Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Türkiye

Şapka için katliâm yapıldı

Başta Rize olmak üzere Sivas, Maraş, Giresun, Kırşehir, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun, Trabzon ve Gümüşhane'de çok vahim hadiseler yaşandı.

Şapka için katliâm yapıldı
Paylaş:
Halkın dilinde yer yer "Serpuş İnkılâbı" olarak da telâffuz edilen Şapka Kànunu, 25 Kasım (1925) günü Meclis'te kabul edildi.
 
Tek parti zihniyetinin dayatması sonucu çıkartılan bu kànun, ülkenin birçok yerinde şiddetli tepkilere yol açtı.
Şapkaya muhalefet edenler, en sert şekilde cezalandırıldı. İstiklâl Mahkemeleri marifetiyle idam edilen vatandaşların yekûnu henüz bilinmiyor.
Esasen, Meclis eliyle yaptırılan bu değişikliğin alt yapısı, tâ aylar öncesinden hazırlanmıştı. Sıra, mebusları da bu vebâle ortak etmeye gelmişti.
Mecliste kabul edildikten üç gün sonra Resmî Gazetede yayınlanan 671 No'lu "Şapka Kànunu"na dair üç maddelik kànun metninde şu ifadeler yer aldı:
Madde l: Türkiye Büyük Millet Meclisi azaları ile idare–i umumiye ve mahalliye ve bilumum müessesata mensup memurîn ve müstahdemîn, şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türkiye halkının da umumî serpuşu şapka olup, buna aykırı bir alışkanlığın devamını hükümet men eder.
Madde II: İşbu kànun, neşir tarihinden itibaren muteberdir.
Madde III: İşbu kànun, Büyük Millet Meclisi ve icra Vekilleri Heyeti (kabine) tarafından icra olunur.
 
Şapka dayatmasına karşı ilk şiddetli tepki, Dadaşlar diyârı Erzurum'da yaşandı. Zoraki bir dayatmayla karşı karşıya gelineceğini hisseden Erzurum halkı, Meclis'te şapka meselesi daha görüşülmeden bir gün evvel (24 Kasım) galeyana gelerek protesto gösterisinde bulundu.
Yapılan yürüyüş ve protestolar, zecrî tedbirlerle en sert şekilde bastırıldı.
Şapka Kànununun Meclis'te görüşüldüğü gün ise, Erzurum’da sıkıyönetim ilân edildi.

Şapkaya karşı protesto gösterisinde bulunanları tutuklamaya başlayan askerler, bu vatandaşları İstiklâl Mahkemesinin insafına havale etti. Mahkeme neticesinde, 13 vatandaş idama mahkûm edilirken, onlarca vatandaşa da en ağır cezalar verildi.

Erzurum'dan sonra yurdun başka yerlerinde de şapka aleyhtarı gösteriler yapıldı. Başta Rize olmak üzere Sivas, Maraş, Giresun, Kırşehir, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun, Trabzon ve Gümüşhane'de çok vahim hadiseler yaşandı.
Buralarda binlerce insanımız ağır cezalara çarptırılırken, yüzlercesi de idama mahkûm edildi.
Resmî arşivler kapalı ve ilgili dosyalar açılmadığı için, kesin rakam verilemiyor.
 
“Kasketli Fevzi Paşa” şoku
 
Müslümanı Frenklere benzemeye zorlayan Şapka Kànununa karşı en sert muhalefeti yapacağı tahmin edilen Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, ne gariptir ki o gün sabahın erken saatlerinde Meclis binasına başında şapkayla geldi. Onu o halde gören muhalif mebuslar, adeta şoke oldular. Ne yapacaklarını bilemez hale geldiler.

Onun bu umulmadık tavrı sebebiyle, red cephesinin plânı da suya düşmüş oldu.
Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi'nin de, aynı kànun doğrultusundaki "dinî fetvâ"yı imzalamasının ardından, Türkiye’de büyük teessür hali ve Anadolu'nun muhtelif vilâyetlerinde şiddetli infialler yaşandı.

Dindarlara karşı geliştirilen dayatmacı politikalara tahammül edemeyen Şeyh Said, Şapka Kànunundan aylar önce Diyarbekir, Elaziz ve Bingöl çevresinde çok kanlı geçen bir direniş hareketini sergiledi.

Kànunun Meclis'te kabul edilmesiyle birlikte, bu kez Türkiye'nin diğer bölgelerinde direniş ve protesto gösterileri başladı.
Ancak, gösteriye katılanlar, en sert müdahalelerle bertaraf edildi. Kimi idama, kimi de en ağır cezaya mahkûm edildi.

Gariptir ki, şapkaya karşı direnen Karadeniz halkı üzerine bombardıman ile gidildi. Sahile yakın yerleşim birimleri, savaş zırhlısı ile  topa tutuldu.
Bu dönemde idam cezasına çarptırılanlardan biri de, cumhuriyetin ilânından evvel şapka hakkında bir kitapçık neşreden İskilipli Atıf Efendiydi.

Atıf Hocanın idam edilmesinin gizli bir diğer gerekçesi ise, vaktiyle İslâm–Teali Cemiyetinin üst düzey yönetiminde faal olarak çalışmış olmasıydı.
 
Rize'de kara gün: 8 idam
(28 Kasım 1925 )
 
Meclis'te Şapka Kànunu hakkında görüşmelerin yapıldığı gün, muhtelif şehirlerde ve bu arada Rize'de büyük bir gerilim hali yaşandı.
Rize Ulu Camii İmamı Hafız Şaban Efendi, cemaate hitaben şu meâlde bir konuşma yaptı: "Bizler dinimize bağlılık isteriz. İnanmayanlar da serbest olsun. Ancak, hiç olmazsa inananlara zulüm edilmesin, baskı yapılmasın. Yegâne isteğimiz, sarığımıza, sakalımıza, cübbemize dokunulmasın. Şapkayı giymek isteyenler, varsın giysin, ama giymeyenler de hapse atılmasın, cezalandırılmasın."
Hafız Efendinin konuşması, halkı yatıştırmaya, teskin etmeye yetmedi.
Bu arada, kısa bir süre önce Erzurum'da, Muş'ta ve Maraş'ta cami cemaatinden binlerce vatandaşın üzerine ateş açılması, pekçok mâsumun kurşunlanarak öldürülmesi, dindar Rize halkını zaten galeyana getirmiş durumdaydı.
Halk, Şapka Kànununun Meclis'ten geçtiğini duyunca, artık bendini yıkan bir sel gibi meydanlara taştı.

Bunun üzerine, meşhûr savaş gemisi Hamidiye Zırhlısı tam teçhizatlı ve mühimmatlı şekilde Rize'ye (bilâhare Trabzon'a) gönderildi.
Gemiden yapılan bombardımanlarla halka evvelâ gözdağı verildi.
Ardından, İstiklâl Mahkemesi heyeti (cellat Aliler) tarafından şehirde tanınmış ve gösteriler sırasında isimleri belirlenmiş kişiler tutuklanarak sorgulandı.
Esasında, sorgu–yargı safhası bir formaliteden ibaretti. İlk etapta, 83 kişi tutuklandı. Bu sayı, daha sonra 143'e çıkarıldı.
Yine, ilk safhada 8 kişi idam edildi. Bilâhare, idamlıkların sayısı 11'e çıkarıldı. (Aybars, Ergun; İstiklâl Mahkemeleri–II, s. 311–12)
 
Evet, sırf şapkaya muhalefet ettikleri için, Rize halkı, ulemâ ve eşrafı, İstiklâl Mahkemesi marifetiyle çok ağır şekilde cezalandırıldı.
Yurdun başka yörelerinde de benzeri görülen bu cezalandırma yöntemi, yakın tarihimizde vicdanları sızlatan vahşiyane bir sayfadır.

İşte, çok kısa bir süre içinde nihaî karara varan ve infazları gerçekleştiren İstiklâl Mahkemesinin Rize bilânçosu:
İdam edilenler: Ulu Camii İmamı Hafız Şaban Hoca, mahalle muhtarı Yakup Çavuş, Islahiye köyü imamı Hasan Efendi, belediye bekçisi Kadir Ağa, Asliye Mahkeme Başkâtibi Hafız Osman Efendi ve kardeşi Avukat Hulusi Bey, Merkez Camii imamı Hafız Kâmil, Peçelioğulları’ndan Mehmet ve Ahmet Arslan Çavuş kardeşler, Kamburoğlu Hafız Mehmet ve Nakşi Şeyhi Numan Sabit Efendi.
Mahkeme sonucunda, ayrıca 15 kişiye 15'er yıl, 22 kişiye 10’ar yıl, 19 kişiye de 5’er yıl hapis cezası verildi.

M. Latif SALİHOĞLU/YENİ ASYA

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Türkiye Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et Torun: Ordu bu yükü kaldıramaz

Akışın sonuna geldiniz.