Yeni sezona galibiyet ile başlamak çok güzel oldu. Gönül isterdi ki daha güzel bir oyun ile rakibi ezerek farklı yenelim fakat o iş öyle kolay olmuyor işte. Karşıda da bir rakip var ama bir ara ikinci golü atınca 4 farka gidip ilk haftayı lider bitirebilir miyiz diye hayal kurduk. Ve fakat maç 2-1 olunca galibiyete razı olduk.
Sezonun ilk maçında taraftar az diye düşünenler olabilir fakat günlerdir bilet sistemiyle ilgili sıkıntılar olduğunun haberleri yapılıyordu. Sistem oturmadığı için bu sonuç kaçınılmazdı. Yine de on binin üzerinde taraftar fena sayılmaz.
Çok rahat ve kendinden emin bir maç çıkardık. Rakibin kalemize attığı ilk isabetli şut gol oldu. Gençlerbirliği’nin attığı gole kadar hiç endişe duymadık ve rakibin puan alacağını hiç düşünmedik fakat geçen sezon son anlarda kaybettiğimiz puanlar aklımıza geldi yine tedirgin olduk.
Gençlerbirliği yeni bir takım kurmuş ve lige hazır gözükmedi. Etobo çok etkili oynuyordu sıkıntı yaratacak diye çekindik fakat sakatlandı oyundan çıktı. Sahada rakip adına tehlike yaratabilecek bir tek Metehan Mimaroğlu vardı o da fırsatını bulunca güzel bir gol attı.
Samsunspor tıpkı geçen sezonki gibi garantiye oynayan ve her halükarda bir oyun anlayışı olan takım hüviyetini sürdürdü. Geçen seneki kadrodan Bola gitmiş yerine Tomasson gelmiş. Aynı oyun, aynı mücadele, aynı futbol aklı bakalım bu sezon bizi nereye taşıyacak?
Bazı arkadaşlar sosyal medya hesaplarından başkanımıza transferler gecikti diye kızıyordu fakat alınan oyuncuların ilk 11 de yer bulamadığını görünce demek ki alınsa da bir şey değişmeyecekmiş diye işi akışına bıraktılar.
Bu devirde transfer yapmak kolay değil, biraz sabırlı olmak lazım çünkü alınmak istenen oyuncunun talebi çoğalıyor ve maliyeti yükseliyor. Onun için Başkanın fırsat transferini kolluyor oluşuna saygı göstermek lazım. Bir de limit meselesi var ki, bu konuda en düşük limitli takımların başında geliyoruz.
Ben Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım’ın sadece, “Alınacak kaliteli yerli oyuncu yok.” sözüne katılmıyorum. Araştıran, oyuncu izleme ekibi olan takımlar yerli oyuncu pekala buluyor.
İlk defa kendimi Samsunspor’a ihanet etmiş gibi hissettim çünkü Samsundaydım ve maça gidebilecek durumdaydım fakat 2 kere meydanda kuyruğa girdiğim halde kombinelerimizi yenileyemedim. Sistem otursun ondan sonra bakarız diye düşündüm fakat maç oynanırken kendimi kötü hissettim.
Keşke maça gidip bu galibiyete şahitlik edebilseydim. Rahatsızlığım sebebiyle geçen sezon maçların yarısından fazlasına gidememiştim fakat şimdi kombine alamadığım için gidemedim. İnşallah sistemdeki sorunlar çözülür bilet almak kolaylaşır.
Bu hafta Kocaelispor maçından iyi bir sonuç ile dönebilirsek Avrupa Kupası maçına da moralli çıkarız. Başkanımız Avrupa Kupası maçı için, “Ölüm kalım maçı.” diyor. Gönül ister ki tur atlayalım fakat elenirsek de hiçbir şeyin sonu değil. Hem başarılı olmamız için Konferans Ligi bize daha uygun bir lig diye düşünüyorum.
Konferans Liginde taraftar desteğiyle içerdeki maçları kazansak ilk 16 ya da en kötü ilk 24’e girmemiz daha kolay olur. Hem de bu sezon için tecrübe kazanmış oluruz. Takımın Başkanı ve sahibi Sayın Yüksel Yıldırım, o ne istiyor ise öyle olsun!
