Siyaset bazen rakamlarla açıklanır, bazen rakamların sustuğu yerde ortaya çıkan iradeyle…
Çarşamba Belediye Meclisi’nde yapılan encümen seçimi, tam ikinci duruma işaret eden çarpıcı tabloyu gözler önüne serdi.
Sayısal üstünlüğün mutlak güç anlamına gelmediği, disiplinin çözülmesi halinde çoğunluğun hükmünü yitirdiğinin gösterir hadise yaşandı.
YETERLİ SAYI VAR, YETERLİ İRADE YOK…
Meclis aritmetiği açık…
Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ile MHP grubu toplamda 25 oya sahip…
Buna karşılık CHP’nin yalnızca 3 üyesi bulunuyor…
Normal şartlarda üç encümen üyeliğinin tamamının Cumhur İttifakı adayları tarafından kazanılması beklenirdi.
Ve fakat sonuç öyle olmadı.
AK Parti’nin aday gösterdiği isimlerden biri liste dışı kalırken, CHP’li Hüseyin Işıldak encümene girmeyi başardı.
Bu tablo, matematiğin değil, siyasetin derinlerinde işleyen başka dinamiklerin devreye girdiğini gösteriyor.
Ortaya çıkan sonuç, basit bir “oy kayması” olarak izah edilemez. Bu, açık biçimde irade kırılmasıdır. Dahası, parti içi disiplinin sorgulanmasına yol açacak nitelikte bir gelişmedir.
İÇ ÇATLAK MI, SESSİZ MESAJ MI?
Asıl soru; sonuç tesadüf mü, yoksa bilinçli tercih mi?
Cumhur İttifakı’nın meclis üyelerinden bazılarının CHP adayına oy verdiği açıktır. Durum, yalnızca yerel oylama meselesi olarak görülemez. Aksine, parti içindeki fay hatlarının yüzeye çıkması olarak okunmalıdır.
Özellikle son dönemde CHP’li belediyelere yönelik siyasi ve hukuki baskıların yoğunlaştığı atmosferde, Çarşamba’daki sonuç farklı yorumları beraberinde getirmektedir.
Kimilerine göre tablo, parti içi “gözdağı”; kimilerine göre muhalefete zor zamanında uzatılan mavi boncuk…
Her iki ihtimal siyasetin doğasında yer alır. Ancak hangisi doğru olursa olsun, ortada çok ciddi yönetim zafiyeti olduğu gerçeğini değişmez.
SESSİZLİK TAVIRDIR
Bu süreçte dikkat çeken diğer husus AK Parti Çarşamba İlçe Başkanı Ersin Sandıkçı’nın suskunluğu…
Siyasette bazen söz söylemek kadar susmak anlam taşıyor.
Sessizlik, yaşananlardan haberdar olunduğu yönünde kanaat oluşturmaktadır.
İl teşkilatının gelişmelere nasıl yaklaşacağı, dahası genel merkezin nasıl tavır alacağı merak konusudur.
Zira hadise, yalnızca yerel düzeyde bırakılacak mesele değildir.
Parti disiplini, sadakat, siyasi istikrar açısından doğrudan genel merkezin ilgi alanına girer.
SİYASETİN SESSİZ SINAVI
Çarşamba’da yaşanan, siyasetin görünmeyen, bilinmeyen, gözlerden saklanan derin siyaset yüzünü ortaya koymuştur.
Sandıktan çıkan sonuç, sadece üç kişilik encümen seçimi şeklinde değerlendirilemez;
Aynı zamanda teşkilatın iç bütünlüğünün testidir.
Unutulmamalıdır; siyasette asıl güç, sayıdan ziyade birliktir.
Birlik zedelendiğinde, en güçlü görünen yapılar dahi sarsılabilir.
Şimdi gözler verilecek yüksek siyasetin vereceği kararda…
Zira kırılmalar onarılamazsa büyüyerek yeni krizlerin habercisi olurlar.
