https://www.akasyam.com/files/uploads/user/95d7629833b2a4f52ad07bab706d38a8-ddb650850fc5e2af191f.jpg
MUSTAFA GÜLTEKİN

Din’in Kan Hakkı

27-04-2026 17:26

Muharrik bir peygamber olan Zekeriyya Efendimiz’in yaptığı işler karşısında melun Yahudilerin, Zat-ı Kiram’ın vücutlarını testere ile ikiye keserek şehit etmeleri...

Zekeriyya Aleyhisselam'ın baş ve gövdesini temsil eden birinci-üst parçanın iman ve fikir, bacak ve ayakları temsil eden ikinci-alt parçanın ise amel ve aksiyon olduğunu baz alırsak imanı amelden, fikri aksiyondan ayırmak melun yahudi işi... Şehit düşen de İslam'ın bizzat kendi!

Ölçümüzü, İBDA Mimarı’nın ‘’İBDA Diyalektiği’’ isimli eserinden verelim;

"Dinî işlerde bid’atlerin (uydurma yeniliklerin) türemesi öyle bir fitnedir ki, zararı bütün

mahlûkları sarar. Bunlardan biri de CİHAD VE GAZADA GEVŞEKLİK VE TEMBELLİK’tir.(Yani cihad ve gazada gevşeklik ve tembellik etmek olmaması gereken bir bidattır. Cihad hükmünü reddetmek yahut basite almanın hükmü ise herkesçe malûm.) Burada bir nükte vardır ki, MÜNAFIKLIĞIN ALÂMETİ olmaya kadar gider. O da ŞEHİTLİK

NİMETİNDEN KAÇINMAK… Şehitlik, İslâm’ın kuvvet bulması yolunda can vermektir. Her

mümin fert bu yüksek makamı kalb ve zevk yoluyla benimsemeye, istemeye memurdur."

Bu  paragrafa şu açıyla bakıldığında tuhaf olarak karşılanabilir:

‘’Ortada müslümanların hem fikir olduğu ve sıcak bir siyasi dayanışma ile kendisini gösteren -kurtuluş savaşında halkın dahiliyeti gibi- bir durum var da benim mi haberim yok?

Yahut ‘’herkes İslam Hukuku’nun yükselmesi için gaza ve cihad dolu bir hayat yaşıyor da ben mi normal bir hayat yaşıyorum? ‘’

Evet, yüzeysel bir açıyla bakıldığında ortada Türkiye Müslümanları için bir cihad yok... Doğru... Buradaki mesele; Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin bu cümleleri sadece Osmanlı'nın son dönem savaşlarına bakarak söylemesi yahut Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun 1980’li yılların ‘’ihtilalci ruhu’’nu yansıtması şeklinde değildir.

Cihad ve Gaza her an; bir proje, bir fikir yahut müdahaleci bir ahlak ile kendisini gösterebilir. Aslolan; çarkları kırmak olduğuna göre mizaç, hedef ve yöntem de müslümandan müslümana değişerek ilerleyebilir... Yeter ki Dinimiz İslam'ın, 21. yüzyıldaki devletleşme mevzûnun "doğru realize edilmiş hali" olan Başyücelik Devleti'ne doğru İBDA Manasına müttabî şekilde yürünebilsin...

İBDA MANASI'nın hikayesi şu özlü sözde saklı değil midir?

"Bütün mesele, kâfir düzen içinde Müslüman'a yer gösterme ile, müslüman bir düzende

kâfire yer gösterme davasıdır."

a) Bazı İslam Evliyaları’nın Hususi Hallerine Bakış

                        ‘’Beyaz içinde Ebyaz’’

Ölçümüzü, Muhyiddin İbn-i Arabî Hazretleri’ne Allah Resulü tarafından rüya yoluyla yazdırılan

Fusûsul Hikem isimli eserin, Yûnus(a.s)'a tecellî ettiği belirtilen Nefes hikmetine dair

fasıldan verelim;

"Davud (a.s), beyt-i mukaddes'i onarmak istediğin de, onu kaç kez yapmaya giriştiyse, işini

bitirir bitirmez tekrar yıkılırdı. Bunun üzerine Allaha şikayet etti. Cenab-ı Hakk'tan kendisine şu haber indi:

-"Ey Davud, Benim evim kanlar döken bir insanın eliyle yapılmaz. Davud (a.s) bunun üzerine, şöyle dedi:

- Ey Rabbim, benim öldürüşüm senin buyruğunla olmadı mı?

Cenab-ı Allah şöyle buyurdu:

 - Evet. Ama onlar benim kullarım değil mi?

Davud(a.s);

- O halde ey Rabbim bana bağlı birine nasib et onun onarımını.

Bu yakarış üzerine Cenab-ı Hak, Davud (a.s)'a vahyederek;

- Kuşkusuz, oğlun Süleyman onu yapar buyurdu."

Bu cümleler, bu HÂL ÇAPI'na eren Kalp Rejimi Sahipleri'nin ve onların peşinde bulunan

pek az seçkin insanın durumuna dairdir.

Aksiyon adamının, herhangi bir mürşide-tarikat talimi sorumlusu'na bağlı olması, onun

aksiyon faaliyetini düşürmez. Doğru hükmetme; şeriat ölçülerini ve dinin her hikmetini yerli yerinde etmektir ki seçilmişlerin seçilmişlerinde görülen bu hal, görünmez bir üst fıkıh-hikmettir... Bununla

amel de yalnız bu dereceye, bu derecenin adamlarına mahsustur!

 b) Kimlik

‘’İşle Barışmak’’

Diriliş Ertuğrul isimli dizinin bir sahnesinde, Osman Gazi Şeyh Edebali’nin huzuruna doğru incecik bir edayla çıkar. Osman Gazi Şeyh Edebali’ye; ‘’kendisini tasavvuf yoluna kabul ettiği için minnettar olduğunu bildirir ve artık buradayım şeyhim’’, der... Şeyh Edebali ise; ‘’senin görevin şeriatın yükselmesi için gereken işlerdir. Sen yürü, yürüdükçe nefesimiz seninledir’’, der...

Hatme-i Hacegan duasının sonunda bulunan "mensub" kelimesi ile yukarıda bahsi geçen olayın ruhu birleşince işin tanımına uygun "kimlik ve hüviyet" tamâm olur.

Bir bakalım İslam Tarihi’ne ki; ‘’İslam Tasavvufu’’ küçük adam yetiştirmiş mi hiç? Hangi zümreden bağlılık gösterilirse gösterilsin hedefler hep; çok büyük!

Neler Söylendi?
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik