Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yaptığı fenalıklar savcıların hazırladıkları iddianamelerle bir bir ortaya çıkmıştı. Öyle ki insanlık tarihinde emsali görülmemiş bir ahlaksızlık ve hıyanet şebekesi ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.
Ülkemizde son bir yıldır konuşulan ekonomideki dengesizlik, artan ürün fiyatları, yapılan zamlar, dövizin artışı, sebze ve meyve fiyatlarının el yakan ücretleri ve başarısız tek adamlı hükümet sistemidir.
Fox TV ve Oda TV tarafından bile ahlaksızlıkla suçlanan Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’nin borcundan dolayı kapattığını ileri sürdüğü Atakum İmar İnşaat San.Tic.Ltd.Şti’nin mal varlıklarının ve araçlarının yeni şirket yönetimi tarafından gasp edilerek bilinmeyen bir yerde saklandığı iddia ediliyor.
Ahlaksızlık artık küreselleşti. Üç boyutlu olarak başta Batı’yı, dolayısıyla bütün dünyayı kasıp kavurmakta. Bizler de nasibimizi fazlasıyla almaktayız.
Marmara Güzel Sanatlar Fakültesinde Grafik Bölümünde öğrenciydim. 1.sınıfta Sanat Tarihi dersi görüyorduk. Bir bayan hocamız vardı, şimdi ismini hatırlamadığım. Tekstil ve resim bölümü öğrencileriyle ortak ders yapıyorduk.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yaptığı fenalıklar savcıların hazırladıkları iddianamelerle bir bir ortaya çıkıyor. Öyle ki insanlık tarihinde emsali görülmemiş bir ahlaksızlık ve hıyanet şebekesi ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.
“Bütün ahlaksızlıkların kaynağında komşunun ıstırabının meşrulaştırılması yatar,” demişti Levinas. Bana sorulmamış olsa da, benden yardım dilenmemiş olsa da ötekinden, komşumdan sorumluyum. Komşunun yüzü beni ahlaka çağırır ve ahlak, incindiğim yerde başlar. Onun açlığı ve yoksunluğu beni de incittiğinde başlar. Kutlu sözü hatırlayalım: “Komşusu açken tok yatan kimse, gerçek anlamda inanmış olamaz.” Bizim medeniyetimiz “komşuyu neredeyse komşuya varis kılacak kadar” komşuluk ahlakını vurgular.
"HAYVANLARA HER ZAMAN EZİYET EDİYORUZ"Doç. Dr. Kaya olayın farklı boyutlarda incelenebileceğini söyledi, "Birincisi hayvan hakları açısından ele alabiliriz. Ne yazık ki ülkemizde hayvanlar çok çeşitli şekillerde şiddete maruz kalıyorlar. Zehirliyoruz, taş atıyoruz, yaşam alanlarını yok ediyoruz. Diğer açıdan bakarsak böyle bir olguda doğrudan kişinin psikolojisinden kaynaklanan bir sorunmuş gibi görmek doğru değil. "KIRSAL KESİMDE KÜLTÜREL OLARAK HAYVANLA İLİŞKİ VAR"Anadolu'da kültürel olarak ilk cinsel deneyimlerde maalesef, eşekler, atlar gibi hayvanlar kullanılıyor. Bunun kültürün de bir yansıması olduğunu unutmamak lazım. Peki, neden bu kültür var. Eğer cinsellik bir yerde tabu olursa, kadın erkek yakınlaşması suç olarak görülür, ahlaksızlık, namussuzluk olarak görülürse, kişiler bu tür yollar kullanabiliyor. Bunu teşvik eden bir kültür var. Mesela son çıkan ve şiddeti önleyen yasa da şiddeti önlemekten öte sanki cinsel bütün eğilimleri yasaklamıştır. Flörtü bile yasaklayan bir yasa. İnsanların cinsel yakınlaşmasına bu kadar olumsuz yaklaşırsanız, insanlar da cinsel içgüdülerini hayvanlar üzerinde kullanabilir. "ZOOFİLİ OLMASI İÇİN SADECE HAYVANLARDAN HAZ DUYMASI GEREKİYOR"Ancak bunun dışında zoofili diye bir hastalık da var ama bu tür olgulara çok nadir rastlanır. Zoofili hastaları için sadece hayvanlar cinsel haz veren nesnelerdir, başka hiçbir şeyden cinsel haz duymazlar. Bu olguda muayene etmediğimiz bir hasta hakkında yorum yapmak etik değildir, muayene ettiğimiz bir hasta hakkında yorum yapmaksa daha da etik değildir. Çünkü o zaman hasta-doktor mahremiyetini açığa vurmak olur. Burada asıl sorulması gereken soru insanlar ne oluyor da böyle bir cinsel sapma gerçekleştiriyorlar. Bunu burada aramak lazım. Yani cinselliğin Türkiye'deki algılanışı ile ilgili. "HAYVANLA YAPMASINLAR DA İNSANA MI SALDIRSINLAR" YAKLAŞIMIVeteriner Psikoloji Uzmanı Prof. Dr. Tamer Dodurka, hayvanlara cinsel şiddetin Türkiye'de sanıldığından çok daha fazla olduğunu hatta bazı yöneticilerin vaktiyle "Ne yapsınlar, bunu yapmasın da insanlara mı saldırsın" gibi yaklaşımlar göstererek olayı hoş görmeye teşvik ettiğini ancak bunun ne hayvan hakları ne de başka bir açıdan hoş görmenin mümkün olmayacağını söyledi. HAYVANDA NAMUS KAVRAMI YOK AMA KORKAR YA DA SALDIRGANLAŞIRProf. Dr. Dodurka hayvanlarda şiddetin etkisini ve nasıl algıladığını şöyle açıkladı: Hayvanın algılaması insan gibi değil. Namus ya da ahlak kavramı yok ama bir işkence bir zarar görme, fiziksel zarar görme durumu söz konusu olduğu için insanlardan korkar, kaçar, güveni kırılır. Ama bu tepkiler hayvana göre değişir bazen korku saldırganlığı dediğimiz bir tür vardır. Buna da yol açabilir. Ya da bunalım anksiyete dediğimiz sorunlara da yol açabilir.""HAYVANLAR DA İNTİHARA BENZER HAREKETLERDE BULUNABİLİR"Hayvanlarda cinsel şiddetle fiziksel şiddetin yarattığı travmanın farklı etkileri olmadığını belirten Dodurka, "Tecavüze uğrayan hayvanın tavırlarında çok spesifik değişimler olmaz ama bir veteriner hekim muayeneyle vücuttaki değişimlerden, cinsel organındaki tahribattan bunu anlayabilir. Ayrıca hayvanlar sürekli olarak insanlar tarafından fiziksel ıstıraplara maruz bırakılıyor. Ağır psikolojik travmalarda hayvanlarda yemeden içmeden kesiliyor ya da kendi başına gelecek tehlikeleri umursamadan tehlikenin üzerine gitmeye devam ediyor. Bunları düpedüz intihar olarak yorumlayamasak da hayvanın yaşamdan uzaklaştığına dair gözlemler."
Samsun basınını ahlaksızlıkla suçlayacak kadar ‘camia’nın içinde yer almamış bu arkadaşa yazısını geri çekmesini söyledim ama gördüm ki, söylenenleri anlayacak olgunlukta değil..
17.09.2012
Çerez Tercihleriniz
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.