Büyük bir ümit ile gittik 19 Mayıs Stadında oynanacak Samsunspor-AEK maçına. Son zamanlarda Samsunspor da gözle görülür bir düşüş vardı fakat geçen hafta Galatasaray karşısında ikinci yarıda oynadığımız oyun bizi bu maç için umutlandırmıştı.
Tribünlerde büyük Samsunspor taraftarı hatırı sayılır bir kalabalık ile yerini almış Samsunspor’u destekliyordu. Bir yandan Yunanistan’dan gelen rakip taraftarını susturup bir yandan da rakip takım topçularını her top alışında ıslıklıyordu.
Maça çok iyi başladık ve daha maçın başında golü de bulduk. Her hattımız ile çok iyi oynuyor, çok iyi mücadele ediyorduk. Ntcham bana göre ilk yarı oyunu ile geldiğinden beri en iyi maçını oynadı. Daha maçın 32. dakikasında 5 kere rakip kaleyi yokladı.
İlk yarı bazı bölümleri şiir gibi oynadık. Rakibe doğru dürüst pozisyon vermedik. Rakibi adeta boğduk ve nefes aldırmadık fakat maalesef ikinci golü bulamadık. Rakibimiz ikinci yarıya bir oyuncu değişikliği ile başladı ve her şey tersine döndü. İlk yarı bizim onlara yaptığımızı ikinci yarı onlar bize yaptılar.
Geriden oyun kurmayı bırakın top bile çıkaramadık ve uzun oynamaya başladık fakat ilerde de top tutamayınca rakip akın akın gelmeye başladı ve ilk golü yedik. Toparlanırız dedik fakat olmadı ikinci golü de yedik ve maalesef bir türlü toparlanamadık.
Sonuç olarak lider çıktığımız bir maç sonunda kendi sahamızda ilk yenilgimizi alarak beşinciliğe geriledik. “Olsun bu bile başarı. Samsunspor nereden nereye geldi?” diyenler var. Evet öyle, bu da bir başarı fakat buraları gördükten sonra hayıflanmamak mümkün mü?
Kadromuz bu yoğun tempo için kısıtlı biliyoruz, kulübeye bakınca hocaya oyuncu değiştir bile diyemedik. Yorulan ve oyundan çıkan oyuncular en etkili isimlerimizdi fakat giren oyuncular yerlerini dolduramayınca bu son kaçınılmaz oldu.
Evimizde yenilmemiz hem de bir Yunan takımına yenilmek çok üzüntü verici fakat mücadeleye ve ümit etmeye devam edeceğiz. Samsunspor bizim için çok önemli, 2. Lig’e düşünce bile vazgeçmedik şimdi 3 maçta başarısız oldu diye Samsunspor’u sevmekten vazgeçecek değiliz…
Pazar akşamı evimizde oynayıp 2-0 yenildiğimiz Süper Lig maçına gelirsek Başakşehir, AEK takımından daha kaliteli bir takım. Başakşehir bu ara çıkışta biz ise düşüşteyiz ve onlar çıkışını biz de maalesef düşüşümüzü sürdürüyoruz.
Samsunspor adına oynanan oyun çok kötüydü ama maçın hakemi de çok kötüydü. İsim isim yazıp oyuncuları rencide etmeyelim. Hocamız oyuncuların yuhalanmasına şaşırmış, “Beni yuhalayın, oyuncuları değil.” dedi. Bu duruma çok üzülmüş olacak ki, morali çok bozuktu. Biz ise bu duruma diyecek bir şey bulamıyoruz.
Kime ne diyelim? Kime nasıl kızalım ki? 2. Lig’den çıkıp Avrupa da liderliği kaybettik diye hayıflandığımız bir duruma geldik. Kadromuz zaten kısıtlıydı bir de sakatlıklar ve cezalılar bu duruma düşüşümüzde etkili oldu. Buna rağmen hem ligden hem de Avrupa’dan umutsuz değiliz.
Evet, içerde maç kaybetmek çok acı fakat topçuları suçlamak ve yuhalamak bize bir şey kazandırmayacak. Hocamız Thomas Reis’in de dediği gibi hiçbir futbolcu hata yapmak istemez. Şunu kabul edelim bu oyuncu grubunun kapasitesi bu kadar.
İçerdeki iki maç kaybının tek telafisi var o da Mainz 05 deplasmanından puan alıp ilk sekize kalabilmek. Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım taraftara çağrı yaptı ve “Samsun 19 Mayıs Stadında, Şampiyonlar Ligi müziği çaldıracağım. Sabırlı olun ve bize güvenin…” diye söz verdi.
Devreyi ve transferi beklemekten başka yapacak bir şey yok. Kırıp dökmek kimseye fayda sağlamaz. Uhulet ve suhulet içinde beklemeliyiz. İnşallah daha kötüsü olmaz ama maalesef son 3 resmi maçta daha kötüsüne de hazırlıklı olmalıyız.
