Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sağlık sektöründe dışa bağımlılığı azaltacak stratejik adımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hekimlerin fedakârlıklarına dikkat çekerek sağlık çalışanlarının emeklerini takdirle andı.
Tıbbi cihaz ve teknoloji alanında yerli üretim modelini kararlılıkla uyguladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya getiren üreten sağlık iş forumunun yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum. Sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık kendimiz üretiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Yerli tıbbi cihazlar dünyaya ihraç ediliyor
Sağlık sanayisinde kaydedilen aşamaları somut verilerle aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman'da üretilen solunum cihazlarının hem yurt içindeki hastanelerde kullanıldığını hem de 45 ülkeye ihraç edildiğini bildirdi.
ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen otomatik şok cihazlarının 16 ülkeye ulaştırıldığını hatırlatan Erdoğan; mobil dijital röntgen aygıtlarının, ileri teknolojiye sahip yapay zekâ destekli yerli yoğun bakım monitörlerinin ve dünyada sınırlı sayıda ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin tamamen öz kaynaklarla geliştirilip kliniklerde hizmete sunulduğunu açıkladı.
Hedef yerli ultrason cihazı
Kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin en ileri aşaması sayılan CAR-T hücre tedavileri ile üretim altyapısının Türkiye'nin mühendislik gücüyle hayata geçirildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni hedefleri şu sözlerle açıkladı:
"Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedarikinde yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık."
Savunma sanayisindeki yerlileşme başarısının sağlık sektörüne de taşınacağını kaydeden Erdoğan, mevcut eksikliklerin giderilerek küresel düzeyde iddialı adımların süreceğini belirtti.
"Bizim inanç değerlerimiz yaşatmak üzerine kuruludur"
Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da iştirak ettiği programda tıp ahlakı ve hekimlik mesleğinin taşıdığı öneme değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un hekimliğin fedakârlık boyutunu anlatan ifadelerini hatırlattı.
Şifa medeniyetinin özünde insanı yaşatma gayesinin yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Selçuklu ve Osmanlı darüşşifalarında asırlar boyu uygulanan ücretsiz ve kapsamlı sağlık hizmetlerinden örnekler vererek, "Bizim inanç değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruludur. Bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi, şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir. Avrupa'da psikiyatrik rahatsızlığı olanlar tecrit edilirken, bimarhanelerimizde hastalar musiki makamları, su sesi ve aromaterapiyle tedavi ediliyordu" dedi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıp literatürüne ve sağlık sektörüne katkı sunan bilim insanları ile kurumlara TÜSEB ödüllerini takdim etti.