Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar olmak diye derdi olmadı; bu gidişle olmayacak.
Çünkü CHP’nin ne cumhuriyetle ne halkla işi oldu ne de olacak.
Çünkü CHP’ye göre halk; eğer zengin değilse, eğer akşamcı değilse, eğer seküler değilse, eğer gelenek ve göreneklere bağlıysa halk değil; kendi varlıklarının önünde en büyük engeldir.
Çünkü CHP’de lider de olsanız, hakim zihniyete duruş gösterdiğinizde; Ecevit, Baykal, Kılıçdaroğlu, Dinçer, Sarıgül örneklerinde olduğu gibi, kasetle, kumpasla, iftirayla, göz yaşına bakmadan mevcut liderinizi yok ederler; ardından aynı lideri başka birine feda ederler.
Dertleri ne ülkenin iç meselesi, ne dış politikası, ne ekonomik durumu, ne çalışanın hali, ne emeklinin durumu.
Dertleri ellerine geçirdikleri kamu kaynaklarını yandaşlarına aktarmak; kendi içlerinden karşı çıkanları trollerle yok etmek.
Mesela şu an 4,5 milyon memur ve 2 milyon memur emeklisinin 2026–2027 maaşları, gelecekleri konuşuluyor.
Sendikalar, hükümet yetkilileri masada pazarlıkta.
Sözüm ona iktidar adayı, ana muhalefetten çıt yok, yorum yok, ses yok.
Varsa yoksa İmamoğlu, içerdeki belediye başkanları, rantçıları savunmak.
Bu nasıl kafa?
Bu neyin kafası?
6,5 milyon çalışanın, emeklinin maaşı ve geleceği konuşuluyor; CHP’den ses yok.
Peki, kimden oy alacaklar?
İşte bu yüzden diyoruz: Bunlar iktidar olursa sabah kalkacak, işe gidecek, milletin dahili ve harici dertlerini çözecek.
Ne mümkün!
Akşamdan başlayıp gece yarısına kadar demlenip, öğlene kadar uyumak varken…
Hani Güldür Güldür’de Fikri tiplemesinin bir sözü var ya:
“Otur evinde aşağı.”
Oturduğun yerden Erdoğan’a hakaret ederek demlenmek varken, senin neyine iktidar?
