Medya terör propagandasına alet olmamalı
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Terör faaliyetlerine destek olan ve terör ile iç içe geçmiş olanları, gazeteci olarak nitelendirme, ifade özgürlüğünden yararlanma konusunda nereye koyacağız?''
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Senegal'in başkenti Dakar'da düzenlenen 'Afrika Medya Liderleri Forumu'nun açılışında ve forumun 'Halkların Entegrasyonu ve Yeniliklerle Medya ve Yönetimi Güçlendirmek' başlıklı panelinde konuştu.
Başbakan Yardımcısı Arınç, forumun açılış konuşmasında, medyanın diyalog ve barışı tesis etmekteki önemine işaret etti.
Siyasilerin medyaya özgürlük sağlaması gerektiğini kaydeden Arınç, medyanın da terörün propagandasına alet olmaması gerektiğini ifade etti. Bülent Arınç, ''Türkiye'de, 30 yıldan bu yana devam eden bir terör var, ölen masum insanlar var, siviller var, kadınlar var, çocuklar var. Terörden dolayı Türk halkının yaşadığı bir travma var. Terör faaliyetlerine destek olan, terörün propagandasını yapan ve terör ile iç içe geçmiş olanları, gazeteci olarak nitelendirme ve ifade özgürlüğünden yararlanma konusunda nereye koyacağız- Bunları gazeteci olarak değerlendiremeyiz'' dedi.
Türkiye'nin medya anlamında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını kriter olarak aldığını kaydeden Arınç, medyanın kendi otokontrolünü gerçekleştirmesinin ve etik kuralları uygulamasının önemli olduğunu belirtti. Türkiye'de gazetecilerin kurduğu Medya Etik Komisyonu'nun çok etkili olmadığını, medyanın düzenlemeye ve kendi iç denetimine ihtiyacı bulunduğunu ifade ederek, Türkiye'nin televizyon ve radyo denetiminde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nu (RTÜK) kurduğunu, RTÜK benzeri örneklerin Avrupa'da da görüldüğünü dile getirdi.
Gazetecinin, kalemini yönetimi değiştirmek, silahlı örgütlere destek vermek için kullanamayacağını, kullanırsa bunun farklı bir yere oturtulması gerektiğini vurgulayan Arınç, ifade özgürlüğünün şiddet ve terörü desteklemek, silaha başvurmak, suçun işlenmesi, tahrik ve özel hayata müdahale anlamında kullanılamayacağını söyledi.
Arınç paneldeki konuşmasında, medya ve terör konusundaki sorular üzerine, Türkiye'deki terörün bölücü olduğunu ve şiddet kullandığını ifade ederek şunları söyledi:
''Bunu bilgi vermek için söylüyorum; Türkiye'de 100 gazeteci tutuklu deniliyor. Eğer gerçekten böyle olsaydı, benim bunun altında ezilmem gerekir, burada, bu konferansta sıkılmam gerekir. Tutuklu bulunan gazetecilerin tamamı basın suçu dışındaki suçlardan dolayı hapistedir. Ben Adalet Bakanı'na sordum; tutuklu bulunan 20 gazeteci adli suçlardan, 2'si kitap yazarak suç örgütünün propagandasını yapmaktan, 60'ı da bölücü terör örgütüyle doğrudan ilişki kurmak ya da dolaylı propagandasını yapmaktan dolayı cezaevinde bulunmaktadır. Hiç bir gazetecinin suç işleme ayrıcalığı yoktur.''
Arınç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yapılan ifade özgürlüğü tanımının kendileri için geçerli olduğunu kaydetti. Her ülkede olduğu gibi, dini grupların Türkiye'de de bulunduğunu söyleyen Arınç, bunlara sosyolojik bakmak gerektiğini, herkesin siyasi bir hedefi olabileceğini kaydederek, grupların medya organlarını şiddet anlamında kullanmadığı sürece bir sorun olmadığını, siyasetin görevinin medyaya ifade özgürlüğü ve destek sağlamak olduğunu vurguladı.
Toplantıda Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Afrika Medya Forumu arasında, bir medya platformu oluşturulması için, iş birliği protokolü imzalandı.
Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.