https://www.akasyam.com/files/uploads/user/95d7629833b2a4f52ad07bab706d38a8-ddb650850fc5e2af191f.jpg
MUSTAFA GÜLTEKİN

NAZAR VE NAZARİYE

30-04-2026 18:23

Ehl-i Sünnet yolunun, Hazreti Halid bin Velid’e vurduğu hüküm; İslam'ın Aksiyoneri, Hazreti Ömer'e vurduğu hüküm; Şeriatının İcracısı olan Devletin İdarecisi, Veysel Karani Hazretlerine vurduğu hüküm; Müslümanlara kalbi istikamet sağlayıcısı, Übey bin Kab Hazretlerine vurduğu hüküm ise İslam Fakihi olduğu yönündedir.

Bunun gibi, ‘’İslam'ı Hakim kılma mevzû’’, Veysel Karanî’nin mevzû olmadığı gibi, Kalbî nazar da Halid bin Velid’in mevzû değildir.

Onların her birinin, kendi mevzû ve meselelerinde derinleşmesi ise bir diğer mevzuyu ‘’red manası’’ taşımaz.

Her hakiki insan, kendisine verilen mevzûnun derinliğine doğru gidebilmenin tacizi-cezbi altındadır. Çünkü mevzûların hakkını sonuna kadar verebilmek insanoğlu için mümkün değildir. Hayat akışkan olduğuna göre, mevzûlar da hayatla beraber aktığına göre, mevzûnun kendisine devredildiği şahsiyet akmaktan berî duramaz. Öyleyse akışkan bir nehirde akan daha doğrusu nehri düzenleme durumunda olan mevzû sorumlusu başka bir nehre nasıl yönelebilir? Bununla beraber iki mevzûyu-iki nehri taşımak ayrı, bir mevzuyu taşımak ve diğer mevzuyu ilgililik seviyesinde tutarak kabul ettiğini beyan ayrı davadır.

Biraz daha realize?

İslam Tasavvufunu; Ruhi İşler bakanlığı, İslam İlmini; İlmî işler bakanlığı ve İslamî Tefekkür ve Tatbikçiliği; Savunma bakanlığı olarak baz alırsak her bir bakanlığın misyonu olan amaçlar doğrultusunda personelin yetiştirilmesi, kendisine uygun pozisyonda değerlendirilmesi ve tekamül etme zorunluluğunu anlamak basittir. Bununla beraber anlaşılması gereken şey; bu bakanlıkların tek bir devletin bakanlığı olması gerekliliğidir. Aksi takdirde bakanlıklar ortada bulunan devlet düzeninin aleyhine doğru döner ve saf dışı kalır...

Tarîki faaliyet, tasavvuf manasının çeşitli yöntemler ile uygulanması ve uygulamayı alan ferdin bu şekilde ruhî iklimlere dalabilmesine imkan tanıyan işler bütünüdür. Bu işlemi yaptırabilme kabiliyet ve ehliyete sahip üstün mümine; ‘’Mürşid-i Kamil’’ denir. Öyleyse O’ndan beklenmesi gereken şey de tanımını yaptığımız iş ve faaliyetlerdir. Ondan bu faaliyetler dışında başka faaliyetler beklemek, başka faaliyetlerin de yaptırıcısı olarak görmek nihayetinde karşılığı olmayan amaçsız ve gayesiz bir bekleyiş olmakla beraber sanki yapması gereken başka bir iş varmış gibi; "niçin şunu ve bunu da yapmıyor" düşüncesine vardırarak İslam Evliyası’na zulmetme kabahatine dönüşür.

Ehli sünnet ve cemaat mührünün ilmî olarak sapıtıldığı yerde sapkın ilimciler, bu mührün tarîki olarak sapıtıldığı yerde sapkın tarikat, fikrî olarak sapıtıldığı yerde ise sapık fikir türer. Bu sebeple; ilmi sapmalara ve tarîki sapmalara karşı kendisini korumayı borç bilmiş insanımızın fikrî sapmalara karşı da kendisini koruma zorunluluğu vardır. Aksi takdirde bakanlık düşer!...

Neler Söylendi?
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik