Masonlar kendilerini kişisel gelişimi amaç edinen iyi insanlar olarak tanımlasalar da gerçekler bununla örtüşmüyor.
Para ve mevki hırsının, ihtirasın, kaba kuvvetin toplumdaki sakıncalarından bol bol bahseden sözde münevverlerin, arka planda söyledikleriyle alakasız bir yaşamı benimsedikleri mahkeme koridorlarında ifşa oluyor.
Bu “iyi” insanlar anlattıkları çekici masallar ve (kötü) oynadıkları tiyatral gösterilerle hem kendilerini hemde üyelerini olmayan bir dünyanın varlığına ikna ediyor.
Her tarikatın çekici bir masalı olur, masonluğun da ilk dereceden otuz üçüncü dereceye kadar heyecan verici masalları var.
Fransa'da patlak veren Athanor locası davası da, eylem - söylem çelişkisini ortaya çıkaran örneklerden biri oldu.
Athanor locası, ayakları yere basmayan kurumsal anlatılarla hakikat tahtından ayrılanların, zaman içinde nereye oturduklarını gösteriyor.
Başkent Paris'te devam eden davada mason locası örgütlenmesi içinde, istihbaratçıların, askerlerin, polislerin olduğu bir çetenin cinayete teşebbüs ve ağır yaralama gibi işler yaptığı ortaya çıktı.
Üye profilinin daha önce suça karışmamış bireylerden oluştuğu dikkat çekici.
Kamu görevlilerinin de sicil olarak temiz olduğu bildiriliyor. Peki bunlar hangi motivasyonla bu işlere bulaştı?
Sanırım bu sorunun cevabı davanın sonucunda ortaya çıkacak.
Athanor Mason Locası önemli bir iddia ile kurulmuş; Arapça kökeni Tannur, tandır anlamına da geliyor. Athanor, kadim simyacıların taşı altına çevirmek için kullandığı sabit ateşli fırın olarak rivayet ediliyor. Ezoterik olarak açıklandığında; her insanın içinde bulunduğu varsayılan felsefe taşının (simya taşının) sürekli bir ateşe maruz kalmasıyla; yani Ezoterik öğretinin durmaksızın devam ettirilmesi, kişisel aydınlanma ve gelişme arzusunun (ateş) istikrarlı şekilde devam ettirilmesi sonucunda ruhun arındırılıp, nitelikli bir insana dönüşme serüvenini sembolize ediyor.
Simyacılar doğada bol bulunan adi malzemelerin işlenerek altına dönüştürülebileceği ütopyasından yola çıkmışlardı…
Athanor locasının bağlı olduğu Grande Lodge Alliance Maçonnique Française (GLAMF) 2012 yılında Fransa Milli Locası'ndan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş, İngiltere Büyük Locası’nın (UGLE) kendilerini tanımasından sonra masonik kimliğine kavuşarak faaliyetlerini devam ettirmiş.
Kişisel gelişim maskesiyle örgütlenen mason locaları kendi söylemleriyle bağdaşmayan işlere bulaştığına ilk kez tanık olmuyoruz.
Can çıkar huy çıkmaz, masonluğun iklimi bu tür kötüye kullanımlara müsait, koruyucu kalkanları da hazır, gerisi üyelerin hayal gücüne kalıyor.
Bir localarda on kişi bir araya geldi mi her dolabı çevirir demiştik, gerçekten de öyle.
İtalya P2 locasından sonra Fransa Athanor locası da, evrene hakikat penceresinden bakamayan masonluğun evrileceği yeri gösteriyor.
