Çekilin yoldan, mazeret şampiyonları geliyor!

Mehmet Ali Çamoğlu

29-06-2026 19:38

Haftanın yedi günü, yirmi dört saati mangalda kül bırakmayan, her konunun uzmanı, her başarının gizli mimarı (!) laf ebeleri...

Toplanın, size bir çift sözüm var. Dünyada bedava olan, vergiye tabi tutulmayan ve insanı terletmeyen tek bir eylem var: Konuşmak. Kürsüye çıkıp vatan kurtarmak, kahve köşesinden holding yönetmek o kadar kolay ki... Ama ne zaman ki kader o direksiyonu bunların eline bırakır, yani iş başa düşer; işte o an film kopar. Havada uçuşan o vizyoner cümlelerin yerini aniden bir toz bulutu ve geride bırakılan kaçış ayak izleri alır.

Çünkü laf gemisi yürütmek kolaydır, zor olan o gemiyi fırtınada batırmadan limana yanaştırmaktır.

Bu arkadaşların en büyük yakıtı bahanelerdir. Öyle yaratıcı mazeretler üretirler ki, sanırsınız bütün dünya bir araya gelmiş, bunların sabah yataktan kalkmasını engellemek için gizli komplolar kuruyor.

Başarılı adam önüne çıkan devasa dağları, tepeleri aşmak için patika ararken; bizim mazeret şampiyonları kapının önündeki ufacık bir kum yığınına takılıp "Dış güçler önümü kesti!" diye ağlar. Yahu mermeri delen suyun gücü falan değil, o damlanın arsızca, inatla aynı noktaya vurmasıdır. Azim yok, sabır sıfır, gayret hak getire... Ama sorsanız, suç hep başkasının!

Bir de bunların felsefe bükücü olanları vardır. "Zenginlik de neymiş canım, para insanın elinin kiridir, ben istemem" diye gezerler.

Bak sen şu asil duruşa! Sosyal medyada felsefe parçalayan bu arkadaşların eline o zenginliği ansızın bir verin bakalım; ne yapacaklar? "Aman ben bunu almayayım, erdemime zeval gelir" diyerek elinin tersiyle itecek bir tane babayiğit var mı bu çağda? İlk uçakla Maldivler'e bilet kesip, ertesi gün geçmişte kurduğu tüm o süslü cümleleri ilk kendisi unutmazsa ben de bir şey bilmiyorum. Parası yokken "para önemsizdir" demek, ciğere uzanamayan kedinin "zaten mundardı" diye miyavlamasından farksızdır.

Gerçek karakter, o cüzdan doluyken şımarmamaktır; cüzdan boşken felsefe yapmak değil.

Günün sonunda, bu hayat tekerleği yeniden icat etmeye çalışan ya da sadece konuşan stadyum seyircilerini değil; sahaya inip o formayı terletenleri, başarılı olanların ayak izlerini inatla takip edenleri ödüllendirir.

Laf edebiyatı karın doyurmuyor dostlar. İş başa düştüğünde altına kaçıranların masallarına kulak tıkama vakti geldi de geçiyor. Ya o mermeri delecek damla olun, ya da çekilin yoldan; dağları aşacak olanlar yürüsün!

DİĞER YAZILARI Ölçüden Aileye, Tarladan Yönetime Ayetlerin Işığı 01-01-1970 03:00 Babamın Bıraktığı Ülkede Değişenler 01-01-1970 03:00 At Yalanı, Al Beğeniyi 01-01-1970 03:00 Hacı bayram veli camii’nde siyaset, vatandaşın göğsüne uçan tekme! 01-01-1970 03:00 Kalp Aynasını Cilalamak: Kaptan, Rota Ve Büyük Vuslat 01-01-1970 03:00 Batı’nın Dijital Vebalı 01-01-1970 03:00 Vitrin Siyaseti, Omurga Sınavı Ve Milletin Son Resti 01-01-1970 03:00 En büyük yatırım nedir! 01-01-1970 03:00 Ecel Ne Yaş Dinler Ne Sıra: Bir Soda Şişesindeki Büyük Sır 01-01-1970 03:00 Çöpteki Ekmek, Raftaki Vicdan ve Kaçan Bereket 01-01-1970 03:00 İsimleri Unutuldu, Faturası Baki Kaldı 01-01-1970 03:00 Bir Dervişin Alın Teri, Bir Esnafın Kibri 01-01-1970 03:00 Haram Lokma ve Kayıp Nesiller 01-01-1970 03:00 Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler 01-01-1970 03:00 Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı 01-01-1970 03:00 Rehberden Silinen Her Numara, Taştan Silinen Bir Yazı 01-01-1970 03:00 Kendi Ömrünü Çizenler: Bir Çekiç, Bir Anahtar ve Elli Yıl 01-01-1970 03:00
haber yazılımı