Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Siyaset

PARALEL ÖRGÜTÜ GÜÇLENDİRME OPERASYONU!

Paralel örgütün istihbarat birimleri ile bağlantısını ilk olarak ABD basınının yanı sıra akademisyenlerin de ilgi odağı olan Paralel örgüte ilişkin birçok araştırması bulunan Profesör Paul L. Willams gündeme getirmiş ve çeşitli makaleler yazmıştı.

PARALEL ÖRGÜTÜ GÜÇLENDİRME OPERASYONU!
Paylaş:
34 yıl önce Orgeneral Kenan Evren, dönemin Amerikan Ulusal Güvenlik Başdanışmanı Zbigniew Brzezinski’nin Orta Asya’daki Türk devletleri için yeni bir düzen getirilmesi gerektiği fikrine uygun hareket etmesi projesine asıl cevabı paralel örgüt verdi. Bölgedeki doğalgaz ve petrol yataklarının kontrolünü ABD’ye verebilmek için paralel örgütün okullarıyla bölgeye sızmaya başlandı ve operasyonel saha açıldı. Yani paralel okullar yardımı ile CIA ajanları çeşitli bölgelere hakimiyeti başarılı bir şekilde sağlayıp bölgede ciddi operasyonlara da imza attı.
 
17-25 Aralık Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılan darbe girişimi sonrasında deşifre olan paralel örgütün psikolojik üstünlüğü tartışılmaz bir boyut ile ilerledi. Birçok medya grubu neredeyse bu örgütün devleti yönettiği algısını toplumun bilinç altına yerleştirdi.
 
Örnekleri ile ilerleyelim...
 
17 Aralık operasyonundan sonra paralel örgüt yasadışı dinlemeleri sosyal medya aracılığı ile bütün dünyaya servis etti. Bu dinlemeler arasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bürokratlar, istihbarat patronları ve devletin en kripto noktaları dinlenip sosyal medya üzerinden servis edilmişti.
 
Paralel örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne nüfuz etme girişiminin hikayesi aslında 30 yıla aşkın bir sürede devam etmiş, hızla tüm devletin kurumlarına istihbari bir taktik ile kripto olarak yerleşmişlerdi. Milli İstihbarat Teşkilatı'na sızamayan örgüt buradaki faaliyetlerini ise MİT içerisindeki ulusal kanadın bağlantısı ile yapıyordu. Nitekim 17-25 aralık sonrasında MİT içerisinden Paralel örgüt medyasına sızdırılan belgeler ise bu kanadın işiydi.
 
Gelelim asıl meseleye...
 
Aslında 17-25 Aralık operasyonundan hemen sonra stratejik ve analitik düşünmekten ziyade bir gazla hükümete yakın gazeteler ve yayın grupları Türkiye'de Paralel bir devlet girişimi olduğunu bilinç altına yerleştirerek yayınlar yaptı. Paralel örgüt gazetesi ve medyası ise böyle bir algıdan ziyade asimetrik savaşı çok iyi bildiği için hükümeti ve devleti hedefe koyarken iftira-yalan ve karalayıcı yayınlar yaptı. Karşı medya grubunu tahrik ederek, 17-25 Aralık operasyonunun ikinci aşaması olan örgütü güçlendirme projesini adeta başarı ile gerçekleştirdi.
 
Hükümete yakın medya ve yayın organları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dinlendiğini manşetlerden verdi...
 
MİT'in patronu Hakan Fidan'ın, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargı neredeyse tüm devletin kripto birimlerinin yıllarca dinlendiği büyük bir şehvetle yazıldı, çizildi.
 
Hükümete yakın olan medya grupları daha da ileri giderek Türkiye'de milyonlarca vatandaşın dinlendiğini manşetlere taşıdı. Başbakan Erdoğan ise 30 Mart yerel seçimler öncesinde bu örgütün tüm yasadışı faaliyetlerini ifşaa eden açıklamaları yaptı. Bunlar Türk medyasında ballandırılarak yazıldı, paralel örgüt tarafından ise çevirisi yapılarak dünya istihbarat birimlerine servis edildi.
 
Paralel örgütün güçlü olduğu Uluslararası arenada birkez daha hükümete yakın medya tarafından kontrolsüz bir şekilde tescillenip, belgelendirildi. Bu tür asimetrik savaşlarda maalesef algı yönetimi bu şekilde yapılmakta. 17-25 Aralık darbe girişimi başarılı olmadı ama Uluslararası arenada Paralel örgütün dünya eksenindeki gücü de maalesef tescillenmiş oldu. Hem de hükümete yakın gazeteler ve yazarlar aracılığı ile bu operasyon gerçekleştirildi.
 
Halk böyleyken bu süreci hükümete yakın olan medya, psikolojik harekat ve algı yönetimini başaramadığı ortaya çıktı. Resmen Paralel örgüt Uluslararası istihbarat birimlerinin kucağına güçlendirilerek atıldı. Kendisini kullanan bazı istihbarat birimleri dışında örgütün bu denli güçlü olduğunu bilmeyen diğer dış istihbarat birimlerinin kucağına daha da güçlü algısı oluşturulan bir örgüt atıldı.
 
Bir örgüt düşünün, devletin tüm mekanizmasını ele geçirmiş, dinlemiş, kaydetmiş, kripto noktalarına elemanlar yetiştirip yerleştirmiş ve örgütü de CIA merkezli bir ülkede yönetmiş ve yönetiyor. 17-25 Aralık darbe girişiminde bu örgüt hükümeti yıkmaya yönelik girişiminde başarılı olamamışsa da kazançlı da çıkmıştır. Kazancı ise devletin tüm mekanizmasına hakim olduğu algısını dünya basınına ve batı istihbarat birimlerine operasyon çektiği hükümete yakın medya aracılığı ile belgelendirmiş oldu.
 
Sonuç itibari ile hükümete yakın medya grupları asimetrik savaşta iyi sınav veremedi. Aksine örgütü farkında olmadan yaptığı yayınlarla güçlendirip, diğer istihbarat birimlerinin kucağına attı.
 
Peki bundan sonra ne yapılmalı?
 
İşte kritik nokta burası. Tüm dünyaya ve Türkiye'ye devletin içine sızmış bir örgütün varlığından eğer bahsediyorsak, operasyonel girişimlerin başlaması artık zaruri olmuştur. Devlet içerisindeki kripto elemalar deşifre edilip ilişkileri kesilse de büyük bir operasyon yapılmadığı müddetçe, örgütün lideri Uluslararası diplomasi girişimi ile alınıp Türkiye'ye getirilmediği müddetçe, bu örgütün tüm kripto noktaları deşifre edilmediği müddetçe bu da Türkiye'yi dış destekli birçok operasyon bekliyor demektir.
 
Bu örgütü ifşaa ederken yapılması gereken, güçlü gösterecek operasyonel ve algı haberlerini yapmaktan vazgeçip, örgütün operasyonel sahasında olan elemanların deşifresidir. Bu örgüte mensup olan ve devlet kadrolarında olan geçmişte yaptıkları illegal faaliyetlerin deşifre edilmesidir. Bu örgüte yönelik büyük bir operasyon yapılmadığı, örgütün Uluslar arası arenada oluşturduğu güçlü algısı yıkılmadığı müddetçe Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bu örgütün eli ile dış operasyonların ardı kesilmez.
 
Bu örgüt sorunu AK Parti sorunu değil, devlet sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiyeli vatandaşlara yönelik bir darbe yapan, darbelerin devamının geleceği algısını oluşturan bir örgüt ile karşı karşıyayız. Bu örgüte yönelik operasyonlar siyasi akıl ile değil, devlet aklı ile yapılıp stratejik ve analitik bir bakış ile yapılmalıdır.
 
Ömer ADIYAMAN – gizlinot.com

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Siyaset Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et ÇİRKİN DEDİKODULARDAN YORULDUM

Akışın sonuna geldiniz.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat