Pazar günü Samsun’a gelecek olan Özgür Özel, şehrin girişinde gözaltına alınarak aşağına tafsilatıyla açıklayacağımız suçlardan hakkında soruşturma başlatılarak ifadesi alınmalıdır.
Zira, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son günlerde sergilediği tutum, tavır, sözleriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin huzuruna, güvenliğine ve istikrarına, sosyal barışa açıkça zarar veren çizgiye kaymıştır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında sahte diploma, yolsuzluk ve irtikap gibi ciddi iddialarla başlatılan hukuki süreç bahanesiyle CHP Genel Başkanı, sokakları kışkırtmakta, devletin kolluk kuvvetlerini hedef haline getirmekte, kamu düzenini bozacak şekilde halkı galeyana getirmektedir.
CHP lideri, "Barikatları aşın!" diyerek sokaklara sürülen gençleri, polisle karşı karşıya getirerek şiddeti teşvik etmiştir.
256 emniyet görevlisinin darp edildiği olayların siyasi sorumlusu bellidir.
Bu, sokakta aranan değil, Meclis sıralarında dokunulmazlık zırhının arkasına saklanan bir isimdir: Özgür Özel.
Özgür Özel'in sadece sokakta değil, sözde boykot çağrılarıyla da millete ve devlete karşı tutumu açıkça ortadadır.
Yerli ve milli üreticilere karşı başlatılan kampanyalar, Türkiye ekonomisini hedef almıştır.
Bu milletin malına, emeğine karşı sürdürülen sistemli itibarsızlaştırma girişimleri; yalnızca siyasi polemik değil, doğrudan bir ekonomik sabotajdır.
Dahası var...
Açıkça ifade edilen bir diğer vahim beyan ise; yabancı devletlerin müdahalesine yönelik çağrıdır.
CHP lideri, İngiltere ve benzeri dış mihraklardan Türkiye’nin iç meselelerine müdahale etmelerini talep ederek, siyaset değil, düpedüz ajanlık yapmaktadır. Bu bir iddia değil, kendisinin ağzından çıkan sözlerle teyit edilmiş bir gerçektir.
Ve daha da hazini…
Milletin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanına “cuntacı” deme hadsizliğinde bulunan biri, aslında o sözlerle sadece devleti değil, milletin iradesini de hedef almaktadır.
Bu bağlamda, yapılması gereken artık uyarı yahut nasihat değil, hukukun işletilmesidir.
Savcılık makamı harekete geçmeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak fezlekeyle Özgür Özel’in dokunulmazlığı kaldırılmalı, yargı süreci ivedilikle başlatılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki bu tavırlar sadece bireysel değil, sistematik bir tehdidi işaret etmektedir.
Bu ülkede, geçmişte FETÖ ile nasıl mücadele verildiyse, bugün CHP’nin terörle iç içe geçmiş, devleti hedef alan siyaset tarzı ile de aynı kararlılıkla mücadele edilmelidir.
Kamu kurumlarında bu provokasyonlara destek veren, sokağa çıkan, devletine karşı duran her kim varsa; öğrencisiyle, memuruyla gereği yapılmalı, devlet disiplini yeniden tesis edilmelidir.
Devlet, bekasını tehdit eden unsurlar karşısında sessiz kalamaz.
Tarih, ihanetin karşısında susanları da yazar.
