Öztürk, Samsun Otogarı’nın 2006 yılında Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ihale sonucunda 23 milyon TL bedelle satın alındığını, dönemin kuruyla bu tutarın yaklaşık 15,5 milyon dolara (bugün yaklaşık 800 milyon liraya) karşılık geldiğini söyledi. Satın alma sonrasında terminale yıllar içerisinde bakım, yenileme, altyapı ve işletme yatırımları yapıldığını belirten Öztürk, toplam yatırımın satış bedelinin oldukça üzerine çıktığını ifade etti.
Samsun ve Çarşamba otogarlarına ilişkin sözleşmelerde işletme hakkının “süresiz olarak alıcıya ait olacağı” hükmünün bulunduğunu belirten Öztürk, “Geçmişte yapılan ihale, satış ve sözleşmelerle özel hukuk kişilerine tanınmış hakların tek taraflı biçimde ortadan kaldırılması veya işlevsiz hale getirilmesi, hukuken ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur” diye konuştu.

“BİZİMLE GÖRÜŞÜLMEDEN YENİ TERMİNAL GÜNDEME GELDİ”
Canik’te yeni terminal yapılacağı yönündeki gelişmeler üzerine Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne yazılı başvurular yaptıklarını anlatan Öztürk, kendilerine net ve resmi bir yanıt verilmediğini söyledi.
Canik’teki inşaat alanında “Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminali” yazılı tabela gördüklerini belirten Öztürk, “Ortada bu büyüklükte bir yatırım ve yıllardır devam eden sözleşme ilişkisi varken, şirketimizin karşısına bir oldu-bittiyle değil, görüşme ve müzakereyle çıkılması gerekirdi. Oysa biz Samsunlu olmaktan da, kâr beklentisi olmadan yatırımımızı memleketimize yapmaktan da her zaman gurur duyuyoruz. Bu durum Samsun halkının ödediği vergilerin heba edilmesi anlamı da taşıyor” dedi.
“ZARAR SADECE TERMİNAL GELİRİ DEĞİL”
Yeni tesise şehirlerarası seferlerin kaydırılması halinde oluşabilecek zararın yalnızca terminal gelirlerinin kaybından ibaret olmayacağını vurgulayan Öztürk, satın alma bedeli, yıllar içerisinde yapılan yatırımlar, taşınmaz ve işletme değeri ile gelecekteki gelir kaybının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Henüz bir tazminat rakamı tespiti yapmadıklarını belirten Öztürk, “Şirketimizin sözleşmeden doğan hakları ortadan kaldırılır veya ekonomik olarak değersiz hale getirilirse ortaya çıkacak zarar çok ciddi boyutlarda olacaktır” ifadelerini kullandı.
Öztürk, Avter’in yeni terminal yapılmasına kategorik olarak karşı olmadığını belirterek, “Önceliğimiz yeni terminal yapılmasını engellemek değil; hukuka, mevcut sözleşmelere, mülkiyet hakkına ve kazanılmış haklara saygı gösterilmesi” dedi.
Şimdiye kadar doğrudan yargı yoluna başvurmak yerine belediye meclis üyelerine ihbarname gönderdiklerini anlatan Öztürk, amaçlarının karar vericileri şirketin hakları ve alınabilecek kararların hukuki sonuçları konusunda bilgilendirmek olduğunu söyledi.
Kendilerine konuyu açıklığa kavuşturacak resmi ve tatmin edici bir dönüş yapılmadığını belirten Öztürk, “Gelinen noktada şirketimizin haklarının korunması amacıyla gerekli idari ve hukuki yollara başvurma zarureti doğmuştur” diye konuştu.
Öztürk, Samsun’un ulaşım geleceği için yeni bir modele ihtiyaç varsa bunun şirketin hakları yok sayılmadan, tarafların masaya oturması ve ortak bir çözüm üretilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
“NE OLMUŞTU?”
Avter A.Ş. 2006 yılında Samsun ve 2008 yılında ise Çarşamba otogarlarını ihaleyle Samsun Büyükşehir Belediyesinden satın almıştı. Yapılan sözleşmeyle işletilen “Samsun Yusuf Ziya Yılmaz Otogarı” faal ve ihtiyacı karşılarken, Büyükşehir belediyesi verdiği ihaleyle, Canik ilçesinde, eski İSGEM alanında ve mevcut otogara yaklaşık 6 kilometre mesafede “şehirlerarası terminal” niteliğinde bir inşaat başlattı. 2008 yılında benzer bir sözleşmeyle işletmeye açılan Çarşamba Otogarı ise ilçeye en az 20 yıl hizmet edebilecek haldeyken , Büyükşehir Belediye Meclisinin 388 sayılı kararıyla, mevcut tesise yaklaşık 1,8 kilometre mesafedeki, ‘mera vasıflı’ bir araziyi ulaşım için tahsis etme kararı alındı. Her iki sözleşmede de “yeni yapılacak terminallerin, ancak ‘ihtiyacın işletmeciyle mutabakat sağlanması halinde’ açılabileceği” açıkça yer alıyor.