Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Sosyal Dayanışmanın, Sosyolojik Sonuçları

Erol AYDIN Erol AYDIN Yazarın tüm yazıları
28-10-2019 11:36 2 dk okuma
Paylaş:

Dayanışma ve yardımlaşma bizim millet olarak en önemli hasletlerimizdendir. Bunun kodlarını hem kültür hem de inancımızda görmemiz mümkündür. Biz de bencillik ve nemelazımcılık olmadığı için düşenin elinden tutmak kutsal görevdir.

Bu özelliklerimizden dolayı “kol kırılır, yen içinde kalır” düsturu ile meseleleri kendi içerisinde hal ve yoluna koyarız. Bu düşünce çerçevesinde büyük mağduriyetler yaşanmaz. Hele batıda örneklerini gördüğümüz sosyal patlamalar vaki değildir. Vandallık, kırmak, dökmek ve yağmalamak bizim dışımızda olan vahşi tutumlardır. Çünkü bizde, sadaka ve zekât müessesesi bu dengeyi kurmaktadır. Böylece sosyal barış ve adaleti sağlanmak suretiyle güven ortamı tesis edilmiş olacaktır. Bunun sonucunda zengin vicdanen rahat ve huzurlu fakir ise mutlu ve umutlu olarak yaşantısına devam etmiş olacaktır.

Geçmişte sadaka taşlarını yaşamış bir neslin torunları olarak hedeften biraz sapma göstermiş olabiliriz. Fakat her şeye rağmen genetik kodlarımızın yok olması mümkün olmadığına göre katkı sunmaya devam ettiğimizde bir gerçektir.

Bunun yanında başka kültürlerde olmayan vakıflar yine bize has bir gelenektir. Bunlar sivil toplum örgütleri olarak devletin dışında dayanışmaya katkı sağlayan kurumlardır. Kâr amacı gütmeyen bu vakıflar, kuruluş amaçları doğrultusunda garip/gurabanın yanında her zaman yer almışlardır.

Kendi dışımızda bize sığınan muhacirlere ensar olmakta yine inancımızın bir uzantısıdır. Zalime karşı mazlumun yanında olmak ve ona destek vermek bizi biz yapan özelliklerimizdendir.

Hayatın her döneminde ve her anlamda sıkıntı çeken muhtaç kişilere önce aileler sahip çıkmaktadırlar. Bunun yeterli olmadığı durumlarda sivil toplu örgütleri son olarak ta devlet sahip çıkmaktadır.

Birey olarak ise, elimizi taşın altına koyarak gerekli desteği sağlamak kaçınılmazdır. Ben kazandım, benim malın, birlikte mi kazandık söylemleri kimseye yarar sağlamadığı gibi kutuplaşmayı artıran unsurlardandır. Bundan uzak durmak ve paylaşmak hepimize iyi gelecektir.

Sonuç olarak; toplumun barış ve huzuru bireylerin mutluğundan geçmektedir. En temel düzeyde sosyal dayanışmayı sağlamak sosyolojik olarak ta biriken enerjiyi absorbe edeceği için huzura katkı sağlayacaktır. Ben değil, biz diyen kültürün insanları olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada dayanışma içinde olmamız sadra şifa olacaktır.

Saygılarımla,

Erol Aydın

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Erol AYDIN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat