"Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı" başlığıyla duyurulan metinde, "Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır" ifadelerine yer verildi.
"Reyting uğruna nesiller heba ediliyor, ekranlar aile kurumunu yıkıyor"
Gündüz kuşağı programları ile televizyon dizilerini hedef alan açıklamada, reyting kaygısının toplumu tahrip ettiği vurgulandı.
Yayın denetiminin tavizsiz biçimde uygulanması gerektiği belirtilen bildiride şu tespitler öne çıktı: Şiddet ve yozlaşma meşrulaştırılıyor: Dizilerin sadakatsizlik ve gayrimeşru hayatı teşvik ettiği, mafyanın kahraman, silahın itibar, zorbalığın ise erdem gibi sunulduğu ifade edildi.
Ceza kesip reklam gelirini bırakmak denetim değildir: Denetim kurumlarının ellerindeki yetkinin bir "süs" olmadığı hatırlatılarak, çürütücü içeriklere göz yumulmasının yayına ortaklık anlamına geldiği kaydedildi. Okullarda şiddet alarmı: Okullarda çocukların birbirini öldürdüğü vakalara dikkat çekilerek, eğitimde talimin olup terbiyenin bulunmadığı, sınav kazanmanın insan olmanın önüne geçirildiği aktarıldı.
"Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan ahlaktan bahsedemez"
Bildiride sadece kültürel alana değil, ekonomik ve bürokratik alandaki yozlaşmalara da doğrudan dikkat çekildi.
Sanal kumar reklamlarının serbestçe dolaşmasının bir "ihmal değil tercih" olduğu savunulurken, fon krizleri ve usulsüz kazanç hırsı eleştirildi. Ahlak söyleminin samimi olması gerektiğinin altı çizilen metinde, "Sadece güçlünün yanlışına susup zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi inandırıcılığını kaybetmeye mahkûmdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder. Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma rüşvet ve yolsuzlukların suçluları kim olursa olsun hesap vermelidir" denildi.
Vakıftan 5 maddelik acil eylem çağrısı
Türkiye'nin son çeyrek asırdaki kazanımlarının şahsi hırslara ve sorumsuzluklara kurban edilmemesi gerektiği belirtilen bildirinin sonuç kısmında yetkililere ve kamuoyuna 5 temel başlıkta çağrıda bulunuldu: Çocukları, gençleri ve aileyi koruyan yayın denetimi tavizsiz şekilde devreye alınmalıdır. Kumar, sanal bahis ve bağımlılık reklamları tamamen yasaklanmalıdır.
Aile danışmanlığı ile bağımlılık tedavisi her ailenin kolayca ulaşabileceği bir yapıya kavuşturulmalıdır. Değerler eğitimi, müfredatın kenar notu değil, omurgası haline getirilmelidir. Rüşvet, yolsuzluk ve fon krizlerinde sorumluluğu bulunan herkes ayrımsız yargı önünde hesap vermelidir.