Parlamenter sistemle yönetim zamanı çoğu zaman koalisyon hükümetleri kurulmuş ancak çok kısa ömürlü olmuştur sürekli kaos sürekli sorun sürekli anlaşamama durumu..
Tabiidir ki babanın oğulla annenin kızıyla kardeşin kardeşle çok ta kolay anlaşamadığı zamanda ayrı ve farklı düşüncelere sahip olan siyasi partilerin bir arada hükümet kurup da başarılı yönetim sergilemesi mümkün değildir. Bunu yaşadık ve çok açı faturasını da hala ödemekteyiz. bu nedenle güçlü liderlik ve hızlı karar alma ve uygulama mekanizmasının her alanda uygulanabilmesi çok önemlidir sorunların çözümü açısından çünkü aradan birinin çıkıpta ,, ben yaptırmam,, ben sattırmam,, ben aldırmam,, gibi şow yapması bu sistemle mümkün olmamaktadır..haliyle ortalara çıkıpta soytarılık yapanlar görüldüğü gibi anında paketlenebiliyor coğrafyamıza bakarsanız güçlü devlet güçlü ve hızlı karar mekanizması ve uygulaması ile mümkündür .. düşünün on yıllarca önce şüpheli bir şekilde işlenen ve üzeri kapatılan cinayetler bile tek tek çözülebiliyor bu çok önemli bir göstergedir.
Belki de önümüzdeki dönemin kamu yönetimi tartışmasının merkezinde tam olarak bu soru yer alacaktır: 21. yüzyılın karmaşık, sık ve eşzamanlı krizleri 20. yüzyıldan devraldığımız kurum mimarisiyle yönetilebilir mi? Bu soruya verilecek cevap yalnızca kamu yönetiminin geleceğini değil, demokrasinin geleceğini de yakından ilgilendirmektedir. Çünkü demokratik sistemlerin meşruiyeti yalnızca seçimlerden veya temsil mekanizmalarından kaynaklanmaz; vatandaşların karşı karşıya kaldıkları sorunlara makul bir süre içerisinde etkili çözümler üretebilme kapasitesi de bu meşruiyetin önemli bir parçasıdır. Devletler giderek karmaşıklaşan sorunlara cevap veremez hâle geldikçe teknokratik, otoriter veya teknoloji merkezli alternatiflerin cazibesi artabilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemin temel arayışı her zaman “daha güçlü devlet” ile “daha demokratik ,adil,ve dünyada söz sahibi devlet” olmalı anlayışının uygulamada güçlü olmasıdır. Demokratik meşruiyeti korurken daha yüksek problem çözme kapasitesine sahip bir devlet mimarisinin bölgemizde nasıl bir etki uyandırdığı ve her ülkenin bakış açısını nasıl değiştirdiğini gayet net görmekteyiz..
Üç yıl içinde onca sel felaketi,yangınlar,dünyadaki en büyük depremlerin altından kalkıp birde düşmana gözdağı vermek HER YİĞİDİN HARCI DEĞİL..
ALLAH DEVLETİMİZE ZEVAL VERMESİN
BİR YILDA 600 BİN KONUT YAPMAK VE TESLİM ETMEK HAYAL BİLE OLAMAZKEN,,!!! GERÇEK OLDU.
BÜTÜN BUNLARIN HEPSİ YÖNETİM BOŞLUĞUNUN OLMAMASINDAN VE KARARLI GÜÇLÜ MEKANİZMANIN DÜZENLİ ÇALIŞMASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR.