Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Türkiye

Cihan Aktaş’la "kızlara özel"

YediHilal Hanımlar Birimi umutla, heyecanla hanımlara özel ilk faaliyetini yazar Cihan Aktaş’ı ağırlayarak gerçekleştirdi..

Cihan Aktaş’la "kızlara özel"
Paylaş:
 
Program, değerli yazar Cihan Aktaş'ı tanıtan bir gösterim ile başladı. Akabinde YediHilal ile ilgili görüşlerini aktaran ve YediHilal'i ilk duyduğu andaki heyecanından bahseden yazarımız, gençlerin böyle bir harekete çok ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Sohbeti Hacer Kor yönetiyordu. Hacer Kor'un sorularıyla hasbihalimiz başladı.
80’lerde kitap merkezli faaliyetler yoğundu

Kızlara özel olan bu program da Cihan Hanım ile gençlerimizin aklına takılan konulardaki sorulara cevap bulduk. Öncelikle programda güncel konulara değinildi. Genel olarak 80’li 90’lı kuşak ile günümüz gençliği mukayese edildi. O yıllarda cemaat merkezli hareketin aktif olduğundan bahsetti Aktaş. Cemaatleşmenin normal olduğuna ve farklılaşmanın zenginlik katacağına değinen yazarımız, bu farklılıkların nezaket çerçevesinde olması gerektiğini ve bu farklılıklarda iletişim kopukluğunun olmaması gerektiğini vurguladı.

80’lerde kitap merkezli faaliyetlerin yoğun olduğunu söyledi Aktaş. “Okumayanlar bile kitap okumasalar dahi kitap alırlardı; belli yazarların kitaplarının kütüphanelerinde yer almasını isterlerdi” dedi.

80'li yıllar kuşağının idealist, mücadeleci, devrimci, dünyadaki sorunları çözme ve dünyayı kurtarma çabaları içinde olduklarını belirtti Cihan Aktaş. Bundan sonraki kuşağın enerjisinin biraz düşük olduğuna değinen Aktaş, “her şeyin çok hızlı değiştiği dönemin toplumlarıyız” diyerek kuşaklar arası üslup ve teknoloji farklarına dikkatlerimizi çekti.

“Toplumsal ilişkilerin gelişmesi konusunda hamleler yapılmalı” diyen Aktaş, teknolojinin insanı değil, insanın teknolojiyi idare etmesi gerektiğine de dikkatleri çekti.

Kürtler ve batıdaki dindar yapılar

Kürtlerle-Türkler arasında neden ortak bir dil kuramadığımız konusunda birinci sebep olarak insanlardaki ümmet bilincinin zayıflaması olduğunu belirtti. Bu sorunların oradaki âlimlerin yetersizliğinden kaynaklanmadığını, Güneydoğuda zaten böyle bir boşluğun olmadığını, âlimlerin şeyhlerin, seydaların bu konuda halka önderlik ettiğini kaydetti. Bilhassa bu konuda batıdaki bazı dindar kuruluşların oradaki insanlara ulaşmadığını söyledi.

Cihan Aktaş ayrıca şunları söyledi: "Kürtler ile Türkleri bir kenara bırakacak olursak cemaatler arasında bile ortak bir dil oluşturamıyoruz. Belli bir görüş etrafında oluşan insanlarla nezaket çerçevesi içinde konuşmak gerekir. Farklı cemaatlerin varlığı insanların fıtrat farklılıklarını gösterir. Farklı fıtratların varlığı cemaatleri geliştirir. Cemaatler de birbirlerini eksik oldukları noktalarda destekleyerek bizi zenginleştirir.‘’

Aktaş, cemaatler arasındaki farklılıkların bu dönemde ortaya çıkmadığı, geçmişten beri süregeldiğini dile getirdi. "Geçmiş kuşaktaki insanlar cemaatlerine kolay bir şekilde kapılabiliyorlardı. Günümüzde bu durum daha eleştirel bir tutuma ulaşmıştır.’’

"80’li yıllardaki heyecan, bu kuşakta yok mu?

Bu konuda Cihan Hanım şunları kaydetti: ‘’Heyecan tek başına bir şey ifade etmez. O heyecanı bilgi, birikim ve eleştiri ile doldurmak gerekir. O zamanki gençlerde heyecan vardı. Ama bu kuşaktaki gençlere düşen bu heyecanı doldurmaktır. Bu devrin heyecansız olması sizin kötü bir yolda olmanızı göstermez. Siz kendinizi daha farklı bir şekilde ifade edeceksiniz.’’

Bunun sebebi olarak 80’li yılların heyecanlı, idealist anne babalarının çocukları üzerinde daha korumacı bir tavır sergilemelerini gösterdi. Bu durumun şu anki gençleri durgun, enerjisiz hale getirdiğini belirtti.

O, yorgun olmasına rağmen konuştukça zamanın; salt heyecan dönemi değil Müslümanın özellikle kültürel kimliğiyle ön plana çıkma devri olduğunu hissettik.
Zaman; genci ilim, iman, irfan, istişare, hikmet, ahlak ve hareket değerleriyle donatma devridir.

Amaç  yaşantısıyla topluma örneklik teşkil eden, inancımızın yüklediği sorumlulukları üstlenen öncü bir kuşağın yetişmesine katkı sağlamaktır.
"Şimdiki gençlik eve meyilli"

"80’li yılların devrim enerjisi sokağa yansımıştı. Bizim kuşak cemaat toplantılarına, dernek sohbetlerine sürekli giderdi. Şimdiki kuşak bunları sanal ortamda gerçekleştiriyor ama insandan daha iyi öğretmen olamaz. İnsan en çok insandan öğrenir. YediHilal’de şu an burada bulunan toplulukta her iki kuşaktan insanların bulunması bu insanların birbirlerinden çok daha fazla şey öğrenmelerini sağlayabilir."

Cihan Aktaş şimdiki genç kızların evde durmayı sevdiğini belirtti. Kendi kuşağının ise evle barışmakta zorlandığını, bir sonraki kuşağın evde birikim yapmanın yollarını bulmuş  olduğunu söyledi. "Anne bunu ev hayatındaki süreç içinde dönüştürüp evladına sunuyor, annesinin yardımı bu konuda gözardı edilemez."
‘’Kamusal muaşeret problemi’’

Kamusal alanda Müslüman erkeklerin tesettürlü kadınlarla ve diğer kadınlarla olan iletişimlerinin farkına değindi. "Müslüman erkekler tesettürlü kadınların dışındakilerle çok rahat konuşurken bu rahatlığı diğer tarafta görememekteyiz. Müslüman kadın ve erkeklerin kamusal alandaki ilişkileri sanki ödünç alınan bir ilişkidir. Tesettürlü bayanın göz önünde olmasından gelen ayrı bir yükü var.  Erkekler bu yükü her zaman, her yerde kaldırmak istemiyorlar. Bundan ileri gelen bir kopukluk oluyor. Evde eşiyle gayet hoş konuşan bir bey, kamusal alanda, kendi çalışma ortamında nasıl davranacağını bilemiyor. Özel alanda belli bir muaşeret var iken, kamusal alanda muaşeret sorunu oluşuyor. Bu muaşeretin oluşması lazım.’’ dedi.

Heyecanın içi bilgi, ilim, irfan ve hikmetle doldurulmalı

Bir soru üzerine Müslümanların kültürel iktidarını kurabilmesi için neler yapılabileceğine dair, ufuk açıcı, güzel örnekler veren Cihan Aktaş kitaplar okuyup, o kitapların yaşayan yazarlarını da davet ederek kitabın kritiğini yapabilirsiniz, ortak bir payda oluşturup faydalanmak adına cemaatler, birliktelikler önemlidir dedi. Çalışmalarımızı zamanın teknolojisiyle vermeyi, müzik, film hatta felsefe ile çalışmalarımızın zenginleşilebileceğini söyledi.

Kitapları  karşılaştırarak okumanın her zaman çok fayda verdiğini, Aliya İzzetbegoviç’in İslam Deklarasyonu kitabı ile Ali Şeriati’nin Anne Baba Biz Suçluyuz kitabını gençlerle ilk etapta tartışabileceğimizi söyledi.

Derin konulara daldık. Biraz daha konuşalım, biraz daha dinleyelim, sohbetimiz bitmesin istedik. Dinleyenlerin soruları ile güzel, verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Velhasıl ilk söyleşimizi bereketli bir şekilde nihayetlendirmiş olduk. Tüm yorgunluğuna rağmen özveri ile Cihan Aktaş güzel güzel anlattı. Bizler de dinledik, heyecanlandık, imrendik. Allah ondan razı olsun.
 
Merve Toprak ve Evin Özperk / dünyabizim.com

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Türkiye Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et Aileyi korumaya çalışıyoruz

Akışın sonuna geldiniz.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat