Evet, kıymetli başkanlarım…
Hepinize hayırlı günler, hayırlı hizmetler dileyerek söze başlayalım.
Ramazan bitti, bayram bitti, çok şükür.
Mazbatalarınızı almanızın üzerinden tam bir yıl geçti.
Bu bir yıl içinde gönderdiğiniz tüm haberleri hiçbir ayrım yapmadan yayınladık.
Lakin artık zamanı geldi:
Bir yıllık faaliyetlerinizi, sadece basın mensuplarına değil, milletin huzurunda, halkın da katılacağı şeffaf bir basın toplantısıyla anlatmanız gerekiyor.
Biz haberleri yapıyoruz, evet.
Ama artık haber kadar etkili başka bir mecra var: Sanal dünya!
Facebook, Instagram, Twitter, WhatsApp grupları…
Ve oradan görüyoruz ki, kamuoyundaki destek ve beğeni seviyeniz, gönderdiğiniz bültenlerle tenakuz halinde…
Açık konuşalım başkanlarım…
Bazılarınıza ulaşmak hâlâ zor, bazılarınıza ise makama oturur oturmaz zorlaştı…
Bazılarınız telefonlara cevap bile vermiyor, dönen olmuyor.
Bazıları randevu taleplerine kulak asmıyor.
Bazıları, görev yaptığı ilçeye arada bir uğruyor, makam koltuğunu ise hatırlayan az.
Bazıları, "Bana oy vereni geçtim, sadece biat eden benim gözümde adamdır" havasında.
Bazıları ise belediyenin borcunu kendine kalkan etmiş, “Ben halkla değil, büyüklerimle muhatabım” diyerek milletin iradesini yok sayıyor.
Ama hakkı teslim etmek gerekirse...
İstisnalar da var.
Gönlünü milletine açan, makamını halkına kapatmayan, derdiyle dertlenen, işini layıkıyla yapmaya çalışan güzel başkanlarımız da yok değil.
Şimdi biz bunları yazdık.
Hodri meydan!
Çıksın başkanlarımız milletin huzuruna…
Desinler ki:
“Bir yıl boyunca şunları şunları yaptık.”
“İsteyen herkes bize ulaşabiliyor.”
“Biz herkesin başkanıyız.”
“Hiçbir ayrım yapmadan halkımıza hizmet ediyoruz.”
Varsa böyle bir başkanlık anlayışı, buyurun…
Millet sizi bekliyor.
Bizler hem kamu görevi yapan birer basın mensubu olarak hem de bu şehrin bir ferdi, bir seçmeni olarak hesap sorma hakkına sahibiz.
Zira bu koltuklar sizin değil, milletindir.
Millet, yetki verdiği kişiden hesap sormayı da bilir, dua etmeyi de…
Bekliyoruz efendim…
