Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Fikir

Çocuğumuza Diploma Mı, İstikamet Mi Veriyoruz?

“Çocuklarınıza helali, haramı, dünyayı ve ahireti öğretmezseniz; istediğiniz kadar okutun, asla adam edemezsiniz!”

Çocuğumuza Diploma Mı, İstikamet Mi Veriyoruz?
Paylaş:

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın bu sözü, bugün belki de her zamankinden daha fazla üzerinde düşünmemiz gereken bir hakikati hatırlatıyor.

Çünkü biz çocuklarımızı okutuyoruz…

En iyi okullara göndermeye çalışıyoruz.
Dershanelere gönderiyoruz.
Yabancı dil öğrensin, bilgisayar kullansın, üniversite kazansın, iyi bir meslek sahibi olsun istiyoruz.

Peki hiç kendimize şu soruyu soruyor muyuz?

Çocuğum iyi bir meslek sahibi olacak ama iyi bir insan olacak mı?

Mühendis olabilir…
Doktor olabilir…
Avukat olabilir…
Profesör olabilir…
Çok para kazanabilir…

Ama Allah korkusu yoksa, kul hakkı bilinci yoksa, helal-haram hassasiyeti yoksa, merhameti yoksa, vicdanı yoksa; bütün bu başarıların ne anlamı var?

Diploma insanın eline meslek verir.

İman ise insanın eline vicdan verir.

İşte asıl mesele budur.

Kur’an-ı Kerim bize şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”
(Tahrîm, 6)

Dikkat edelim…

Rabbimiz sadece “çocuğunuzu okutun” demiyor.

“Kendinizi ve ailenizi koruyun” buyuruyor.

Çünkü evlat sadece karnını doyurduğumuz, okul masrafını karşıladığımız, eline telefon verdiğimiz bir varlık değildir.

Evlat, bize Allah’ın emanetidir.

Bizim çocuklarımızın geleceği sadece üniversite sınavında değil, ahiret mahşerinde de karşımıza çıkacaktır.

Bir gün çocuklarımız büyüyecek.

Biz yaşlanacağız.

Belki saçlarımız beyazlayacak, elimiz ayağımız tutmayacak.

Ve bir gün bu dünyadan göçüp gideceğiz.

Geride bıraktığımız evlatlarımız bizim için ya sadaka-i câriye olacak ya da hesabını taşıdığımız bir imtihan…

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyuruyor:

“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.”
(Buhârî, Müslim)

Öyleyse anne-baba olarak sorumluluğumuz sadece çocuğun karnını doyurmak değildir.

Ruhunu da doyuracağız.

Sadece okul çantasını hazırlamayacağız.

Namazını da öğreteceğiz.

Sadece sınavlarına çalıştırmayacağız.

Hayatın imtihan olduğunu da anlatacağız.

Sadece “oğlum kızım, çok para kazan” demeyeceğiz.

“Helal kazan, harama yaklaşma” diyeceğiz.

“Kimse görmüyor” demeyeceğiz.

“Allah görüyor” diyeceğiz.

İşte eğitim budur.

Çocuğumuza dünyayı öğretirken ahireti unutturursak, ona kanadı olmayan bir hayat vermiş oluruz.

Çünkü dünya vardır ama ölüm de vardır.

Gençlik vardır ama ihtiyarlık da vardır.

Servet vardır ama hesap günü de vardır.

Kazanmak vardır ama helal kazanmak vardır.

Özgürlük vardır ama Allah’a karşı sorumluluk da vardır.

Bugün bazı çocuklarımızın elinde dünyanın bütün bilgileri var.

Ama kalplerinde huzur yok.

Telefonlarında binlerce insan var.

Ama gönüllerinde yalnızlık var.

Sosyal medyada milyonlarca görüntü görüyorlar.

Ama hayatın hakikatini göremiyorlar.

Çünkü biz bazen çocuğumuza her şeyi öğrettik de neden yaratıldığını öğretmeyi unuttuk.

Saatlerce matematik çalıştırdık.

Ama iki dakika namazı konuşamadık.

İyi bir üniversite kazansın diye gecelerimizi gündüzümüze kattık.

Ama iyi bir kul olsun diye ne kadar mücadele ettik?

İşte insanın yüreğine dokunan soru budur.

Sevgili anne-babalar…

Çocuğunuzun eline diploma verirken kalbine iman koymayı unutmayın.

Çünkü diploma duvara asılır.

Ahlak ise insanın yüzüne, sözüne, davranışına yansır.

Çocuğunuzun cebine para koyun ama helal kazancı öğretin.

Elbisesini giydirin ama haya duygusunu da giydirin.

Okula gönderin ama camiyi de tanıtın.

Meslek sahibi yapın ama kul hakkını bilmeyen bir insan haline getirmeyin.

Çünkü bu dünyada çocuğumuzun başarısıyla övünebiliriz.

Ama asıl başarı;

Allah’ın huzuruna alnı ak, kalbi temiz, kul hakkından uzak ve imanla çıkabilmektir.

Erbakan Hocamızın sözündeki “adam olmak” belki de tam burada anlamını buluyor:

Adam olmak sadece makam sahibi olmak değildir.

Adam olmak; emanete sahip çıkmaktır.

Adam olmak; güç eline geçtiğinde zulmetmemektir.

Adam olmak; kimsenin hakkını yememektir.

Adam olmak; haram para ile helal hayat kurulamayacağını bilmektir.

Adam olmak; annesine babasına “öf” bile dememektir.

Adam olmak; yetimin hakkına el uzatmamaktır.

Adam olmak; yalnızken de Allah’tan utanmaktır.

Ve en önemlisi…

Adam olmak, Allah’ın kulu olduğunu unutmamaktır.

Biz çocuklarımıza sadece bir gelecek bırakmayalım.

Bir istikamet bırakalım.

Sadece ev, araba, para ve makam bırakmayalım.

Güzel bir isim, temiz bir ahlak ve sağlam bir iman bırakalım.

Çünkü biz öldüğümüzde banka hesabımız bizimle gelmeyecek.

Makamımız bizimle gelmeyecek.

Diplomamız bizimle gelmeyecek.

Arkamızdan gelecek olan, yetiştirdiğimiz evlatların duasıdır.

Rabbim bizleri, çocuklarımızı ve bütün evlatlarımızı;

helali bilen, haramdan kaçınan, dünyayı imar ederken ahiretini unutmayan, anne-babasına hayırlı, millete faydalı, ümmete yük değil omuz olan kullarından eylesin.

Ve bize öyle evlatlar nasip etsin ki…

Biz toprağın altında yatarken,

“Allah’ım, annemden babamdan razı ol. Onlar beni sana iyi bir kul olarak yetiştirmeye çalıştılar.”

diyebilsinler.

İşte o zaman…

Evladımız sadece üniversiteyi kazanmış olmaz.

Asıl hayatı kazanmış olur.

— Ömer Akyüz

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Fikir Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat