1980!
1980! “ELVEDA EDEBİYAT” 1980 siyasi olayları her ne kadar konumuz dışında olsa da “1980”döneminin edebiyatımıza katkılarını tam kavramak açısından önemli bir ayrıntıdır
1980 siyasi olayları her ne kadar konumuz dışında olsa da “1980”döneminin edebiyatımıza katkılarını tam kavramak açısından önemli bir ayrıntıdır.
Bu başlık altında 80 kuşağı edebiyatımıza ne kattı?diye bir soruyla başlamak gerekir.Şüphesiz bu soruya çok değişik öznel yanıtlar verilebilir.Önemli olan bu soruya verilen yanıtlardan saptamalar yaparak asıl sonuca gidebilmektir.80 kuşağı edebiyatının ekseninde siyasi gelişmelerin etkisi vardır.Kelimelerin sessizleştiği,görülenin,anlatılmak istenenin simgeleştirilerek ortaya konması vardır bu dönem edebiyatında.Edebiyatın ve tüm edebiyat alanlarının derinleştiği,gerçek hayatla kopuşların yaşandığı bir dönemdir.Ülkenin içinde bulunduğu siyasi gerginlik ortamı bütün edebiyat eserlerine yansımıştır.
Edebiyat asosyaldir bu dönemde.Monologtur.sessizdir.Tüm becerisi dil oyunlarında ve biçim değişimlerinde saklıdır.Yazarın söyleyecek çok sözü bir o kadar da hiç sözü yoktur.Edebiyat bu dönemde gerçekliğini yitirmiştir.Bu dönem yazılmış bir edebiyat eserini okuduğunuzda söylenenleri anlamak o kadar da kolay değildir.Sis perdeleri ardında dolaşan gizil dünyalarda bulursunuz kendinizi.
Siyasal yılgınlık ve kişisel korkuların,öz güveni yitirilmiş bir toplum oluşturması kaçınılmazdır.Gördüğü ve yaşadığı gerçeklere sahiplenememe psikolojisi hatta bilerek ve isteyerek öz iradesiyle olaylardan uzak durma tercihi görülür.Aydın kişinin kendini geri çekmesi,yalnız kendinin anladığı kişisel imgeler kullanması ve kendi kelimeleriyle kendine ait bir dünya kurması bağlamında ortaya koyduğu eserlerinin kabul edilmeyeceği korkusuyla kalemler bu dönem susmuştur!
Edebi kimlikler,inandığını değil inanmadığını yazmak “iki yüzlülüğüyle”karşı karşıya kalmıştır.Bu dönemin siyasal ve toplumsal gelişiminin,kağıt dünyalara yansıması gerçek dışı ve gizildir.
80’lerin edebiyatına dönüp baktığımızda kimilerine göre bu dönemde edebiyata elveda denmiştir.
“Elveda Edebiyat”umutsuzluk,güvensizlik,hüzünlü ve kızdıran bir hoşçakaldır.Bu dönem;ülkemiz tarihinde toplumsal,sosyal ve siyasi alanlarda en hızlı değişimlerin yaşandığı bir zaman aralığıdır.Yalnız bizim toplumuzda değil dünyada da en hızlı değişim ve dönüşüm bu dönemde olmuştur.Bir farkla ki dünyanın ekseninde ki Avrupa da bir önceki döneme göre daha fazla özgürlük ve daha fazla yaşam olanağı aranıp bulurken.biz de özgürlükler kısıtlanmıştır.Dünyada ki gelişim ve değişim ister istemez bizede yansımıştır.
Televizyon çağında ,iletişim çağında edebiyat neye karşı mücadele edecekti ve neyi yakalaması gerekecekti?
Bu nokta da ülkemiz ve edebiyatımız dünyada ki gelişimin çok gerisinde kalmış,yaşanan hızlı değişime zamanında ve tam olarak uyum sağlayamamıştır.
80’ler daha önce yaşanan baskı dönemlerine benzemiyordur yapı ve gelişim olarak.En göze çarpan olumsuzluğu;Bu kez kültür alanında da bilinçli bir bastırma söz konusu olmasıdır.Türk Dil Kurumunda yaşanan olumsuzluklar,Basın ve yayın organlarına uygulanan sansürler,belli ideolojik düşüncelere dönük sert tutum ve uygulamalar sayabileceğimiz bir çok olaydan sadece örneklerdir.
Edebiyatın karşısında,yeni kültür oluşumu,politik baskılar,okullarda ki eğitim,ekonomik yoksulluk gibi olumsuz etmenler yükselirken ,televizyon en göze çarpan rakibidir.Bu geniş kitle iletişim aracı,gerek bilinçli olarak seçilmiş yayın içeriği gerekse kendi varlığına gösterilen ilği nedeniyle okumaya ve edebiyata,olumsuz bir karşıtlık oluşturmuştur.Özellikle 80’lerin ilk yarısında,kitaba ve okumaya karşı bir sevgisizlik etkinliği artmış,görsel bağımlılık insanların okuma alışkanlıklarına en büyük darbeyi vurmuştur!
İstemeyerek de olsa bu dönemde “Elveda Edebiyat”denmiştir.
Bu dönemin en önemli direnişini edebiyat dergileri yapmıştır.Yazko Edebiyat dergisi yalnızca “Telif Yazı ve Ürün”yayınlamasına karşın on binin üzerinde reel bir satışa ulaşmıştır. Bu Türkiye tarihinde çok önemli bir sayısal veridir.Ardından gelen Gösteri,Sanat Olayı,Bilim Sanat,Yarın,83 Sonrası,Varlık,Yazko Çeviri,Üç Çicek....v.b,sanat ve edebiyat dergileri gündem yaratarak edebiyatımıza sürekli besleyici kan vermişlerdir.Edebiyatımızın bu dönem yaşadığı durgunluk açısından bu gelişimler oldukca önemlidir.
Kuşkusuz 80’li yılların edebiyatında değinilmesi gereken ve edebiyatımıza gerek konu gerek içerik ve biçem olarak yön veren önemli olgularda vardır.Bunların başında “Cezaevleri”gelmektedir.Bu dönemde “Cezaevi Edebiyatı”diye adlandırılan bir edebiyat sahası oluşmuştur.Daha önce ki hiç bir dönemde,hiç bu kadar fazla sayıda insan işkenceden geçirilip cezaevlerine konmamıştır.Daha önce yaşanmamış kişisel deneyimler daha önce ki dönemlere benzemeyen bir edebiyat ve yazma tutkusu da buralarda yaşanmıştır.Bu olayların sosyolojik nedenleri bir yana,ister istemez bir “Hapishane Edebiyatı” oluşmuştur.
1980 edebiyatı sonuç olarak;Konjonktüreldir.Bu dönemde Neoliberalizm yükselir,paralelinde özelleştirmeler yapılır yani devlet sosyal niteliklerinden iyice uzaklaştırılır.Bu siyasal ve toplumsal gelişimler bütün edebiyat eserlerine doğal olarak yansır.Çünkü edebiyat hayatın ta kendisidir!
Asosyal ve apolitik bir edebiyat!
Okura sunulan “oyun içinde oyun”!
Özetle ;Edebiyat paradigmasını yitirir,1980 Siyasal yılgınlık ve korku döneminde!
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen_Edebiyat Fakültesi/Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı_BİTİRME TEZİMDEN....
Danışman Hocam Sayın: Prof.Dr.Şaban Sağlık Hocama sonsuz saygılarımla..
Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.