylesi insanların ayakları hiçbir zaman yere değmez. Ayakları yere basmayan insanlar yaşamı boyunca imtihanın farkına da varamaz. Hem dünyasını kaybedecek hem de ahirette ziyana uğrayacaktır.

Tek bir örnek vermek istiyorum. Devlet içkinin üretilmesini, satılmasını ve içilmesini serbest bıraktığı müddetçe, siz istediğiniz kadar; “İçki içmeyin! İçki her türlü kötülüğün anasıdır!” diye vaz-u nasihatlerde bulunun. Sizi dinleyen insan sayısı çok çok az olacaktır. Çünkü ortada içki denen bir realite vardır ve devlet denilen aygıt buna engel koymamaktadır. Şayet devlet eliyle içkinin üretilmesi, satılması ve içilmesi yasaklanacak olursa, çok az insan bu mereti içmeye teşebbüs edecektir. İçenler de gizli gizli, kimselerin görmediği yerleri tercih edeceklerdir. Kumar da böyledir, fuhuş da faiz de böyledir. Yine devlet eliyle tiktok gibi gençlerin beynini uyuşturan, insanlıktan uzaklaştıran, her türlü kötülüğe öncülük eden sosyal medya platformlarına ulaşımı zorlaştırılacak olursa hiç kimsenin “Tiktok şöyle kötüdür, tiktok böyle necistir.” demesine gerek kalmayacaktır. Söz konusu kötülüğe isteyen gençlerin istedikleri zaman ve istedikleri ortamda ulaşmaları mümkün olmayacaktır.

Cahiliye sistemleri insanoğluna hiçbir zaman huzur, saadet ve mutluluk getirmedi, bu gidişle de getirmeyecektir. Kötülükler; her zaman ve her yerde alenen işlene biliyorsa mutluluk ve saadetten bahsetmek de mümkün olmayacaktır. Ancak bazı köşe başlarını tutmuş kötülüğe boğazına kadar batmış kimi insanları mutlu görebilirsiniz(!) Etrafına saçmaya çalıştıkları mutluluk gülücükleri, içten gelen değil, taraftar toplamaya çalışmak adına sahip oldukları sahte gülücükler olduğunu unutmayınız!

Halbuki İslam; insanlığın huzur ve mutluluğunu isteyen, ne pahasına olursa olsun saadeti temin eden yegane dindir. İslam Devleti her insanın din, nesil, akıl, mal ve can emniyetini sağlamakla görevlidir. Bunlar, her insan için olmazsa olmaz ana unsurlardır. Bu unsurları korumak için ne gerekiyorsa o yapılır. İnsanın dinine, nesline, aklına, malına ve canına gelecek saldırılar şu şekilde engel olunur;

1-Devlet; kişilerin suça ulaşımına mani olmak zorundadır. Bu devletin varoluş nedenidir. Suça ulaşımına mani olmak için devlet eliyle engeller konulur. İsteyen kişinin; istediği suça, istediği zaman ve istediği mekanda elde etmesinin önündeki en büyük engel devletin bizzat kendisidir. O yüzden İslam Devleti’nin birinci önceliği kötülüğü ortadan kaldırmaktır. Kötülük daha işlenmeden ortadan kaldırılır.

2-Devlet; kişilerin yaşına, cinsiyetine, makamına, malına ve mülküne bakılmaksızın işlenen suçlara caydırıcı cezalar uygular. Mahkeme nezdinde, mahkeme heyeti de dahil olmak üzere, A’dan Z’ye herkes eşit muamele görür. Uygulanacak olan cezalar, şehrin en kalabalık meydanında herkesin gözü önünde acıma hissetmeden, infaz edilir. Buna bizzat şahitlik eden insanların böylesi bir ahlaksızlığa bir daha teşebbüs etmelerinin önüne geçmek içindir.

3-Evvela insanların kalbine Yüce Allah’ın korkusunu, haşyetini (Cennetin ve cehennemin varlığını) ilmik ilmik işlenmesine çaba harcar. Eğitimden tutun da sosyal hayatın tüm alanlarında İslam’ın öngörüleri neşvünema bulur. Allah’ın adıyla başlanan tüm işler Allah’ın adıyla nihayete erdirilir. Hiç kimsenin görmediği mekânlarda kendisini gören Yüce Allah’ın her şeyi gördüğünü ve duyduğunu, yaptıklarını kayda alan meleklerin mevcudiyetini gayet güzel bir şekilde beller ve içselleştirir. Yaptıklarının kayıt altına alındığını ve zamanı geldiğinde hesabını en ince noktasına kadar vereceğini bilen bir insan, hiç suça bulaşır mı?

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır Zuhruf Suresi'ne Başlarken ABD-İsrail Ve İran Savaşı Ramazan’a Elveda İsrail-ABD, İran Ve Biz Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! Rol Modellerimz (!) İyi İnsan, Kötü İnsan İnsanlarımız Ve İslam Cahiliye Düzeni Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! Kur’an’dan Birkaç Mesaj Ana Eksenimiz Ne? Gittikçe Bunalıma Batıyoruz Müslüman Ve Kâfir Güvenlik Gerekçesi İman Etmek veya Küfre Düşmek Sumud Filosu Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz İslam Ve İnsan İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık Yasaklanan İslam’dır. Laik Ortam Ve Müslümanlar Gündem Gazze! Dua ve Savaş Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek İsrail’e Askeri Müdahale Şart Suriye Ve Durziler Meselesi Şaşkın İnsan Diyanet İşleri Başkanlığı Müslümanlar Ve Kâfirler İsrail İran Savaşı Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular İşlevsel İslam Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- Adil Olmak Veya Zulmetmek İnsanların Hedefleri ve Başarıları Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz İslam’a Tabi Olmak Değişimi Iskalamak Si(s)temsel Bir Eleştiri İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım Gündemi Değerlendirme Biçimi Bir Filistin Yazısı Daha Hesabı Da Unutmayın! Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? Kurtuluş Noktası GAZZE Takva Elbisesi Ve Tesettür Ayak Uyduramıyorum İslam ve Beşeri Sistemler Her İnsanın Bir Karnesi Vardır Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı Sünnettüllah Niyet -2- Niyet -1- Suriye Meselesi -3- Suriye Meselesi -2- Suriye Meselesi Tesettür Üzerine -3- Bir Oku Bin Düşün Tesettür Üzerine -2- Tesettür Üzerine -1- Biz, Bize Benzemek Zorundayız Bahaneleri Çok Kime Göre Neye Göre Şahidimiz Bedenimizdir Bir Ayetin Düşündürdükleri 7 Ekim El-Aksa Tufanı Cahiliye Dönemi Anatomisi Gazze ve Biz Sitem ve Sistem Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri Sürü Psikolojisi -5- Sürü Psikolojisi -4- Sürü Psikolojisi -3- Sürü Psikolojisi -2- Sürü Psikolojisi -1- Şeriat’a Karşıyım İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- Filistin ve Biz İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- Bangladeş’te Kıyam İsmail Haniye İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- Elleri Kuruyasıcalar! Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder İlahlaşmak Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin Futbol En Büyük Afyondur 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir Kültürel Emperyalizm Suçun Şahsiliği Esastır Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme Aman ha! Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor Arkası Gelmeyen Sorular Ah! Gazze ah! Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir Doğruluk İspat Gerektirir Batı(L) Ülkeleri İman Hakikati Şehit Hasan Saklanan Filistin Okumaları Ne Dersiniz? Bitmeyen İmtihanımız Filistin Seçim Analizi Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz Her İnsan Ölecek Yaştadır Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış Zaman Üstü Bir Zaman -6- Zaman Üstü Bir Zaman -5- Zaman Üstü Bir Zaman -4- Zaman Üstü Bir Zaman -3- Zaman Üstü Bir Zaman -2- Ramazan Hoca’nın Şehadeti Zaman Üstü Bir Zaman -1- Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek PUT -3- PUT -2- Put- 1- Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin Evvet, oyun süperdi! Filistini Konuşmak -13- Filistin'i Konuşmak-12- Filistin'i Konuşmak -11- Filistini Konuşmak -10 Filistini Konuşmak -9- Filistin’i Konuşmak -7- Filistini Konuşmak -8- Filistin’i Konuşmak -6- Filistin’i Konuşmak- 5- Filistini Konuşmak-4- Filistini Konuşmak -3- Filistini Konuşmak -2- Filistin’i Konuşmak -1- İstişare Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez İbadetlerin alternatifi var mıdır! Tüm bunları namazın mı emrediyor? İnsanoğlu bu… Huyum batsın. Hz. Ömer mi Dediniz Kendimizi Unutmayalım! Nasıl Bir Doğru! Siz Ne Dersiniz, Bilmem Aynanın Karşısındayım
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik