https://www.akasyam.com/files/uploads/user/95d7629833b2a4f52ad07bab706d38a8-ddb650850fc5e2af191f.jpg
MUSTAFA GÜLTEKİN

İslam Evliyası ve Siyasi Yön -I- DİPÇİK

24-04-2026 13:31

 

İslâm Büyüklerinin lüzumu miktarınca gösterdiği politik bir kaç cümle, hayat ideali haline getirilemez.

Devlet Mefkûremiz ve İdeal Hayat arayışımız, "lüzumu miktarınca" yapılma durumunda olan politik tavrın içine sığdırılamaz ve hedef olarak bu gösterilemez!...

Kaldı ki müslümanlara "YÜCE İDEAL" olarak parti askeri manası gösterilmemiştir. Buradaki anlayış kıtlığı, fikrî merkez-ideoloji terbiyesinden geçmemiş bir kısım insanların bu işi böyle anlaması ve diğer insanlara da bu şekilde yansıtmasından ileri gelmektedir.

Başka bir şekilde izah edelim:

Ruhsat hükmü aslın kendisi değil, zaruretin beyanıdır. Ruhsat hükmü, devr-i daim olarak kendisini işletme hakkı bulunan şeriatın önüne geçemez. Ruhsatı, şeriatın kendisi olarak anlamaksa bizâtihi ahmaklık…

Gerçekten de kemalizmin devlet sınırları içerisinde bir nevi "islâmî paydayı koruma psikolojisi" yahut  ‘’taşmış nehre sed- statükoculuk’’ olarak yansıtılan sosyal muhafazakarlık, müslümanlara istikamet veren dünya görüşü haysiyeti ile kıyaslanabilir mi?

İslâm Evliyası’nın bir partiye rey vermesi; o partinin halini, hareket düzenini, oluşturduğu politikayı, parti üyelerinin durumlarını tasdik manasına gelmez! Bunu bu şekilde anlamak, Evliya’yı; Mutlak Fikr’in hakim olduğu ‘’İslami Devlet’’in değil de muhafazakârlık fikrinin büyük savunucusu gibi, sonucu küfür kokularıyla biten bir yere vardırmaya gider.

Her partinin kendisine ait parti politikası ve politik tabanı bulunur. Muhâfazakarlık olarak atfedilen politik fikrin birçok islamî unsuru zedelemesi ise durmadan eleştiri yağmuruna tutulması ve gerekli şekillerle engellenmesi gereken tabî bir zarûretin beyanıdır da!

Misâlen tesettür mevzû... Hükümetin, muhafazakârlık politikasının oluşturduğu psikolojik havada mahvedilmiş olan İslam'ın şerefli tesettürü yerine, Allah Resulü'nün kıyamet alameti olarak hadis buyurduğu;  -"Onlar Mel'undur!" hükmüyle damgaladığı-, "Ariyetün Gasiyetün" - "Giyinik Çıplaklık" hadisinin tecellî ettiği zemini oluşturmuştur!

Evliyanın politik reyi mi? Anlık bir taktik... Küfür rejiminin yürütme organında kendisiyle irtibat kurup belli başlı teşekküllerin korunabilmesi için stratejik basit bir taktik... Bu kadar!

Daha fazlasını istemek, daha fazlası varmış ahmak zannına büründürmek; Onun gibi şerefli bir mümini, nefesi beş para etmeyecek muhafazakârlık politikasında uçuruma yuvarlama teşebbüsü olur.

Bazı İslam Evliyaları dünya meseleleriyle pek az ilgilenir. Bunun sebebi Batın Perdeler içerisinde yaşamaları ve bunun yolunda durmaksızın ilerlemelerindendir. Herhangi bir partiye işaret etmeleri; Parti Fikrini, Demokrat Düzeni, Laik İşleyişi kabul planıyla olmaz. Yukarıda da anlattım...

Yani bir mürşidin bağlısı olan müslüman; "Yaşanmaya Değer Hayat"ı, Mürşidimin işaretiyle ak partide buldum. Ve genç olduğuma göre de; "ak parti gençlik kolları başkanı olmak benim ideal hedefim" diye tercüme ederse vay ki başımıza gelene!...

Olunca ne yapacaksın, ne vereceksin? O yepyeni kafanı, ideolojik eğitim üzerinde ciddi bir yere oturtmak yerine parti tüzüğü ezberlemekle mi meşgul edeceksin?

O güzel kafanı KADEM isimli kuruluşta, müslüman kadını müslüman erkekten ayırmak için türlü oyunlar içerisine giren, İslâmî Feminizm gibi bir ruh üfleyen amaçsız ve gerçeklik yoksunu tiplere mi muhatap kılacaksın?

Ak parti nedir?... Bir yaşam biçimi mi?... Bir hayat akışı mı?... İnsanın kendisini, içerisinde; sanattan tarihe, felsefeden iktisada kadar büyük oluş şubelerinde şekillendirebileceği İdeolojik bir oluş alanı mı?

Ak parti de, iki uç kuruş paraya ihitiyaç duyan, belli başlı zamanlarda kongreler yapan, ‘’biz şunları yapıyoruz bunları da yapacağız’’ diyerek broşür dağıtan diğer partiler gibi, ‘’sadece parti’’dir.

Allah ve Resûl'ü yolunda ortaya koyulan, "21. yy Müslümanları'nın İdeali"ni belirten; BAŞYÜCELİK DEVLETİ'ne yataklık etme fikrine doğru geliyorsa iyi, bulunduğumuz zaman için; ‘’işte müslümanlara vaadettiğimiz Muhafazakar Yüzyıl’ımız" diyerek, İslâmî Devleti bu topraklara hakim kılma farzını, 300 sene sonraya ertelemek gibi bir durum oluşturuyorsa da kötünün dibi!...

b) İslam Evliyası ve Siyasi Yön -II-

‘’Tek Kurşun’’

"Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur" hükmüyle partiye oy mevzû ki; olur. Yanlış olan şey; KOSKOCA İSLAM DEVLET MEVZÛ'nu bu kaideden başka hiç bir şeyle destekleme fikrinin olmaması ve "siyasi mantık" adına "İdeoloji-Merkezî Akıl"ın değerinin verilmemesi!

Şerler arasında daha az şerli olandan taraf tutulsun da Sâfî Hayır-İBDA İDEOLOJİSİ'den fikirlenme arzusu hissedilsin! Bu, -düşünce haysiyeti katili toplum mantığı- zarûri ilerleme açısından olacak şey değildir. Şerler içerisinde, kpss tercihi yapma edasında ‘’şu’’ ve ‘’bu’’ içerisinde yaşayan, daraltılmış ve etkisizleştirilmiş bir toplum mantığının(!) hakimiyeti!

Ya Sâfî Hayır? Ya, doğrudan doğruya HAYR'ın kendi? HAYR'ın bizzat kendisinin, "az zararlı görülen ŞER" kadar yaşam hakkı yok mudur(?)

İslam Evliyası'nın stratejik reyini "AKP BİATI" kıvamsızlığı içerisinde gören Fikrî NASİPSİZLİK furyası...

Fikrin içerisinde senelerce mayalanmış bir müslümanın dahi "BİÂT" isimli kutsal mefhûmu kullanma haysiyeti yanında, İslam Evliyası'nın daha yüksek bir imtiyaza sahip olmasına rağmen "sapma kanaatler"i yaygınlaştırarak bir nevi; "İslam Evliyası'nın İstikamet Haysiyeti"ni otomatik tüfeklerle tarayan eşkıya sürüleri...

Önemli bir cümlem;

"Sistemli şüphecilik"; her devrin hakkı olmasına rağmen 21. yüzyıl insanının çok daha fazla hakkıdır!

2000'den 2010'a kadar batıcılık çizgisinde bulunan, Büyük Doğu'nun, sağ kemalizmin ve sol kemalizmin düşmanı olan; Tayyip Erdoğan... Nihayetinde 2015'te Allah'tan tokat yiyen ve sol kemalizme karşı aldığı tavrı derinleştiren ve sağ kemalizmi; ya Büyük Doğu'nun yahut pan-islamcı birleşkelerin ayakçısı olarak kullanma durumunda olan...

Hani sistemli şüphecilik dedik ya... Tayyip Erdoğan'ın bu saatten sonraki çizgisi; Dünya Müslümanlarının Tek Şerefli istikâmet çizgisi olan; BD-İBDÂ çizgisi mi, "Muhammed" kelimesinin hakikatinden bîhaber ümmetçi pan-islamcı karalama çizgiler üzerinde mi olacağı?, sorusu.

Şüphe üzerine bir yardım... Buyrun şüphelenin!

Bir sorgulama:

Önümüzdeki yakın yıllarda Tayyip Erdoğan ölürse, Kanal24 ve A Haber kapanırsa, İslamın Devletleşmesi mevzûnda; zerre kadar düşünmemiş Türkiye Müslümanları bu mevzûda ne teklif edecekler ve ne yapacaklar?

Umarım, verilecek cevap; -tok bir sesle- "O zaman biz de onun gibi ölürüz" diye bağırıp, 15 dk dakika sonra bu duygu hararetinden -fikrî istikametsizlik- sebebiyle düşdükten sonra yapacak bir şey bulamayınca, kendisini rahatlatmak adına siyasi topu başkasına sallayarak, gri renkli bir fiorino araçla halı saha maçına gitmek fikrinden daha kalite verilir.

Bir sorgulama daha:

Herkes şeksiz şüphesiz Tayyip Erdoğana uyduğuna göre, o neye uyuyor?

Uyulması gereken şeyler bütünü, -uyulması zaruretiyle- halk ve lider için birdir. 

Bu sebeple her fiili denetleme imtiyazında bulunan BD-İBDÂ Dünya Görüşü'ne olan talep; "MÜSTAKÎM OLMA ZORUNLULUĞU İÇERİSİNDE YARATILAN İNSANOĞLU’’nun kendisine doğru adım adım ilerlemesi gereken dînî vecîbe hükmündedir!

 c) Anti Kemalizm

‘’Psikolojik Refleks’’

Kemalizmi, Türkiye Müslümanları’nın istemediği bilinen bir gerçek. Fakat sadece anti-kemalizm şuuruyla nereye varılabilir?

Mesela biz bugün, Kemalizm’in kötü olduğuna dair onlarca eser okuyoruz, onlarca program izliyoruz. Fakat bu şuuru, yani anti-kemalizm şuurunu aldıktan sonra ne yapıyoruz? Yaptığımız şey anti kemalizm şuurunu alıp, anti kemalizm şuuru vermek. Suni ve psikolojik rejim muhalefeti…

Bu noktada ‘’ideoloji’’ olarak zarfladığımız fikirler bütününü buluyoruz ki ideoloji; nihayetinde kendisini arayan psikolojiye insani oluş şubelerinin bütününü kapsayan ve onlara kendinden veren merkezi akıl hükmündedir. İnsani haysiyetin büyük sorusu olan ‘’Ben kimim’’ sorusunun cevaplandırma durumunda olarak, İslam’ı cemiyete taşırmanın ve cemiyete hüküm koyucu devletin; vel hasılı bütün şeylere ve bütün olaylara tesir edebilmek için gereken asli şuuru sembolize etmektedir.

Her süreç, sahiciliğine doğru ilerler. Eğer bu şuur -anti kemalizm- reele geçmeyecekse zararsız bir psikoloji demetinden farksızdır. Kemalizm’e gerçek zararı verip ortadan kaldıracak olan şey; ideoloji ve harekettir.

Eğer gerçekten ortadan kaldırma taraftarı değilsek niçin şuur topluyoruz?

Demek ki her şuur, aslında düşüncelerden oluşmuş bir ruhtur ve biz bir şeyin şuuruna da düşüncelerle varıyoruz. Ve o şuur bizde oluştuktan sonra da o şuurun gerçekleşmesi için araç mevkiinde bulunan şeylere sarılıyor ve zıddımızda bulunan şuurları da aslında engelliyoruz. Çünkü cemiyete hakim olmak tek bir şuurun hakkıdır. Yani ‘’hakim olmak meselesi’’ni biz yapmazsak diğer şuurlar/ideolojiler yapıp bize hakim olacak. Şuurların hakimiyetinin zorunluluğu, içine su katılmamış saf gerçek.

Çünkü insan olarak yaratılmanın kuralı belli; mana ve ceset…

İnsan, Toplum… Devlet!

Neler Söylendi?
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik