Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Çalgıcı'nın tövbesi, ya bizim tövbemiz!

Paylaş:

Hazret-i Ömer’in halifeliği

zamanında bir çalgıcı genç vardı. Düğünlerde çalgı çalar, şarkı söylerdi. Zaman geçti, çalgıcı ihtiyarladı. Sesi çirkinleştiği için itibardan

düştü. Artık bir şey kazanamaz duruma gelmiş, bir dilim ekmeğe muhtaç olmuştu.

 

Bir gün mezarlığa gitti. Orada içi yanarak Cenâb-ı Hakka şöyle niyazda bulundu:

 

“Yâ Rabbî, sen bana uzun bir ömür, birçok fırsat verdin. Benim gibi âsi kulundan ihsanını eksik etmedin. Yetmiş yıl günah işledim ama

sen bir gün olsun rızkımı kesmedin. Artık kazancım yok. Bugün senin misafirinim ."

 

Orada çok ağladı. Sonra da çalgısını yastık yapıp uyudu. 

 

O sırada Halife Ömer’e de bir

uyku hâli geldi. Rüyasında bir ses ona:

 

“Ey Ömer! Mezarlıkta has bir kulumuz var. Beytülmaldan 700 dinar al, götür o kulumuza ver. Ona de ki: Şimdilik ihtiyaçlarını bununla

karşıla. Paran bittiğinde tekrar gel!..”

 

Hazret-i Ömer uyandı ve hemen mezarlığın yolunu tuttu. Orada çalgıcı ihtiyardan başka

kimseyi göremedi. Rüyasında bildirilen has kulun onun olabileceğine ihtimal vermiyordu.

 

Mezarlığı yeniden dolaştı. Ancak başka bir kimseye rastlamadı. Kendi kendine, “Böyle biri nasıl olur da bana bildirilen tertemiz, hizmete

lâyık bir kul olur?” diye düşündü. 

"Karanlıklar içinde nice nurlu gönüller vardır" diyerek,

ihtiyar çalgıcının yanına gitti. Baktı ki uyuyor.

Öksürerek geldiğini haber verdi. Adamcağız sıçrayarak uyandı. Karşısında Emîrül-

mü’minîni görünce korkudan titremeye başladı. 

Hazret-i Ömer: 

“Benden korkma, sana

Allahü teâlâdan müjde getirdim. Selâm edip,

hâtırını soruyor. İhtiyaçların için bu parayı vermemi istedi. Bunları harca, bittiğinde bana

gel” dedi...

 

Adamcağız bunları duyunca utancından titreyip ağlamaya başladı. Bir hayli ağladıktan

sonra, “Rabbimle arama perde oldun” diyerek

çalgısını parçaladı ve Rabbine şöyle yalvardı:

 

“Yâ Rabbî! İsyanla geçen ömrüme acı. Bir günümün bile kıymetini bilemedim. Nefesimi şarkılar söyleyerek tükettim. Dünyadan

ayrılacağımı unuttum. 

 

Gün bitti, akşam oldu.

Allahım! Verdiklerine râzı olmayan nefsimi

sana şikâyet ediyorum ve bütün yaptıklarıma da tevbe ediyorum.”

 

Bunları söyledikten sonra “Allah” diye feryâd

ederek yere düştü. Hazret-i Ömer baktı ki, rûhunu teslim etmiş. Hemen müminlere haber verdi ve onlara şöyle dedi: 

-İşte görünüz, hakiki tevbe böyle olur!..

 

Tövbe, bir günahtan dönmeye karar vermektir. 

Rabbim hepimizi hakikî tövbe edebilen kullardan olabilmemizi nasip ve müesser eylesin.

İnşaallah.

 

Bakara Suresi, 160. ayet: Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.

 

Selâm ve dua ile

Bülent Ertekin

 

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Bülent ERTEKİN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat